yumuşak ile cümle

yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.Bentuk giginya membuktikan bahwa mereka memakan tumbuhan air lunak.
Kronik zehirlenmenin tıbbi bir işareti, uzun kemiklerde acı verici yumuşak şişliklerinin varlığıdır.Sebuah tanda medis keracunan kronis adalah adanya pembengkakan lembut menyakitkan pada tulang panjang.
Peynir yumuşak bir hale gelir ve dışına Sarduca'da gözyaşı anlamına gelen lagrima denilen bir sıvı sızdırır.Keju ini mengeluarkan cairan yang disebut lagrima yang berarti "air mata" dalam bahasa Sardinia.
Bazı siyaset bilimciler iki güç arasında ayrım yaparlar: Sert güç ve yumuşak güç.Sejumlah ilmuwan politik membagi kekuasaan menjadi dua jenis, keras dan lunak.
Eyaletin güney kısımlarında ise daha yumuşak bir kış yaşanır.Di bagian selatan musim dingin lebih sejuk.
Her animasyonlu parça, karakter veya arka plan, genellikle yumuşak bir madde olan plastik kilden yapılmıştır.Setiap potong animasi, baik karakter atau latar, terbuat dari benda padat, biasanya tanah liat plastisin.
Rubidyum metali bıçak ile kesilebilecek kadar yumuşak bir metaldir.Logam litium cukup lunak untuk dipotong menggunakan pisau.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Sebagian besar mandi di Sungai Nil dan menggunakan sabun yang terbuat dari lemak binatang dan kapur.
Bisküviler genellikle sert veya yumuşak hamurdan yapılır.Manisan basah biasanya dibuat dari buah yang keras.
Dürüst ve yumuşak huylu bir tanrıdır.Ia seorang raja yang adil dan lemah lembut.
Dünya bir yılan kadar yumuşak ve güzeldir, fakat onun gibi zehrini içinde gizler.“Dunia ini berkulit halus dan cantik, ibarat seekor ular.
Yumuşak bir tabiata sahipti.Dia memiliki sifat pendiam.
Dıştan bakıldığında sert bir kişi fakat yumuşak kalpli.Walau dari luar bertampang kasar, tetapi Medasing berhati lembut.
Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur.Suaranya lembut dan manis.
Riversleigh'deki fosiller olağandışıdır çünkü sıkıştırılmamış yumuşak tatlısu kireçtaşlarında bulunurlar.Các hóa thạch ở Riversleigh là rất hiếm bởi vì chúng được tìm thấy trong nước ngọt mềm đá vôi không nén.
Bunun yanında teni sıcak ve yumuşaktır ancak Renesmee bir vampir kadar da güçlüdür.Da bé rất ấm và mềm, nhưng mạnh như một ma cà rồng.
Biri yumuşak, diğeri sert tüylüdür.Một số lại dẻo, số còn lại cứng nhắc.
Eyaletin güney kısımlarında ise daha yumuşak bir kış yaşanır.Ở phía nam, mùa đông êm dịu hơn.
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.Có bốn giống Sennenhund, tất cả đều là chó tam thể.
Yumuşak yapılı tabakalar kıvrılır.Khói mù mịt vây quanh chúng tôi.
Çıplak gözle doku yumuşak beyaz peynir görünümünde olduğundan kazeöz nekroz olarak adlandırılır.Nhìn bằng mắt thường, củ lao có dạng pho mát trắng mềm và được gọi là hoại tử bã đậu.
