Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.De nombreux protestants sont exécutés et des populations entières de protestants s'enfuient à l'étranger.
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.L'immunité légale totale est accordée au président.
Eğer genç olsaydım,yurtdışına giderdim.Si fuera joven iría al extranjero.
Yurt dışında öğrenim görüyorum.Estudio en el extranjero.
Ken yurtdışına gitmeye karar verdi.Ken decidió ir al extranjero.
O yurtdışına gitti.Se fue al extranjero.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken decidió ir al extranjero.
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Viajar al extranjero es muy interesante.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?¿No sientes alguna molestia de vivir en el extranjero?
Hiç yurt dışına çıktın mı?¿Alguna vez has ido al extranjero?
En son ne zaman yurt dışına çıktın?¿Cuándo fue la última vez que fuiste al extranjero?
Tom yurt dışına çıkmayı planlıyor mu?¿Tom planea ir al extranjero?
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Trabajó como cadete del mar comerciante y pasó algún tiempo en el extranjero.
Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; ince dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.Los habitantes decían no haber ido allí, sino haber oído sobre este de sus antepasados.
Birçoğu ayrıca, yurtdışına göç etti ve Meksika dahil, dünyanın birçok ülkesinde sığındı.Muchos también emigraron al extranjero y buscaron refugio en muchos países del mundo, incluyendo México.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Aunque la película fue un fracaso financiero nacional, encontró el éxito en regiones extranjeras.
Paraguay konsoloslukları Paraguay pasaportunu vatandaşı için yurtdışında yaşıyorlarsa verilebilir.El pasaporte paraguayo consular se puede expedir para ciudadanos paraguayos si viven en el extranjero.
Gayrısafî yurtiçi hâsılasının üçte biri ve ihracat gelirlerin %90'ı tarımdan kaynaklanır.Más de un tercio del PIB y el 90% de las exportaciones provienen de la agricultura.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Pasó gran parte de su vida en viajes al extranjero.
Şirket yurtdışında da yatırımlara sahiptir.La corporación también tiene plantas en el extranjero.
Yurt dışındaki Mahalli İdareler Kongrelerine Türkiye'yi temsilen katılırdı.Por lo tanto, los votantes turcos en el extranjero deben emitir su voto en las embajadas.
Her kabile bir bölgeyi yurt edinmiş ve her biri birbirinden ayrılmıştır.Cada comunidad tenía sus propias tierras de cultivo y terrenos de caza que rodeaban sus casas.
60 lı yıllarda yurtdışına göç olmuştur.Vivió cuarenta años en el extranjero.
Bu dönemde yurt dışından teklifler de vardı.Lo suficiente para volver a tener ofertas desde el exterior.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Mis condolencias por las numerosas víctimas y deseos de pronta recuperación a los heridos.
Charles Foster Kane.(Orson Welles oynamıştı) Yurttaş Kane (Citizen Kane) (1941).Ciudadano Kane: Orson Welles (1941).
"America the Beautiful", yurtsever temalı bir ABD şarkısı.America the Beautiful (América la Bella) es una canción patriótica de los Estados Unidos de América.
Ayrıca, WISHES yurt dışında yüksek öğrenim yapmak isteyen öğrencileri de hedefler.Tienen buenas perspectivas los estudiantes que quieran estudiar en el extranjero.
Tekrar yurt dışına gitti.Volvía a salir al extranjero.
Edo döneminde ise bu yurtluklar han adında beylikler olarak bilinmeye başlanmıştır.En el Periodo Edo, los feudos pasaron a ser conocidos como han.
Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.Necesidad de aprobación externa.
Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi.En Marsella intentó conseguir la liberación de su marido en cuanto hubo posibilidad de salir del país.
"Susurluk ayranı yurtdışına açılıyor".«Asistencia sanitaria en el extranjero».
Bir dönem yurtdışında da futbol oynamıştır.En dicho año también se juega en el extranjero.
Bununla birlikte bazı vasallara yurtluk tahsis edilmezdi ve bunlar efendilerinin şatosunda ikâmet ederdi.No estaba necesariamente compuesto de áreas adyacentes a su castillo.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Actualmente vive en el extranjero.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.La Orquesta Filarmónica de Israel actúa a lo largo de todo el país y frecuentemente viaja al exterior.
