Ana içeriğe geç
Sözlük

yumru ile cümle

yumru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tibia yumruludur.Piluk il timido.
Saldırı silahları robot yumruklarıdır.Armi avanzate - Sono i missili.
Dante'nin ellerini ve ayaklarını sarar ve yumruk tekme atmasını sağlar.Dante inganna gli agenti e si lascia colpire.
Bir veya birden fazla düşmanına saniyede milyarlarca kez yumruk atabilir.È in grado di eliminare i nemici in uno o al massimo due colpi.
O yumruğunu sıktı.Он сжал кулак.
Adamı bir yumrukta çimento torbası gibi yere serdi.Он свалил на землю человека ударом, похожим на удар мешком с цементом.
Bakteri ile temastan 10-40 gün sonra küçük ağrısız yumrular belirir.Через 10—40 дней после контакта с бактериями появляются небольшие, безболезненные узелки.
Her kişinin kalbi kendi yumruğu büyüklüğünde olduğu idea ediliyor.Она отмеряет, какой длины будет нить жизни каждого конкретного человека, с помощью своего посоха.
Yumru haşlanarak sebze yemekleri yapılabilmektedir.К блюду могут подаваться овощи.
(Bunu ateş aşağı + ileri + yumruk ile yapılmaktadır.)При нагревании и сгорании он испускает благовонный дым — фимиам.
Ormancı dama masasına bir yumruk atar.Молодая жена торжественно бросает свой букет.
Anlamı atakda bulunma ve yumruk sanatı anlamına gelir.Неважно, как ты ударишь, а важно то, какой удар держишь.
Rocky, 2. raundda ilk kez şiddetli yumruğunu atar ve Drago'nun kaşı açılır.Однако во втором раунде Рокки огрызнулся, нанес сильный удар Драго и сделал ему рассечение.
Manganın bölüm isimleri "Yumruk" olarak adlandırılmıştır.Процесс нанесения побоев называется избиением.
Jerry ona gösterirken diğer eliyle onun gözüne bir tane yumruk indirir.Джефф в этот момент гладит её рукой по спине.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.Во время пляски танцовщица может держать в руках платок.
Aylar ya da yıllar sonra bu yumrular ağrıyabilir ve şişebilir ve sonra da yok olurlar.بعد أشهر أو سنوات يمكن أن تصبح هذه الكيسات مؤلمة ومنتفخة ثم تختفي.
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.بينما كانت القناطر أقل تضررا.
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök,yumru vb.) bulunurlar.ونظرًا لكونه ورمًا حميدًا؛ لا ينتشر الورم الشحمي النقوي إلى أجزاء أخرى من الجسم.
Aylar ya da yıllar sonra bu yumrular ağrıyabilir ve şişebilir ve sonra da yok olurlar.Depois de meses ou anos, esses nódulos podem se tornar dolorosos e inchados e, em seguida, sumirem.
Biff'e bir yumruk atar.Você perde um aqué para o bofe.
Rick, Vali'yi yakalar ve ikili birbirlerini yumruklamaya başlar.Rick aborda o Governador e os dois passam a lutar corpo a corpo.
Çok iyi bir dövüşçüdür, kavgalarda önce yumruklarını kullanmayı tercih eder.Ele não é um bom capitão, porque começa a lutar antes de dar suas ordens.
Evrenin en sert yumruklarına,dünyanın en güçlü patlamalarına dayanabilir.E ele pode derrotar os mais fortes Bladers do mundo?
Kökünde 2 tane yumru vardır.Sob a cozinha estavam duas caves de gelo.
Bu yığın, çoğunluğu yumruktan küçük çapta kireç taşı parçalarıdır.Significa, literalmente, um pequeno pedaço de pedra.
Her kişinin kalbi kendi yumruğu büyüklüğünde olduğu idea ediliyor.Aonde estava o coração de todo mundo quando estavam arrancando o dele?
İlk yumruklu dövüş oyunu 1976 yılında çıkan Heavyweight Champ'tır.O primeiro jogo de luta foi Heavyweight Champ, lançado pela SEGA para os arcades em 1976.
Ancak Big Bear B-Dup'a bir yumruk çaktı ve B-Dup'un her şeyinden bıktığını söyledi.No entanto, eventualmente Bear confronta B-Dup e decide parar com as drogas.
Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır.Golpeia o braço oposto com sua mão aberta.
C plakasındaki tanrı boş yumruklarını yukarı kaldırmıştır.Op plaat c steekt de god zijn lege vuisten omhoog.
