Yumurta sevmez.He doesn't like eggs.
Yumurtan var mı?Do you have eggs?
Bir devekuşu yumurtası, yirmi dört tane kadar tavuk yumurtası ağırlığındadır.An ostrich egg weighs as much as twenty-four chicken eggs.
Ben yumurtanın kabuğunu soyuyorum.I am shelling eggs.
Bit yumurtalarını ayıklayalım.Let's pick nits.
Tom bir yumurta kızarttı.Tom fried an egg.
Tom birkaç yumurta kaynattı.Tom boiled some eggs.
Yumurtalarımı çırpılmış severim.I like my eggs scrambled.
Yumurtalar sepetteler.The eggs are in the basket.
Sepette bir sürü yumurta var.There are a lot of eggs in the basket.
Sabahları genellikle rafadan yumurta yerim.In the morning I usually have a soft-boiled egg.
Evren kozmik bir yumurta ise, onu kim yumurtladı?If the universe is a cosmic egg, who laid it?
Tom ve ben tek yumurta ikizi değiliz.Tom and I aren't identical twins.
Yumurta rulolarını sever misiniz?Do you like egg rolls?
Deniz kaplumbağaları her zaman yumurtadan çıktıkları sahile dönerler.Sea turtles always return to the beach where they hatched.
Tom bir tek yumurta ikizi olabilir.Tom might have an identical twin.
Biraz beykın ve yumurta istiyor musun?Do you want some bacon and eggs?
Pastayı pişirmek yumurta kızartmaktan çok daha fazla zaman alır.Baking a cake takes more time than frying an egg.
Tom ve John tek yumurta ikizleri.Tom and John are identical twins.
Tom biraz ekmek ve yumurta almak için supermarkete gitmemi istedi.Tom wanted me to go to the supermarket to buy some bread and eggs.
Bu yumurta kötü kokuyor.This egg smells bad.
Sona kalan çürük yumurta.Last one in is a rotten egg.
Yumurtanı nasıl tercih edersin?How do you prefer your eggs?
Bu sabah yediğim yumurtaların her ikisinin de iki sarısı vardı.The eggs I ate this morning both had two yolks.
Bu yumurtalardan biri henüz civciv çıkarmadı.One of these eggs hasn't hatched yet.
Pastırma ve yumurta pişireceğim.I'll cook bacon and eggs.
Yumurtalarınız soğuyor.Your eggs are getting cold.
Siyah bir tavuk bile beyaz yumurtalar yumurtlar.Even a black hen lays white eggs.
Tom yumurta sevmiyor.Tom doesn't like eggs.
Tom bir düzine yumurtaya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed a dozen eggs.
Tom kendine birkaç yumurta kızarttı.Tom fried himself some eggs.
Her gün kahvaltı için haşlanmış yumurta yiyorum.I eat a boiled egg for breakfast every day.
Ben bıldırcın yumurtalarını tercih ederim.I prefer quail eggs.
Sabah kahvaltısı için pastırma ve yumurta yedin değil mi?You had bacon and eggs for breakfast, didn't you?
Ben Paskalya pazar gününde tam anlamıyla bir düzine yumurta yedim.I literally ate a dozen eggs on Easter Sunday.
Yumurta boyamak eğlenceli.Coloring eggs is fun.
Paskalya yumurtalarını boyamak eğlencelidir.Painting Easter eggs is fun.
Tom ve Mary Paskalya yumurtaları için avlanmaya gitti.Tom and Mary went hunting for Easter eggs.
Çürük yumurtaların yüzdüğünü biliyor muydun?Did you know that rotten eggs float?
Bir litre süt alın ve yumurta varsa bir düzine yumurta.Buy a liter of milk, and if there are eggs, buy a dozen eggs.
Kümeste hiç yumurta yok.There are no eggs in the henhouse.
Altın yumurtayı yakala.Grab the golden egg.
Yumurtaları çırpmak için karıştırıcı kullanacak mısın?Are you going to use the blender to beat the eggs?
Bu kazlar altın yumurta yumurtlar.These geese lay golden eggs.
Mary'ye 2013 yılında yumurtalık kanseri teşhisi kondu.Mary was diagnosed with ovarian cancer in 2013.
Yumurtalar daha pahalı oluyor.Eggs are getting more expensive.
Onlar tek yumurta ikizleridirler.They were identical twins.
Bugünkü kahvaltım: peynirli tost üzerine sahanda yumurta.For my breakfast today: fried egg on toast with cheese.
Bizde de hiç yumurta kalmadı.We don't have any eggs left either.
Yumurta sarısını severim.I love egg yolks.
Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.The menopause is the permanent cessation of the ovaries' principal functions.
Tom bana kahvaltıda domuz pastırması ve yumurta olduğunu söyledi.Tom told me that he had bacon and eggs for breakfast.
O, mutfakta birkaç yumurta kaynattı.He boiled some eggs in the kitchen.
Yumurtalar iyi bir protein kaynağı mıdır?Are eggs a good source of protein?
Çiğ yumurta yemek sizin için kötü olabilir.Eating raw eggs could be bad for you.
Yumurta tam kıvamında pişmişti.This egg was perfectly cooked.
Yumurta mükemmel pişti.This egg was perfectly cooked.
Maria yumurtaları birbiri ardına yumurta kartonundan aldı.Maria took the eggs one after the other from the egg carton.
Maria yumurtaları peş peşe yumurta kartonundan çıkardı.Maria took the eggs, one after another out of the egg carton.
Yumurtaları kır ve sarıları ve beyazları ayır.Break the eggs and separate the yolks and whites.