Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Erasmus programı gönderme ve yurt dışından öğrenci kabul içerir.Le programme Erasmus permet d’envoyer et de recevoir des étudiants étrangers.
Savaş süresinde Gaullizm, yurtsever bir hareket olarak başlamıştır.Le gaullisme a commencé pendant la guerre, comme un mouvement uniquement patriotique.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Wasmer, E. (2008).
Mustafa Süder yurt dışında da çalışmalarını sürdürmektedir.Oger International opère également à l'étranger.
Çekimleri sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da yapılmıştır.Elle est active, non seulement en Belgique mais aussi à l'étranger.
ODTÜ yurtları, “Dağcılar”ın harekât üssü haline gelir.Ses habitants s'appellent les Montagnards et les Montagnardes.
Yurtdışı bağlantıları çok geniş olup TBMM'de hatırı sayılır söz sahibi bir aşirettir.Leurs compétences obligatoires sont très larges et la TPU y est obligatoire.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 août : déclaration des droits de l'homme et du citoyen.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.On fait appel aux travailleurs étrangers.
Altı ay süren bu ilk yurtdışı gezisinde, Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya ve Bulgaristan'a gitti.Durant ce premier voyage international, il alla aussi en Pologne, URSS, Roumanie et Bulgarie.
Albümün ayrıca 1 milyondan fazla kopyası yurtdışına ithal edilmiştir.Plus d'une centaine de millions d'exemplaires ont été imprimés à l'étranger.
Yurt içinde 14, Bakü’de ise 2 şubesi bulunmaktadır.14 courts annexes, dont 2 en quick.
1514'e kadar yurt dışına gönderilmedi.Il demeura à l’étranger jusqu’en 1550.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Je pense qu'ils ont été transportés à l'étranger ».
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Elle nous attend peut-être à l'étranger.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.La liberté de culte n'est reconnue que par la Déclaration des droits de l'homme et du citoyen de 1789.
Bunun bir sonucu olarak hem Fransa'da, hem de yurtdışında konuşmalar vermeye başladı.Le débat se poursuit, en France comme à l'étranger.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Il lui est interdit de s'installer à l'étranger.
Deniz yoluyla ise ilde düzenli ulaşım yalnızca yurtiçinde gerçekleştirilir.L'activité de l'émetteur, fortement poursuivie, ne peut se faire que dans la clandestinité.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Le studio travaille également à vendre le film à l'étranger.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Les droits politiques s'exercent au lieu du domicile.
2010 yılından itibaren franchise yoluyla yurt genelinde şubeler açmaya başlamıştır.Depuis 2010, l'Orgue trône fièrement sur sa tribune.
Ancak 1957'de Kruşçev’in izniyle yurtlarına geri dönebilimiştir.Les déportés sont autorisés à rentrer en 1957 par Khrouchtchev, ce que fait sa famille.
Sadece yurt içi geliş-gidiş yapılmaktadır.Seul le blocage intérieur nous est parvenu.
5 Şubat - Pasquale Paoli, Korsikalı devlet adamı ve yurtsever (d.5 février : Pascal Paoli, patriote et Chef d'État corse (° 5 avril 1725).
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.L'augmentation est largement due à l'immigration de catholiques venus de l'étranger.
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.Au total plus de 2 000 avions Soukhoï ont été exportés.
Yurtdışında ise yaklaşık 65 dilde yayın yapmaktadır.Il transmet dans près de 50 langues.
2001 yılında kurulmuş olup yurt içi ilk uçuşunu 25 Mayıs 2003'te yapmıştır.La compagnie aérienne est fondée en 2001 et opère son premier vol le 25 mai 2003.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Il passa la meilleure partie de son temps à l’étranger.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Très vite on se mobilise à l'étranger.
Film yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli ödüller aldı.Le film a reçu plusieurs récompenses en Suisse et à l'étranger.
Bunun için yüklü bir serveti yurttaşlarına dağıttı.Il laisse une grosse fortune à ses héritiers.
Tortola'yı yurt edinen Felemenkli korsanlar 1666'da İngilizler tarafından kovuldu.Tous les Hollandais furent expulsés par des flibustiers anglais en 1666.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.Ils réaménagèrent la demeure et redessinèrent les jardins.
Avustralya'nın yerli yılanlarının yurtdışına çıkarılması da yasaktır. ^ Notechis.Il est également interdit d'exporter un serpent originaire d'Australie.
Güral porselen yurtiçi ve yurtdışına da satış yapmaktadır.Mais c'est le nom « Port-Salut » qui sera retenu par les consommateurs ainsi qu'à l'étranger.
"Susurluk ayranı yurtdışına açılıyor".Le réseau commence à essaimer à l'étranger.
Grup ilk yurtdışı konserlerini bu yıl verdi.Cette année, le groupe effectue son premier concert.
Avlanan kerevitlerin tamamı yurtdışına ihraç edilmektedir.La possibilité de son élevage en plein air intégral lui ouvrait des voies de développement à l’étranger.
Yurtsever Birlik Hareketi: Kıbrıs'ta siyasi bir hareket.The Democratic Unionist Party: From Protest to Power.
Yurtsuzlar sıklıkla sınır dışı edilebilirler.Parfois des larves sont expulsées.
Tekrar yurt dışına gitti.Et le voilà reparti encore pour l'étranger.
Havalimanı, birisi yurtiçi, diğeri bir tane olmak üzere iki terminali vardır.Il possède deux terminaux : l'un pour les vols intérieurs, l'autre pour les trajets internationaux.
Okul mezunları yurtiçi ve yurtdışındaki üniversitelerde öğrenimlerine devam etmektedirler.Les chercheurs du centre enseignent également dans des universités nationales et étrangères.
Yayınları: Sosyalist Dergi (yurtdışı).HUMAN (Humanistische Omroep) : Organisation humaniste.
1996 Almanya'da yurtdışında açtığı ilk ofisini faaliyete geçirmiştir.En 1990, il organisa son premier Congrès à l'Étranger.
Yapılan bir araştırmaya göre bir Sovyet yurttaşının yılda ortalama 18 kez sinemaya gittiği belirlenmiştir.De plus, d’après une étude, les adhérents de la carte illimitée vont en moyenne 46 fois par an au cinéma.
Basın ve peyzaj fotoğrafçılığının birçok toplu sergi yazarı, Polonya'da ve yurt dışında organize edilmiştir.Il est l'auteur de nombreux livres et essais de réflexion philosophique, publiés en Italie et à l'étranger.
Varlıklı insanlar tedavilerini genellikle yurtdışında gerçekleştirmektedirler.Les troupes artistiques effectuent régulièrement des voyages à l'étranger.
Yurtdışındaki yetkileri neredeyse saltıktı.Si bien qu’à l’étranger, son autorité est quasi absolue.
Yurtdışına kaçtı.Il fuit à l'étranger.
Köy nüfusun bir kısmı yurt dışında çalışmak için göç etmiştir.Une partie de la population part alors à l'étranger pour y chercher du travail.
1789 - Fransa Meclisi, "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni kabul etti.1789 : adoption de la Déclaration des droits de l’Homme et du citoyen.
Yurt içinde ve yurt dışında birçok bilim kuruluşunun üyelik yaptı.Il fait partie de plusieurs sociétés savantes et de commissions scientifiques dans le pays et à l'étranger.
Çünkü yurt aynı zamanda çadır demektir.Le monastère est en même temps une forteresse.
Levi yurtdışına kaçtı ve Giustizia e Libertá grubunu Paris'ten yönetti.Carlo, en exil à Paris, avait créé le mouvement Giustizia e libertà.
2005 - Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani, Irak Cumhurbaşkanlığı'na getirildi.2005 : le Kurde Jalal Talabani est élu président d'Irak.
Resmin yapıldığı dönemde kamuoyu, isyancıları kahramanlık ve yurtseverlik sembolleri olarak görüyordu.À l'époque où Goya a peint ces tableaux, les révoltés sont érigés en symboles d'héroïsme et de patriotisme.
Üretilen ürünler yurtdışı ve yurtiçine satılmaktadır.Ses biens sont confisqués et vendus comme biens nationaux.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yurt ile cümle - Sayfa 21 - yurt kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App