Ana içeriğe geç
Sözlük

yumurta ile cümle

yumurta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yemeğe koymadan önce yumurtayı çırp.Beat the egg before putting it in the soup.
Kaç yumurtaya ihtiyacımız var?How many eggs do we need?
Günde kaç tane yumurta yersin?How many eggs do you eat per day?
Tom buzdolabından birkaç yumurta çıkardı.Tom took a couple of eggs out of the refrigerator.
Tom'un bu yumurtaları ne kadar kaynattığını merak ediyorum.I wonder how long Tom boiled these eggs.
Yumurtalar nasıl?How are the eggs?
Karton kutuda yumurtalar var.There are eggs in the carton.
Tom tuzluğu aldı ve yumurtalarını tuzladı.Tom picked up the saltshaker and salted his eggs.
Tom Mary'ye bir çürük yumurta attı.Tom threw a rotten egg at Mary.
Tom mağaraları araştırırken ejderha yumurtaları buldu.Tom found dragon eggs while spelunking.
Yumurtalar asla kahvaltıyı kaçırmaz.Eggs never miss breakfast.
Köylü tüccara yüz tane yumurta sattı.The villager sold the merchant one hundred eggs.
Yumurta sarısı önemli A vitamini kaynaklarından biridir.Egg yolk is one of the major sources of vitamin A.
Sabah kahvaltıda kendime patlıcanlı yumurta hazırladım.I've prepared eggplant and egg for my breakfast.
Birisi benim Paskalya yumurtamı yemiş.Somebody ate my Easter egg.
Bana bir yumurta kızart.Fry me an egg.
Bana birkaç yumurta kızart.Fry me some eggs.
Kaçak avcılar bazı kaplumbağa yumurtalarını çaldılar.The poachers stole some turtle eggs.
Yumurtaları kırın ve yumurta sarılarını çıkarın.Break the eggs and remove the yolks.
Öğle yemeği için bir yumurtalı sandviç yedim.I had an egg sandwich for lunch.
Öğle yemeği için yumurta salatalı bir sandviçim vardı.I had an egg salad sandwich for lunch.
İki yumurtayla çiçeği karıştır.Mix flower with two eggs.
Yumurta sıcak suda pişmeyecek.The egg won't cook in warm water.
O bir yumurta kızarttı.She fried an egg.
Yumurta sarısını yumurtadan çıkardı.She removed the yolk from the egg.
Tom yumurtasını tuzladı.Tom salted his egg.
Yumurtaları aldın mı?Did you get the eggs?
Yumurtaları nereden aldın?Where did you get the eggs?
Yumurtayı kaç farklı yolla pişirmeyi biliyorsun?How many different ways do you know how to cook eggs?
Bir yumurtayı pişirmenin kaç farklı yolunu biliyorsun?How many different ways do you know how to cook an egg?
Tom yumurtaları tuzsuz ve bibersiz yer.Tom eats eggs without salt or pepper.
Yumurtalarını nasıl istiyorsun?How do you want your eggs?
Sanırım Tom'un yumurtalara allerjisi olabilir.I think Tom might be allergic to eggs.
Masada üzerinde üç kızarmış yumurta bulunan bir tabak vardı.On the table, there was a plate with three fried eggs on it.
Tom yumurtaları bir tabağa koydu.Tom put the eggs on a plate.
Beş kişiye yetecek bir omlet için kaç tane yumurta kullanmam gerekir?How many eggs should I use for an omelet for five people?
Justin Bieber komşusunun evine yumurta fırlattığı için soruşturma altında.Justin Bieber is under investigation for throwing eggs at his neighbor's home.
Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$.
Yumurtaların perakende fiyatı nedir?What's the retail price of eggs?
Yumurtaları ne kadara satıyorsunuz?How much do eggs sell for?
Sen yumurtalar kırmadan bir omlet yapamazsın.You can't make an omelette without breaking eggs.
Kahvaltı için domuz pastırmalı sahanda yumurta istiyor musun?Do you want fried eggs with bacon for breakfast?
Lütfen bana yumurtaları getir.Please bring me eggs.
Bıyıksız bir adamı öpmek tuzsuz yumurta yemek gibidir.Kissing a man without a mustache is like eating eggs without salt.
Beş tane tavuğum var ve onlardan günde yaklaşık 3 tane yumurta alıyorum.I have five hens and get about three eggs a day from them.
Tom ayrıca bir düzine yumurta satın aldı.Tom also bought a dozen eggs.
Amerika'da, biz genellikle yumurtayı düzine ile alırız.In America, we usually buy eggs by the dozen.
Bize ekmek ve yumurtaya gerekiyorsa, ben onları eve dönerken satın alırım.If we need bread and eggs, I'll buy them on my way home.
Tom'un kaç tane yumurta aldığını biliyor musun?Do you know how many eggs Tom bought?
Hiç yumurta aldın mı?Did you buy any eggs?
Kahvaltı için iki tane tost ve üç yumurta yedim.I ate three eggs and two pieces of toast for breakfast.
Şu yumurtaları yiyecek misin?Are you going to eat those eggs?
Tom yumurtaları karton kutudan birer birer çıkardı.Tom took the eggs out of the carton one by one.
Buzdolabında sadece bir yumurta kaldı.There's only one egg left in the refrigerator.
Tom üç tane yumurta çıkardı.Tom took out three eggs.
Tom, Mary'nin sandalyesine bir yumurta koymanın eğlenceli olacağını düşündü.Tom thought it would be funny to put an egg on Mary's chair.
Tom öğle yemeği için yumurta salatalı bir sandviç yedi.Tom had an egg salad sandwich for lunch.
Tom'un yumurtaya alerjisi var.Tom is allergic to eggs.
Tom'un bir tek yumurta ikizi var ve az insan onları ayırt edebilir.Tom has an identical twin brother and few people can tell them apart.
Bir litre süt ve bir düzine yumurta, lütfen.A liter of milk and a dozen eggs, please.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod