yumuşak ile cümle

yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sert ve gevrekdir, ancak ağızda tereyağlı, parçalanmış ve yumuşaktır.Jest ciemne, twarde, żywiczne i silnie aromatyczne.
Yumuşak gövdeli yeşil,uzak loblarla ayrılmış çeşitli gövdelerden oluşur.Następuje więc rozdzielenie promieni, które są spolaryzowane prostopadle względem siebie.
Markanın ilk konsepti "İnce ve yumuşak keten için" ilkesine dayanıyordu.Projekt krzesła stanowił odpowiedź na zapotrzebowanie na tanie i proste krzesło.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Drewno jest miękkie i lekkie.
1968 - Surveyor 7 adlı uzay aracı ay yüzeyine yumuşak iniş yaptı.1968 – Amerykańska sonda Surveyor 7 wylądowała na Księżycu.
Bu yer düzgün ve mümkünse yumuşak zeminli ve genişçe bir alanın ortasında olmalıdır.Najlepiej rośnie na próchnicznej, żyznej i lekko kwaśnej glebie w nasłonecznionym i osłoniętym miejscu.
Halime ismi yumuşak huylu, başkalarının iyiliği için çalışan kimse anlamına gelmektedir.Imię to oznacza człowieka dobrze wyrażającego się, dobrze życzącego drugiemu człowiekowi.
Sıklıkla beyaz renkli olup, yumuşak ve işlenebilir yapıdadırlar.Często mają białą barwę i są trwałe.
Halka yumuşak muamele et.Gmina Wierzchowo Ludność.
O yumuşak.To jest miękkie.
Yumuşak bir yatak.Lätt underbett.
Yumuşak bir kalbim vardır.Ett enkelt hjärta.
Sert su genellikle alkali iken, yumuşak su ise genellikle nötr olan su asitliğine sahiptir.Hårt vatten har ofta hög alkalinitet medan mjukt vatten ofta har låg alkalinitet.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.Observera att en person i chock kan vara törstig.
Ötüşü ince ve yumuşak bir 'pip-pip-pip'dir.Lätet är ett varierande puiik pit-pit-pit-pit-pit-pit-pit.
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Tvätta fötterna med antibakteriell tvål dagligen.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De flesta badade i Nilen och använde en mjuk tvål gjord på djurfett och krita.
Sahne hızla koyu bir hale döndü ve ileride daha yumuşak ve sakin bir ses geldi.Resultatet blev en långsammare takt och ett mörkare ljud.
Sesi tiz, yumuşak, genizden gelen kişnemeyi andıran bir "kii-kii-kii-kii-kii".Lätet som hörs nattetid är ett högljutt kii-kii-kii.
Mild ale, hafif bir acılığa ve düşük bir alkol oranına sahip yumuşak içimli biralardır.Svagdricka är en jäst maltdryck med låg alkoholhalt.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.På grund av deras enkla tänder förmodas att de hade växter som föda.
Aksine daha sulu ve yumuşak olurlar.Du är dock mera mild och älsklig än.
Bu moddaki giysi devamlı olarak yumuşak bir kırmızı ışık saçar.Костюм у цьому режимі постійно випромінює неяскраве червоне світіння.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Дуже слабка, легко побивається.
Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir.Мабуть тому, що внизу розташована криниця.
Ekmeğin içerisine yağ katılarak yumuşak olması sağlanmıştır.З'явився збут товарного хліба.
Yemişi şıralı, yumuşak ve çabuk ezilir.Злом нерівний, швидко тьмяніє.
Bu boşluk aynı zamanda yumuşak ve mümkün olduğunca cilalanmış parşömen ile kaplıydı.При цьому катери будувались невеликими, максимально полегшеними, обмежених розмірів.
Ancak, damar duvarının içindeki ateromlar yumuşak ve yırtılmaya müsaittir, fazla bir esneklikleri yoktur.Проте вода всередині стовбура темна, смердюча і не придатна до вживання.