Aylar ya da yıllar sonra bu yumrular ağrıyabilir ve şişebilir ve sonra da yok olurlar.Na maanden of jaren kunnen de bultjes pijnlijk worden en opzwellen en vervolgens vanzelf verdwijnen.
Yumrukları ölümcüldür.Hun steken zijn dodelijk.
Edwards birden Dahmer'ın yüzüne ve karnına yumruk attı; sonra da kapıya koşup kaçtı.Edwards sloeg Dahmer in zijn gezicht en trapte hem in zijn maag – en ontsnapte.
İlk yumruklu dövüş oyunu 1976 yılında çıkan Heavyweight Champ'tır.Een van de eerste vechtspellen was Heavyweight Champ uit 1976.
Ardından Jericho, Michaesl'a saldırmaya çalıştı ancak Michaels eğilince yanlışlıkla Rebecca'ya yumruk attı.Vervolgens liep Jericho naar Michaels om hem aan te vallen, maar sloeg per ongeluk Michaels' vrouw Rebecca.
Bu kişi de yakalarsa, onu yumrukla omuzuna vurur.Wanneer hij dit aan haar geeft steekt ze hem in de schouder.
Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır.Waarheid met de slag om de arm.
En sonunda Rollins ortaya yumruğunu koyar.Uiteindelijk graaft Crepsley hem op.
Hackerman, Kung Fury'i hayata geri döndürür ve Kung Fury Hitler'e bir yumruk atarak yere serer.Hackerman wist Kung Fury weer tot leven te wekken.
En sonunda Seth ortaya yumruğunu koyar.Uiteindelijk tracht Seth het met een wedstrijd te beslissen.
Yumruları yüksek oranda nişasta ve lif içerir.Staartpennen geven lift en stabiliteit.
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.Over het algemeen worden mineralen hierdoor minder hard.
Bir polis raporunda Helms'in bir taksi içinde Irvine'i ve diğer yolcuları yumrukladığını belirtmiştir.Raport policji mówi, że Helms uderzył Irvine’a i innych pasażerów taksówki.
C plakasındaki tanrı boş yumruklarını yukarı kaldırmıştır.Bóstwo z elementu c wznosi w górę puste pięści.
Yalancı olarak anılmaya sinirlenen Poe, English'i yumruk yumruğa bir kavgaya zorladı.Poe, rozzłoszczony, że ktoś śmiał nazwać go kłamcą, wyzwał Englisha na walkę na pięści.
Tibia yumruludur.Tymoteusz Budny.
Boğuşma esnasında Bride ateşçiyi belinden yakalamış, Phillips'de ateşçiye yumruk atmıştır.Po drugim ostrzeżeniu Grayson otworzył ogień, zabijając filipińskiego porucznika.
Hentbolda oyuncular topu elle tutabilir, yumruklayabilir ya da atabilir.Gracz będący w posiadaniu piłki może ją podać, kozłować lub trzymać.
Ancak Dent, adama yumruk atar ve silahı elinden alıp salondan çıkar.Zaraz po przebudzeniu Dante bierze swoje pistolety, miecz i wychodzi z biura.
Clubber beklemediği yumruklar alır heyecanlı geçen maç 3. round'da Clubber'ın devrilmesiyle son bulur.Clubber, zaskoczony nowym stylem walki Rocky’ego, przegrywa w trzeciej rundzie.
(Bunu ateş aşağı + ileri + yumruk ile yapılmaktadır.)Ulegają w niej całkowitemu lub częściowemu spaleniu.
Maçtan sonra Big Show, Miz'e bitirici hareketi olan yumruğunu attı.Po zjedzeniu śniadania Mistrz Hora przedstawił dziewczynce swój plan działania.
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.Mniej sprawdza się natomiast w przypadku uderzeń seriami.
Karşılaşmaların çoğunu tek yumrukla sonuçlandırdı.Wielu z ich krewnych spotkał ten sam los.
Yumrular Prensesi: Mor renkli bir prensestir.Księżniczka Fioletówna – bardzo bogata księżniczka.
Yumru haşlanarak sebze yemekleri yapılabilmektedir.W przeciwnym wypadku w gotowej potrawie mogą pojawić się grudki z mąki.
Muay Thai, "diz, dirsek, yumruk ve tekme" vuruşlarından dolayı 8 organ dövüşü olarak da adlandırılır."Muay Thai är en åttapunkters kampsport, det vill säga; Fötter, knän, händer och armbågar."
Cennetin Yumruğu: Angemon yumruğundan kutsal bir ışın fırlatır.Sänd av himlens sol en strimma.
ABA’nın patateste yumru oluşumunu uyardığı saptanmıştır.Я повинна була розповісти і показати, як готується картопля.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod