Roma içerisinde toga giyme hakkı ettiklerinden beri Roma yurttaşıydılar.Tuttavia, erano senza dubbio cittadini romani, dato che indossavano la toga dentro Roma.
Çinli Yurtsever Katolikler Derneği üyesidir.La chiesa è affiliata all'Associazione patriottica cattolica cinese.
Aralık 1995'te Rus meclisi Duma'ya Rusya Halk Yurtseverler Birliği'nden milletvekili olarak seçildi.Nel 1995 venne eletto membro del Parlamento russo (la Duma di Stato) quale membro del partito comunista russo.
O gün, yurtta “Maarif Bayramı” olarak kutlandı.In questo luogo si festeggia San Marziale.
Uzmanlık dalıyla ilgili olarak yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda akademik çalışmaya katıldı.Numerosi sono i riconoscimenti ufficiali che egli ricevette in molte accademie, in patria e all'estero.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Il 42% della popolazione è straniero, qui presente per lavoro o studio.
Odessa’daki hapishane hücresinden kaçmayı başararak yurt dışına çıktı.Tuttavia, riuscì a fuggire dalla sua cella di Odessa e trovò rifugio in esilio.
Olay, yurtta infiale yol açtı.Ciò ha portato nella città a violenze spietate..
Ayrıca seralar da bulunmakta ve yetiştirilen ürünler hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlanmaktadır.Una particolare attività di Madurai è la produzione di fiori, esportati in tutto il Paese e anche all'estero.
Ercüment ise yurt dışına kaçar.Da lì sarebbe stato facile fuggire all'estero.
Çeşitli dönemler Amerika'da yaşayan sanatçı, yurt dışında üç evlilik yaptı.Tutti i suoi figli legittimi hanno svolto i loro studi all'estero e due di loro si sono sposati negli USA.
Darbecilerin bazıları yurt dışına kaçtı.Molti fuggirono all'estero.
Fotoğrafları yurt içi ve yurt dışında sergilendi ve yayınlandı.La serie è stata tradotta e pubblicata anche all'estero.
1905 Devrimini başarısız olmasından sonra 1908 yılında yurt dışına çıkar.Partecipò alla fallita rivoluzione del 1905 e dovette rifugiarsi all'estero.
Katıksız Atatürkçü, laik ve yurtseverdir.Gli adulti sono solitari e territoriali.
Ancak MFÖ'nün yurtdışına açılma hayalleri gerçekleşemedi.Tuttavia, la crisi d’identità del FMI non smetterà di peggiorare.
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.È tuttavia possibile richiederne l'importazione dall'estero.
Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi.Caterina visitava periodicamente il cantiere per verificare il progresso dei lavori.
Mahallenin yüzde 25'inden fazlası yurt dışında ikamet etmektedir.Soprattutto, il partito espulse circa il 25% dei suoi membri.
Yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların belirlenmesinde de belirleyici durumdadır.Sono comunque previste attività di formazione all'estero riservate agli iscritti.
Bu çadırlara "yurt" denilirdi.Questi lotti erano stati denominati “cantieri”.
Bankanın Frankfurt, Londra, New York ve Tokyo olmak üzere dört yurt dışı temsilciliği bulunmaktadır. ^ RezerviLa Banca d'Italia mantiene tre delegazioni all'estero a Londra, New York e Tokyo.
Bu albümler büyük başarı kazandı ve Yeni Türkü yurtdışı ve yurtdışında konserler verdi.Artisti popolari, tuttavia, viaggiarono all'estero e riportarono nuovi stili e tecniche.
Özgün olarak Belçika yurtdışında yapılan yasal eşcinsel evliliklere izin verdi.Tuttavia, vengono riconosciuti i matrimoni omosessuali contratti all'estero.
Böylece tiyatro sanatının yurt düzeyinde yaygınlaşmasında da önemli bir adım atılmış oldu.Fu a teatro, però, che si svolse gran parte del suo percorso artistico.
Batur Yurtsever, Mavi Sakal'ın basgitaristidir.È l'agente causale della muffa blu del tabacco.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Riscosse inoltre un buon successo all'estero.
