yumuşak ile cümle
yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İyilik dolu kalbini ve yumuşak başlılığını annesinden almış.Vârsta și vorbirea sa blândă i-au dat o imagine caldă de bunic.
Bunlardan bazıları, yumuşak baskılı, diğer bazıları ise sert baskılıdır.Unele sunt de asemenea otrăvitoare sau necomestibile, altele sunt savuroase.
Sert özellikteki fırçalar yumuşak olanlara tercih edilir.Taxele indirecte sunt preferate celor directe.
Yumuşak bir kalbim vardır.Sufletul mi-e murdărit.
Çıkarıldıktan sonra, bir diyafram depolamadan önce ılık yumuşak sabunlu su ile temizlenmelidir.Dacă este sărat, se va pune cu o seară înainte într-o oală cu apă călduță, pentru desărare.
Kış, nispeten yumuşaktır.Iarna temperaturile sunt blânde.
Ancak güzel ve yumuşak bir ses elde etmek için tabla kalın olmamalıdır.Pentru reținerea unui sunet de calitate este însă necesar un bitrate mare.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.A fém lítium elég puha ahhoz, hogy késsel vágható legyen.
Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı.Ő mindig mindenkivel szemben derűs, szelíd és alázatos volt.
Yumuşak mercanlar.Piszkos kezek.
Sodyum yumuşak ve kaygan bir metal olup alkali metaller grubuna aittir.Puha, könnyű fém, mely az alkáliföldfémek közé tartozik.
Yemişi şıralı, yumuşak ve çabuk ezilir.Puha, könnyű faanyag, gyorsan szárad.
Yapraklar çok büyük (40–90 cm) ile 11-19 geniş yaprakçıklı, yumuşak tüylü, kenarları dişlidir.A levelek igen nagyok (40–90 cm), 11–19 széles levélke, puhák, pelyhesek, szélük csipkézett.
İğne yapraklar sert değil, yumuşak ve elastikidir.A szila nem merev, hanem rugalmas.
Uygulanan apre türüne göre yumuşak ya da diri tutumlu olabilir.Példánytól függően lehet finoman szálas vagy pelyhes felületű.
Mürettebata daha yumuşak kıyafetler ve lastik çizmeler verilmesi gerekir, çünkü akışkan çok dehidre olur.A hajósok kimosott és kötélen száradó ruhái teszik még mozgalmassá a kompozíciót.
Bu oyunda yumuşak toplar kullanılır.A játékban vannak bizonyos könnyítő kódok.
Dünya bir yılan kadar yumuşak ve güzeldir, fakat onun gibi zehrini içinde gizler.Arca szépséges nimfáé volt, de teste kígyóé, és így nyelve is sziszegő kígyó-nyelvként nyúlt ki szájából.
Kabuklular ve yumuşakçalar başlıca besinleridir.A nád- vagy bodzasípok egyszerű hasított sípok.
Renkler bastırılmıştır ve aydınlatma yumuşaktır.Värit ovat hillittyjä ja valaistus on pehmeä.
Bu vurgulu ağırlığın yerine akıcı ve yumuşak bir çalış stilini yerleştirmiştir.Se palauttaa juojansa vahvaan ja terveeseen tilaan.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Se on hyvin haurasta ja hapettuu helposti.
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Nuorta köynnöstä tulisi kastella päivittäin poutajaksoilla .
Cat 6 'ya göre tel kesiti daha ince ve yumuşaktır.Kuusivanerin pinta on koivuvaneria pehmeämpää ja oksaisempaa.
Saf metal haldeyken yumuşaktır ve jilet ile kolayca kesilebilir.Metalli on pehmeää ja sitä voidaan leikata veitsellä.
Solucanımsı yumuşakçalar (ya da Lat.Sitä saa sekä pehmeänä että kovana (kuivattuna).
Bunlardan bazıları, yumuşak baskılı, diğer bazıları ise sert baskılıdır.Joillekin se aiheuttaa alakuloisuutta, toisille vakavaa masennusta.
Pop rock, rock müziğin daha hafif, daha yumuşak ve ticari pop müziği andıran bir türevidir.Cool jazz kuulostaa bebopia hillitymmältä ja hiukan melodisemmalta.
Sesi trilli ve yumuşak bir ‘çir-rıp’.Ääni pilkallinen "kiäh kiäh kiäh".
Ergime ve kaynama sıcaklıkları genellikle geçiş metallerinkilerden daha düşük olup daha yumuşaktırlar.Lastenallas on matalampi ja yleensä myös lämminvetisempi kuin muut altaat.
Bu nedenle de altındaki yumuşak katmanı korur.Siihen laskee ympäröivältä suolta suojia.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.Το μεταλλικό λίθιο είναι αρκετά μαλακό για να κοπεί με ένα μαχαίρι.
Sıcak ve yumuşak suları severler.Λατρεύει τα ζεστά νερά.
Pişirildiğinde tane tane, hafif ve yumuşak olur.Το κοτλέ όταν το πιάνεις το αισθάνεσαι μαλακό και απαλό.
İçimi de son derece yumuşak bir maden suyudur.Επίσης, είναι ήπια οξειδωτικά μέσα.
Kireç miktarı suyun sertliği/yumuşaklığını belirler. c.Κακή στεγανότητα της πλήρωσης της αριστερής υδροδόκης. γ.
Rubidyum metali bıçak ile kesilebilecek kadar yumuşak bir metaldir.Lithiummetal er blødt nok til at kunne skæres med en kniv.
Sert ve gevrekdir, ancak ağızda tereyağlı, parçalanmış ve yumuşaktır.Knopperne sidder spredt, og de er brune, glatte og kegleformede.
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.Senere bliver den håret og glat.
Sert ve yumuşak bağlama olarak ikiye ayrılır.Det skaber spændinger indbyrdes som f.eks. hårdt og blødt.
Yayılabilen peynir yumuşak parçalanabilir veya işlenmiş peynir ürünüdür.Det er en mild, let syrlig ost, der fremstilles af komælk.
Kıvamı yumuşaktır.Lütfiye Pehlivan Pehlivan.
Köyün suyu yumuşak tatlı ve içmeye elverişlidir.Sydbaden er kendt for mildt klima og gode vine.
Yumuşaklığı, tatlı dili, sabrı ve iyilikseverliği anlatılmaktadır.Det kræver ydmyghed, tålmodighed og hårdt arbejde.
Milyonlarca yıl boyunca rüzgarın Gobi Çölü'nden getirmiş olduğu alüvyonlar yumuşak lös balçıklar oluşturmuştu.Den bløde lössmasse var skabt gennem millioner af års storme, som havde ført ler ud fra Gobi ørkenen.
Bu hem katılımcıların hoş bir görüntüye bürünmesini sağlamış hem de cilde yumuşaklık sağlamıştır.Derfor har det krævet lidt opfindsomhed at få huset til at se pænt ud på begge sider.
Amalgam; katı, yumuşak veya sıvı olabilir.Is kan være blød, hård eller sprød.
Meyvesi yarı saydam-beyaz, üzüme benzer yumuşak kıvamda ve tatlıdır.De ville heller lage noe mørkere og hardere, som Venom og Sodom.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.Alkalimetallene er så myke at de kan skjæres med kniv.
Sıcak ve yumuşak suları severler.De foretrekker bløtt, surt vann.
Tora'da Lea için "gözleri yumuşaktı" (İbranice: ועיני לאה רכות) der.Tora introduserer Lea ved beskrive henne med frasen «Lea hadde matte øyne» (hebraisk: ועיני לאה רכות).
Çünkü tebeşir daha yumuşaktır.Konsistensen blir bløtere.
Sesi daha yumuşaktır.Da blir stemmen mørkere.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De fleste badet i Nilen og benyttet deigaktig såpe framstilt fra dyrefett og kritt.
Spongify: Sert nesnelerin yastık kadar yumuşak olmasını sağlar.En formel som brukes for gjøre bløte ting til harde som stein.
Baharatlı karakterinin yanı sıra yumuşak içimli ve acılığı düşüktür.I tillegg til den slimløsende egenskapen virker også planten vanndrivende, blodrensende og hudrensende.
Dürüst ve yumuşak huylu bir tanrıdır.En sindig og mild opprører.
Aksine daha sulu ve yumuşak olurlar.De er forholdsvis myke og tynnhudete.
Bu oyunda yumuşak toplar kullanılır.Navnet viser til den myke ballen som brukes i dette spillet.
Odunu yumuşaktır.Pelarutan (disolusi) sederhana.