Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Alfred bleibt nichts anderes übrig, als ins Ausland zu fliehen.
"America the Beautiful", yurtsever temalı bir ABD şarkısı.America the Beautiful (Amerika, die Wunderschöne) ist ein US-amerikanisches, patriotisches Lied.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Im Ausland indessen kam er wesentlich besser an.
Yurtdışında da oldukça fazla aile yaşamaktadır.Zu viele Fremde im Land?.
2011 yılında da Yurtiçi uçuşlara açıldı.2011 wurden auch Linienflüge innerhalb der Türkei angeboten.
1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı.Nach 1970 wurden seine Arbeiten nur noch im Ausland veröffentlicht.
Sadece yurt içi geliş-gidiş yapılmaktadır.Es blieb nur ein Wachstum im Inneren anzustreben.
ODTÜ yurtları, “Dağcılar”ın harekât üssü haline gelir.Beide Berge bilden für den Gebirgspass die flankierenden Höhen.
Şirket yurtdışında da yatırımlara sahiptir.Die Kasse tätigte auch Investitionen im Ausland.
Yurtdışında çeşitli ülkelerde yaşayan çok sayıda kişi bulunmaktadır.Nach wie vor befinden sich mehrere tausend Flüchtlinge im Ausland.
Popülaritesini yükselten bu biralar bir süre sonra yurt dışına gönderilmeye başlamıştır.Das Erstaunliche daran ist, dass ein Großteil ihrer Fans mittlerweile aus dem Ausland kommen.
Bu sebeple Cath iki kişilik yurt odasına yerleşir.Währenddessen lässt Jarré zwei Männer in seine Wohnung.
Birçok Taşnak yönetici ve üyesi yurt dışına kaçtılar.Viele Täter und die Mitglieder der Regierung setzten sich ins Ausland ab.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.Sie trafen sich wöchentlich in ihren Häusern und tauschten sich gegenseitig aus.
Tucholsky yurtdışında olduğu için, ona karşı bir dava açılmasından vazgeçildi.Tucholsky selbst hatte man nicht angeklagt, da er im Ausland lebte.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Aber auch im Ausland fand er viele lohnende Motive.
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.Haben sie Kleinkinder bis zu einem Alter von 3 Jahren, brauchen sie keiner Erwerbstätigkeit nachzugehen.
Yankov, 1995'te yine yurt dışını deneyerek KFC Uerdingen 05'e transfer oldu.1995 wechselte er nach Deutschland zum KFC Uerdingen 05.
Fotoğrafları yurt içi ve yurt dışında sergilendi ve yayınlandı.Die Denkschrift sollte geheim bleiben, wurde im Ausland bekannt und dort veröffentlicht.
Bu dönemde yurt dışından teklifler de vardı.Projekte dieser Art gab es bereits vorher im Ausland.
GSYİH'e oranla, yurt dışına çıkan doğrudan yatırım miktarı.Zusammen mit dem Vorstand der IG Farben verschob Focke Millionenwerte ins Ausland.
İçlerinde yurttaş Aníbal López’in de olduğu diğer performans sanatçılarıyla sık sık iş birliği yapıyor.Häufig arbeitet sie mit anderen Künstlern zusammen, z. B. mit ihrem Landsmann Aníbal López.
Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupa'ya geçti.Nur in einigen wenigen Ausnahmen konnte er ins westliche Ausland fahren.
1903 yılında sürgünden yurtdışına kaçtı ve SR’lara katıldı.Im April 1903 floh er aus der Verbannung und hielt sich dann im Ausland auf.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Seine letzten Jahre aber verbrachte er im Ausland.
Kayısı ve üzüm yurtdışına da ihraç edilmektedir.Isländische Wolle und Fleisch sind im Ausland nicht mehr gefragt.
Dizi Türkiye'de büyük reyting başarıları elde edememesine rağmen yurtdışında büyük bir başarı yakalamıştır.Trotz des großen Erfolgs in der Heimat konnten sie jedoch im Ausland nicht Fuß fassen.
Bunun bir sonucu olarak hem Fransa'da, hem de yurtdışında konuşmalar vermeye başladı.Ausstellungen häuften sich in Frankreich und auch im Ausland.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Der Import aus dem Ausland ist weiterhin möglich.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.Vater und Sohn bleiben sich fremd.
Yurttaş Hareketi (İspanyolca: Movimiento Ciudadano), Meksika'da politik bir partidir.Movimiento Ciudadano (deutsch Bürgerbewegung) ist eine sozialdemokratische Partei in Mexiko.
