Sana biraz yumurta yapabilir miyim?Can I make you some eggs?
Ben yüz yıl yumurtası yiyeceğim.I will eat century egg.
Tom yumurta pişiriyor.Tom is cooking eggs.
Faberge yumurtaları çok değerlidir.Fabergé eggs are very valuable.
Tom kayıp Faberge yumurtalarından birini bulduğunu iddia ediyor.Tom claims to have found one of the lost Fabergé eggs.
Aşılar tavuk yumurtası kullanılarak üretilmektedir.Vaccines are produced using chicken eggs.
Yumurta sert.The egg is hard.
Tom bir dinozor yumurtası buldu.Tom found a dinosaur egg.
Tom ve Mary Paskalya için bazı devekuşu yumurtalarını boyadı.Tom and Mary painted some ostrich eggs for Easter.
Tom Paskalya yumurta avına gitme hakkında heyecanlıydı.Tom was excited about going to the Easter egg hunt.
Tom yumurtaları o kadar iyi sakladı ki hiç kimse onları bulamadı.Tom hid the eggs so well that no one could find them.
Tom ve Mary Paskalya için yumurtaları boyadı.Tom and Mary painted eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için bazı yumurtaları dekore etti.Tom and Mary decorated eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için bazı yumurtaları boyadı.Tom and Mary dyed some eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için birkaç yumurta boyadı.Tom and Mary coloured some eggs for Easter.
Annen kaç tane yumurta aldı?How many eggs did Mother buy?
Tek yumurta ikizlerinin farklı parmak izleri var.Identical twins have different fingerprints.
Bunlar devekuşu yumurtaları.These are ostrich eggs.
Bu yumurta kabuklarını nereye atabilirim?Where can I throw these egg shells?
Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.The newly hatched baby birds were way too feathery.
Bir günde üç yumurta yerdim.I used to eat three eggs a day.
Yumurtaları yapay olarak üretmek zorunda olacaksın.You will have to incubate the eggs artificially.
Ben artık nadiren yumurta yiyorum.I seldom eat eggs anymore.
Tom bir yumurta pişiriyor.Tom is cooking an egg.
O yumurta sevmez.She doesn't like eggs.
İster inan ister inanma, o bir yumurta bile pişiremez.Believe it or not, she cannot even cook an egg.
Biz yumurta yiyoruz.We eat eggs.
Bizim altı tane yumurtamız var.We have six eggs.
Yumurta sarısı omleti yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making an egg yellows omelet. Do you want some?
Tom yumurtaları kaynattı.Tom boiled the eggs.
Tavuğun civcivleri yumurtadan çıkıyorlar.The hen's chicks are hatching.
Korunmuş bir yumurta yiyeceğim.I'll eat a preserved egg.
Ben yüz yıllık yumurta yiyeceğim.I'll eat a hundred-year egg.
Bin yıllık bir yumurta yiyeceğim.I'll eat a thousand-year-old egg.
Bir milenyum yumurtası yiyeceğim.I'll eat a millennium egg.
Tom jambon ve yumurtayı sever.Tom likes ham and eggs.
Tom bir düzine yumurta satın aldı.Tom bought a dozen eggs.
Yumurtalar kırılmış.The eggs are broken.
Tom'un süpermarkete gitmesini ve birkaç yumurta almasını rica edeceğim.I'll ask Tom to go to the supermarket and buy some eggs.
Bir yumurta kaç para?How much does an egg cost?
Yumurtaların maliyeti nedir?How much do eggs cost?
Yumurtalar ne kadar?How much do eggs cost?
Bit yumurtalarını kontrol etmek için ince dişli bir tarak kullanabilirsiniz.You can use a fine-toothed comb to check for nits.
Bu bir tavuk ve yumurta problemi.It's a chicken-and-egg problem.
Yumurtanın beyazını severim.I like egg whites.
Tom üç düzine yumurta satın aldı.Tom bought three dozen eggs.
Annemin amcası yumurta kadar keldir.My mother's uncle is as bald as an egg.
Ben çok iyi haşlanmış yumurta yaparım.I make a very good poached egg.
Bu yumurtalar taze.These eggs are fresh.
Birkaç yumurtaya ne dersin?How about some eggs?
Tom bir yumurta kaynattı.Tom boiled an egg.
Yumurtalar çok kırılgandır.Eggs are very fragile.
Yumurta beyazlarını yumurta sarısının içine katlayın.Fold the egg whites into the egg yolks.
Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.Fold the egg whites into the lemon curd.
Tom kazara yere bir yumurta düşürdü.Tom accidentally dropped an egg on the floor.
Domuz pastırması ve yumurta yedik.We ate bacon and eggs.
Tom yumurtalarını çok pişmiş sever.Tom likes his eggs hard-boiled.
Yumurtanın nasıl pişirilmesini istiyorsun?How do you want your eggs cooked?
Ben genellikle kahvaltı için yumurta yerim.I usually eat eggs for breakfast.
Kahvaltı için bir yumurta kızarttım.I fried an egg for breakfast.