yorumlama ile cümle
yorumlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eserdeki fosil yorumlamaları Bilim Devrimi'nin sonrasına kadar etkin kalmıştır.Uskonpuhdistuksen vaikutukset ulottuvat myös tieteelliseen vallankumoukseen.
Bu yorumlaması önerildi ve uygulandı.Siirtymä oli tarkkaan suunniteltu ja toteutettu.
Üçüncü olarak, algılar, yorumlamadan önce veya sonra sağlanan her türlü “dış” bilgiye maruz kalırlar.Τρίτον, οι αντιλήψεις υπόκεινται σε οποιαδήποτε 'εξωτερική" πληροφορία που παρέχεται πριν ή μετά την ερμηνεία.
Elde edilen resimleri doğru şekilde yorumlamak tecrübeli kişiler için bile zor olabilir.Είναι πολύ εύκολο να επινοηθούν εναλλακτικές θεωρίες οι οποίες εξηγούν τα δεδομένα εξίσου αποτελεσματικά.
Çince latinizasyonu yorumlama konusunda çeşitli fikir ayrılıkları oluşabilmektedir.Έχουν γίνει διάφορες προσπάθειες μεταγραφής της κινεζικής σε λατινικούς χαρακτήρες.
Duygusal yorumlama: “Çok sıkılıyorum/çökkünüm, çünkü yaşam çok anlamsız.”Στο σημείωμα αυτό αναγραφόταν: Αγαπητέ Κόσμε, φεύγω γιατί έχω βαρεθεί.
Bazı eleştirmenler şovu "yorgun" olarak yorumlamaya başladı.Nogle kritikere begyndte at kalde showet udslidt.
James ise sağduyunun böyle bir yorumlamasını doğru bulmamıştır.Det bliver mere og mere tydeligt, at Martin ikke husker så godt.
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.For alternative betydninger, se Uden ord.
İnsanların kendileri hakkındaki bilgiyi aramak, fark etmek ve yorumlamak için yol gösteren amaçları vardır.Man må selv oppsøke og tolke informasjonen man får.
Nihayetinde Whedon, Darling Violetta'nın Angel teması yorumlamasının diziye en uygunu olduğunu söylemiştir.Men Dart hadde rett noe som ble bevist av anatomen Wilford Le Gros Clark .
İhvan üs-Safâ filozofları Kur'an'ı mecazî olarak yorumlama yolunu kabul etmişlerdir.Poeter og filologer trenger kunnskap om korrekte uttale.
Vücudu çevreleyen dünyanın bir temsilini oluşturmak için görünür ışıktan gelen bilgileri yorumlamaktadır.Sistem penglihatan menafsirkan informasi dari cahaya untuk mendirikan representasi dunia di sekeliling tubuh.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Ngay cả hai người có cùng thông tin thì cách cách họ diễn dịch thông tin đó vẫn có thể bị thiên lệch.
Bu eserdeki fosil yorumlamaları Bilim Devrimi'nin sonrasına kadar etkin kalmıştır.Tuy nhiên, thuyết địa tâm vẫn thống trị cho đến tận cuộc Cách mạng Khoa học.
Bu yorumlaması önerildi ve uygulandı.Thỉnh nguyện này được chấp thuận và thi hành.
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.Nên quan sát hình thế, đừng vội giao phong."
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.軽率に行動して、変事を忘れてはならぬ。
Bazı eleştirmenler şovu "yorgun" olarak yorumlamaya başladı.いくつかの批評家は、楽曲の「新鮮さ」に言及した。
Görüntünün ne ifade ettiği ise insan aklının yorumlama kabiliyetine bağlıdır.然而,會出現甚麼樣的影像全由人類心靈解釋的能力來確定。
Bu yorumlamadan dolayı 1954 yılında Nobel ödülü aldı.他因这一成就于1954年获得诺贝尔奖。
Bazı eleştirmenler şovu "yorgun" olarak yorumlamaya başladı.一部份评论家开始认为这部系列“陈旧了”。
Copenhagen yorumlaması kuantum mekaniğinde en yaygın rağbet gören yorumlamadır.量子力学诠释中最被普遍支持的是哥本哈根诠释。
Yorumlama web sitesinin sektörüne ve hedef tanımlamasına uygun olmalıdır.您应该选择控制您的网站和内容。
Kur'an'a göre firavunun rüyasını eski zindan arkadaşı zindana gelerek Yusuf'a anlatır ve yorumlamasını ister.惟蟒卒于康熙十九年八月,此作十七年戊午七月,误。
Vücudu çevreleyen dünyanın bir temsilini oluşturmak için görünür ışıktan gelen bilgileri yorumlamaktadır.它使用可见光信息构筑机体对周围世界的感知。
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.好好辅助永业,不要听谗言呀。
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.צטטו אותי במדויק ואל תצנזרו כלום.