Ayrıca, WISHES yurt dışında yüksek öğrenim yapmak isteyen öğrencileri de hedefler.Des Weiteren ist eine Förderung für Schüler möglich, die ein Jahr im Ausland verbringen wollen.
Yurtdışında da pek çok icra sergiledi ve kayıt yaptı.Auch im Ausland wurde das Krankenhaus vielfach wahrgenommen und erreichte internationale Anerkennung.
Ercüment ise yurt dışına kaçar.Die Flucht ins Ausland wird unausweichlich.
Banda, 16 Ekim'de yurtdışına çıkarıldı.Am 16. Dezember wurde die Stadt wurde nach außen abgeriegelt.
Yurtseverler demokrasi yanlısıydılar.Der Distrikt galt als sicher demokratisch.
Değişik programlar Almanyada ve yurtdışında iş faaliyetlerini büyütmede yardımcı olur.Viele geförderte Projekte sind daher in Deutschland und im Ausland zu sehen.
Yurtdışına kaçtı.Darauf floh er ins Ausland.
Yurtdışı seçmenin seçimlere katılımı genellikle daha düşüktür.Üblicherweise liegt die Wahlbeteiligung bei Kommunalwahlen niedriger als bei den Parlamentswahlen.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Über seine Erlebnisse im Ausland schrieb er mehrere Bücher.
Yurtdışındaykense, her bir konsül bir orduyu komuta ederdi.Im Kriegsfall hätte jeder der Militärbezirke eine Armee rekrutiert.
Sultan sazlığı Dünyanın sayılı kuş yurtlarından biridir.Der Blutschnabelweber zählt zu den häufigsten Vogelarten der Welt.
Çok erken yaşta yurtdışına çıktı.Er verließ frühzeitig das Elternhaus.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Der Verkauf ins Ausland ist damit verboten.
1791 yılı Haziran ayında kral yasadışı olarak yurtışına kaçmaya çalışır.Am 20. Juni 1791 versuchte die königliche Familie, ins Ausland zu fliehen.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.DKMS geht im Ausland auf Suche.
Bir süre sonra siyasal nedenlerle yurtdışına çıkmak zorunda kaldı.Einige Jahre später musste er aus politischen Gründen ins Exil nach Brasilien.
Bunu yurt dışı projeleri izledi.Die Auslandsmärkte entfielen.
Şile Kampüste toplam 1.300 yatak kapasiteli 18 yurt binası bulunmaktadır.In den 13 Lok Sabha-Wahlkreisen bewarben sich insgesamt 81 Kandidaten.
Kısa bir süre sonra yurt dışına transfer oldu.Kurz danach ging er ins Ausland.
Kişi yurtdışında yaşıyorsa veya yabancı ise dışişlerine başvurmak gerekir.Lebt die Person im Ausland oder ist sie Ausländer, so ist das Auswärtige Amt für den Vorschlag zuständig.
ABD'nin yurtdışındaki iktisadi yardımlarını düzenlemek için bir uluslararası kalkınma ajansı kurmaya götürdü.Freiwillige aus dem Ausland bildeten Internationale Brigaden zur ihrer Unterstützung.
Charles Foster Kane.(Orson Welles oynamıştı) Yurttaş Kane (Citizen Kane) (1941).Ein Beispiel dafür ist der Film Citizen Kane (1941) von Orson Welles.
Nüfusun hatırı sayılır bir bölümü yurt dışında özelde Almanya, Belçika gibi ülkelerde yaşamaktadır.Daher wohnen die meisten Alten Herren außerhalb Deutschlands in Belgien.
Yüksek lisansını yurt dışında yaptı.Er erfüllte Sonderaufträge im Ausland.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.Die zuständigen Behörden verurteilten den Film scharf, wohingegen er im Ausland auf gute Kritiken stieß.
Yurtdışında ise Walt Disney, filmlerin dağıtım hakkını satın almıştır.Ein Jahr nach der Veröffentlichung kaufte The Walt Disney Company die Filmrechte zu dem Buch.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Davon arbeiten rund 1550 Mitarbeiter im Ausland.
Tekrar yurt dışına gitti.Abermals zog es ihn ins Ausland.
1950'li yıllardan bu yana yurt içi ve yurt dışı birçok konserler vermiştir.Ab 1950 fanden zahlreiche Ausstellungen im In- und Ausland statt.