Ötüşü, yumuşak bir huphuphuphuphuphup veya gürültülü bir huhuhuhuhuhuhu şeklindedir.あるいは柄谷が「身も蓋もなく潰」した。
Anneler çocuklarını yumuşak dokunuşlarla sever.おっとり優しい性格で園児たちに慕われる。
Odunu yumuşaktır.略称は仮設。
ABD başkanı Wilson buna önce karşı çıksa da sonradan daha yumuşak bir tavır göstermiştir.アメリカ大統領ウィルソンは当初これに反対したものの後に柔軟な態度をみせた。
Kapıda dağ gibi bir kapıcı, üstelik de iyi, yumuşak yüzlü.山岸の父 すだれハゲにちょび髭、でっぷりと太った山岸肉店の主人。
Peynir yumuşak bir hale gelir ve dışına Sarduca'da gözyaşı anlamına gelen lagrima denilen bir sıvı sızdırır.チーズは非常に柔らかくなり、サルデーニャ語で「涙」を意味するラグリマ(lagrima)と呼ばれる若干の液体がにじみ出す。
Ьь(Yumuşak işaret) Юю(YU) Яя(YA) ! = Panoniyen Rusince'de bulunmaz「ヨオナ物」→(必要な物) わぎゃね:(楽だから)訳はない。
Önce annesiyle babasına karşı yumuşaktır.父とは逆に娘に厳しい。
İnsan yiyeceği olarak yetiştirilenleri yumuşak etli, hayvan yemi olanları ise sert etlidir.人を襲っては喰い、堯の命を受けた弓の名手の羿(げい)によって退治された。
Yumuşak, tüysüz bir bitkidir.全体に草質で柔らかい植物。
Her kelimesi kolaylıkla anlaşılan, yumuşak ses tonuyla hafızalarda yer etti.セリフはすべて平仮名表記で、のんびりとした口調で話す。
Meyvesi yarı saydam-beyaz, üzüme benzer yumuşak kıvamda ve tatlıdır.わらびもち(わらび餅、蕨餅)は右図のような、柔らかくて甘い和菓子。
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.柔らかく着火しやすいが、もろく崩れやすい。
Burası ise yumuşak sesler üretmek içindir.これも繊細な音作りのためである。
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.彼は何か間違ったときは子犬のようにとても恥ずかしがる。
Göreceli olarak daha olgunlaşmamışken daha yumuşaktır.「わたしより小柄なのに信じられないくらい速く走るのです。
Hollywood o döneme kıyasla artık daha yumuşak başlı ve daha kurumsal."ワタリはどんどん太く、スソはますます細くな」ったとされている。
Adaların iklimi yumuşak ve ılımandır.人々の気風ものどかで穏やか。
Çünkü tebeşir daha yumuşaktır.略し方が強引である。
Biri yumuşak, diğeri sert tüylüdür.前者は静的であり後者は動的である。
Buğday unu kullanılarak yapılan ekmeğin içi, dış kısmına göre yumuşak ve kabarıktır.使用されるトーストパンは中は柔らかく、外がカリカリになっていることが特徴である。
Devlet idaresine yaklaşımı zamanına göre gayet yumuşak, merhametli ve eli açık idi.司法の長として近づきやすく、気さくで、はっきりとしていた。
4 hafta: Yumuşak dokular sıvılaşmaya başlar ve yüz tanınamaz hale gelir.4個星期:軟的組織開始液化,而且面孔变得無法認出。
Bazıları, sahalarının en yumuşak parçalarında kışa kalır, örneğin güney İspanya ve güney İngiltere'de.部分冬季停留在分布地区最温暖的区域,例如西班牙南部和英格兰南部。
Okunuşu yumuşak ge'dir.不然,佛不足信彰彰矣。
Odunu yumuşaktır.秉心柔顺。
Yumurtadan çıktıktan yedi gün sonra yumuşak hav tüyleri çıkar ve dokuz gün içinde de gözleri açılır.那隨後上來的七隻又乾瘦、又醜陋的母牛是七年、那七個虛空被東風吹焦的穗子也是七年.都是七個荒年。
Böylece daha yumuşak ve sade bir ton elde etmiştir.鋂會輕易地和氧反應,也易溶於酸當中。
Yazları ılık ve yağışlı iken; kışlar serin ve yumuşak geçer.夏季短暫且涼爽多霧,冬季長而寒冷。
Karınlarındaki deri daha yumuşak ve naziktir, arkalarındaki ise daha kalın ve kabadır.更有甚者,指其墓上,有一蜂巢,所得之蜜,能治百病。
İnce yumuşak,yeşil bir göndesi vardır.一斛明珠換綠珠。
İspanyolcaya çok yakın olmakla birlikte İspanyolca’dan daha yumuşak ve melodiktir.送氣的程度較英语中的塞音弱,但比西班牙语強烈。
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.剃除鬚髮,度為沙彌,受具足戒。
Sesi daha yumuşaktır.聲音柔和。
Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.所攜家人頭目,率惡少無賴。
Zamanla çok daha yumuşak kumaşla benzer kesimler yaptık.所以我选用了材质较为柔软的纤维织物。
(Alaşım yaparlar) Bakır yumuşak bir metal olmasının yanı sıra iyi de bir iletkendir.在化學中,正癸醇,即1-癸醇,是一種醇類的有機化合物,具有十個碳原子的直鏈脂肪醇。
Tüyleri yumuşaktır.皮毛柔软。
( Yumuşaklık ve iyilik kişiye anneannesinden mirastır. )由此可見,宜妃得寵令其家族蒙受極大的恩惠。

İlgili Sayfalar