"Eyalet bazında yurtdışı doğumlular"."Los territorios indígenas dentro de un estado nación".
Guatemala pasaportu, Guatemala vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.Los pasaportes guatemaltecos se emiten para que los ciudadanos guatemaltecos viajen fuera de Guatemala.
Temmuz 2011'de ise adı "Yurttaş Hareketi" olarak değiştirildi.Realizada en octubre de 2012, podría traducirse como "marcha del pueblo por la justicia".
Dizi Türkiye'de büyük reyting başarıları elde edememesine rağmen yurtdışında büyük bir başarı yakalamıştır.Aunque en México la novela no tuvo el éxito que se esperaba, sí lo tuvo grande en el extranjero.
Kitaplara büyük bir ilgi gösterirdi ve yurtdışına kitap satılmasını yasaklamıştı.Otra cosa que disgustaba bastante a las autoridades era la publicación de libros prohibidos en el extranjero.
Artık hammaddeyi çiftçiden değil yurtdışından alıyor.No tiene sucursales ni subsidiarias en el extranjero.
Kariyerinde 9'u yurt dışında olmak üzere 54 sergi açtı.Él se fue al extranjero y trajo 59 coches del Primer Mundo.
Film, yurtdışı pazarında da o tarihe kadar en yüksek hasılat yapan bollywood filmidir.La película se convirtió en la que obtuvo mayor recaudación en toda la historia de Bollywood en el extranjero.
Ardından gelen on yıl boyunca, Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli sektörlerde çalıştı.Pese a ello trabajó mucho durante dos décadas, tanto en España como en el extranjero.
Kore'de çıkış yaptıktan sonra, FNC Entertainment FTISLAND'ın çalışmalarını yurt dışına taşıma kararı aldı.Después del debut en Corea, FNC Entertainment empezó a promover a F.T. Island fuera de Corea.
Aşı, yıllar boyu bütün yurtta kullanıldı.Al final la carestía se extendió por todo el territorio durante décadas.
Bildirgede yurttaşlara verilecek özgürlüklerden bahsedilmektedir.Tienen derecho a acceder libremente a la información relativa a los organismos públicos.
Nikaragua pasaportu, Nikaragua vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.El pasaporte nicaragüense se emite a los ciudadanos de Nicaragua para viajes internacionales.
3 senelik görev süresi sonrasında eğitim amacıyla yurt dışına çıktı.Tras cuatro años de servicio en el extranjero, fue licenciado con el empleo de mayor.
2012 - İlk yurtdışı ofisi Amerika'da kuruldu.2012: apertura de oficina comercial propia en Estados Unidos.
Savaş süresinde Gaullizm, yurtsever bir hareket olarak başlamıştır.En la época de las guerras mundiales, fumar Gauloises era considerado como un asunto patriótico.
Kefaleti ödenen Şener, mahkeme tarafından yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı.El restante logró su liberación por medio de un recurso de apelación.
Bütün yurttaş üye dernekleri oy hakkı için girişimde bulunmuşlardır.El resto de grupos, votaron a su candidato.
Grup ilk yurtdışı konserlerini bu yıl verdi.Espero compartir con vosotros mis últimos conciertos este año.
Asarılar dağılır ve yurtlarının kalıntıları üzerinde yeniden yedi katlı bir ülke kurulur.Sigue adelante otra vez, encontrarás siete tiendas de paño en otro lugar.
1996 Almanya'da yurtdışında açtığı ilk ofisini faaliyete geçirmiştir.En 2009 hizo su primer viaje al extranjero, a Londres.
Neptün Öziş, halen yurt içinde ve yurt dışında uluslararası yat projelerinde yer almaya devam etmektedir.La Iglesia copta sigue dando este nombre a sus hospitales fuera de Egipto.
Panama pasaportu, Panama vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.El pasaporte panameño es el pasaporte emitido a ciudadanos de Panamá para facilitar el viaje internacional.