1996-97'de bir kez daha şansını yurtdışında denedi.Tra il 2003 e il 2005 ha tentato una carriera all'estero, tra la Germania e l'Ucraina.
Süren dava nedeniyle kendisi hakkında yurtdışına çıkış yasağı olmasına rağmen ABD'ye gitti.Per sfuggire alla giustizia statunitense scappò all'estero.
Yurt dışına ulaşımda ise deniz yolu avantajı kullanılabilmektedir.Per scendere al mare si può usare anche il vicino ascensore.
3 senelik görev süresi sonrasında eğitim amacıyla yurt dışına çıktı.L'anno successivo si recò all'estero per completare la sua formazione.
Neden yurtdışında okumak istiyorsunuz?Почему вы хотите учиться за границей?
Amcan hâlâ yurt dışında mı?Твой дядя всё ещё за границей?
Zengin olsam yurt dışına giderdim.Если бы я был богатым, я бы поехал за границу.
Yurtdışında bir çok ürün alır.За границу вывозят много товаров.
Umuyorum ki babam yakında yurtdışından geri dönecek.Надеюсь, что мой отец скоро вернётся из-за рубежа.
Erkek kardeşim yurtdışında yaşıyor.Мой брат живет за рубежом.
Tom yurtdışına turneye çıkacak.Том уезжает на гастроли за границу.
Ailem ve akrabalarım yurt dışında çalışmama karşılar.Мои родители и родственники против того, чтобы я работал за границей.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Выход книги за рубежом поставил произведение в положение опального.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.Их превратили в склады, и они быстро разрушились.
Azerbaycan’da ve yurtdışında yaklaşık 130 makalesi yayınlanmıştır.Всего в Азербайджане и за рубежом опубликовано свыше 130 статей.
Grósz Parti Genel Sekreteri seçildikten sonra ilk yurtdışı seyahatini 4-5 Temmuz 1988'de yaptı.4—5 июля 1988 года Грос совершил свою первую зарубежную поездку после избрания Генеральным секретарем.
Partinin kendini güncellemesi yalnızca komünistleri değil ülkenin her yurttaşını da ilgilendirmektedir."В обновлении партии непосредственно заинтересованы не только коммунисты, но и каждый гражданин налей страны».
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^В настоящий момент я живу за границей.
Çok erken yaşta yurtdışına çıktı.В раннем возрасте уехал за границу.
Yurtlarda kalan öğrencilerin en geç 22:00'da yerleşkede olmaları gerekir.Подросткам разрешается находиться на улице до 22:00.
Tekrar yurt dışına gitti.Снова бежал за границу.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Последние годы жизни, по-видимому, провёл за границей.
Ruanda Coffee Roasters şirketi çekirdekleri Maraba’dan satın alır ve yurtiçi piyasada satar.Руандийские кофейные компании также покупают кофе в Марабе и продают на внутреннем рынке.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Искренне соболезнуем родным и близким погибших.
Sparta devletinin tüm üyeleri yurttaş olarak değerlendirilmezdi.Все дети в Спарте считались собственностью государства.
Yurtdışındaki görüşler de bunlara paraleldir.Это же мнение разделяли и за рубежом.
1985'te Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülmüş, yurtdışında da ödüller almıştır.В 1985 году получил награду от министерства культуры, также обладатель зарубежных наград.
Diğer tüm Avrupa ülkelerine Türkçe yayın yapan Almanya merkezli Euro D kanalın yurt dışındaki şubesidir.Отдельный канал Euro D из Германии вещает на территорию Евросоюза.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.Израильский филармонический оркестр играет как в Израиле, так и за рубежом.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Большинство афганских христиан — постоянно живущие в стране иностранцы.
Temmuz 2012’de albüm Kore’de 140 bin, yurtdışında 24 bin kopya sattı.На июль 2012 года было продано 140 000 копий в Южной Корее и 24 000 копии за границей.
Annesi ile seyahat ederek yurt dışında büyüdü.Вместе с матерью выехала за границу.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.У Эйба не остается выбора кроме как бежать.