Ötüşü ince ve yumuşak bir 'pip-pip-pip'dir.Закличний крик звучить як ніжне «паї» та «піт-піт».
Bu sığır eti yumuşak.Ця яловичина ніжна.
Bütün yumuşak meyveleri severim, özellikle çilekleri.Я люблю всі ягоди, особливо полуницю.
Bu yatak benim için çok yumuşak.Це ліжко зам'яке для мене.
Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.Kromě nich je oblast rozčleněna jejich drobnými bezejmennými přítoky.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Většinou se koupali v Nilu a používali měkké mýdlo vyrobené ze zvířecího tuku a křídy.
Kışlarıda yumuşak geçer.Stěny jsou hladké.
Yumuşak mercanlar.Špinavé ruce.
Çiçek sapının yumuşak içi oyulur.Stopka květenství je měkká.
Derilerinin çok yumuşak olması onları çekici bir evcil hayvan yapar.Pokud je o křečky dobře pečováno, stávají se z nich velmi milá domácí zvířátka.
Telefonun arka tarafı, yumuşak bir plastik malzeme ile kaplanmıştır.Plastová záda telefonu mají speciální povrchovou úpravu.
Sesi daha yumuşaktır.Jejich zvuk je vyrovnanější.
Radula yumuşakçalara özgüdür ve bivalvia hariç her yumuşakça sınıfında bulunur.Radula se vyskytuje pouze u měkkýšů, a sice u všech tříd s výjimkou mlžů.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Je měkké, tudíž se lépe tvaruje.
SEU bir yumuşak hata çeşididir.Ten je charakteristický jemnou strukturou.
İnce, yumuşak ve elastiki bir deriye sahiptir.Sulguni má čerstvé, jemné aroma a elastickou konzistenci.
Kızılırmak sayesinde kışlar biraz daha yumuşak geçer.Přes zimu je dobré zálivku trochu omezit.
Bunun yerine ilk aşama su üzerine yumuşak iniş denemesi yapmıştır.Začala nejdříve s pokusy o přistání na vodní hladinu.
Yumuşak yapılı tabakalar kıvrılır.Tabák doutníkový se sklízí postupně.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Dřevo je lehké a měkké.
Genellikle yumuşaktır ve yoğun değildir.Jsou většinou křehké a nejsou kujné.
Dolgun ve yumuşak bir renk sağlanır.V mírném a chladném pásu to není možné.
Bunun yanında teni sıcak ve yumuşaktır ancak Renesmee bir vampir kadar da güçlüdür.Pielea îi e caldă, moale, însă la fel de rezistentă ca a unui vampir.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.Piesa învăluită în mister începe ușor și încet, cu clapele unui pian.
Telefonun arka tarafı, yumuşak bir plastik malzeme ile kaplanmıştır.Partea de jos din spate a telefonului este din material plastic.
4 hafta: Yumuşak dokular sıvılaşmaya başlar ve yüz tanınamaz hale gelir.4 săptămâni: Țesuturile moi încep să aibă consistență lichidă.
Beyaz ve yumuşak bir toprak türüdür.Este o specie terestră și nocturnă.
Mürettebata daha yumuşak kıyafetler ve lastik çizmeler verilmesi gerekir, çünkü akışkan çok dehidre olur.Sunt recomandate labele de înot cu călcâi pentru că sunt mai confortabile.
Havaya maruz bırakılmayan kuru, toksik olmayan, steril, yumuşak ve yumuşak bir kil oluşturdu.El a creat un lut netoxic, steril, moale și maleabil care nu sa usucă fiind expus la aer.
Sesi daha yumuşaktır.Cea mai afânată are un sunet mai moale.
Yumuşak oran; % 50 den fazla kadın hâkimiyetidir.Umiditate: mai mică de 50%.

İlgili Sayfalar