Moroder, dünyayı dolaşıp 70ler ve 80lerdeki klasik parçalarını ve yeni yorumlamalarını çalıyor.הוא מופיע ברחבי העולם ומנגן את הקלאסיקות שלו משנות ה-70 וה-80 ורמיקסים חדשים.
Yargının görevi Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nı, federal yasa ve yönetmelikleri yorumlamaktır.תפקיד הזרוע השופטת הוא לפרש ולהסביר את חוקת ארצות הברית, כמו כן את החוקים והתקנות הפדרליים.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.ברירה על ידי התוצאות זוהי צורה של 'הסבר סיבתי'.
Ekspresyonistler yaşamı gerçeğin kendi kişisel yorumlamalarınca değiştirilmiş olarak resmetmeye çalışmışlardı.המקובלים האמינו שהם יכולים לשנות את המציאות על ידי מעשיהם.
Eski Mısır’da rahiplerin bir işi de rüya yorumlamaktı.В древен Египет жреците действали също като интепретатори на сънища.
Bu yorumlama ses getirmiş ve Grammy Ödülüne aday gösterilmiştir.Звукът се интерпретира като очакване за някаква награда.
Zühdü tanımlarken bu iki yorumlama çoğu zaman birleştirilerek ve değiştirilebilir bir biçimde kullanılır.Поради сходството на двата метода имената им често са взаимозаменяеми.
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.Ovo shvatite ozbiljno i ne budite lijeni.
Horowitz'in yorumlamaları birkaç eleştirmen hariç dinleyiciler tarafından çok iyi şekilde karşılanırdı.Horwitzove interpretácie boli kladne prijímané obecenstvom, ale nie vždy všetkými kritikmi.
Kasti bir şekilde, yazılanları tamamıyla farklı bir şekilde yorumlamak.Ako premenné sa spravidla používajú jednotlivé písmená.
Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir.Bolo mu umožnené, aby ukázal svoju schopnosť písať kázne.
Özellikle Schubert ve Schumann’ın eserlerini yorumlaması ile tanınır.Z romantických skladateľov ho ovplyvnil najmä Schubert a Schumann.
Programlama dili uygulamasında iki yaklaşım vardır: Derleme ve yorumlama.V splošnem obstajata dva pristopa k implementaciji programskega jezika: prevajanje in interpretiranje.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Ni usklajenega mnenja, kaj naj bi bil učinek te "optične izboljšave".
Bazı eleştirmenler şovu "yorgun" olarak yorumlamaya başladı.Kai kurie kritikai sakė, kad serialas „pavargo“.
İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın.Nekurkite priežasties ir pasekmės ir neįsikibkite į jas.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Savęs stebėjimas yra paremtas proto „valymu“.
Ekspresyonistler yaşamı gerçeğin kendi kişisel yorumlamalarınca değiştirilmiş olarak resmetmeye çalışmışlardı.Realizmo atstovai siekė vaizduoti gyvenimą tokį, koks jis yra.
Üçüncü olarak, algılar, yorumlamadan önce veya sonra sağlanan her türlü “dış” bilgiye maruz kalırlar.Kolmandaks, taju on mõjutatav igasuguse välise info poolt, mida antakse kas enne või pärast tõlgendust.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Kui kahele isikule anda samad faktid võivad nad jõuda erinevate järeldusteni.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Sellised algelised kirjeldused on vastuolus soovitusega "Head kommentaarid ... selgitavad kavatsust".
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.lo que no me ayuda, cuando dejo el país.
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.虚構の国境のないインターネットという場所のある時代ならではだ。
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.1910年の建築法によると
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.Am implicat şi o interpretare creativă.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.Ci sono state anche delle interpretazioni creative.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.En ook wat creatieve interpretatie.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.Es gab dazu auch eine kreative Interpretation.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.Houve também uma interpretação criativa.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.Il y a aussi une part d'interprétation créative.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.I w grę wchodzi bardzo kreatywna interpretacja.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.또한 관련되어있는 몇 가지의 창의적 해석이 있죠.