Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı.På reisen gjennom Alpene ble han forkjølet.
Her şey onun için yorucudur.Semua itu membuat dia bosan.
Fakat biraz yorucu olabilir.Namun ia sendiri bertambah letih.
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.Sangat susah untuk menjaga hidup, dan lebih mudah mendatangi kematian.
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.Pha phân tích yêu cầu có thể là một quá trình dài và khó khăn, cần đến nhiều kĩ năng tâm lý khéo léo.
Savaş özellikle yorucu bir savaş oldu, dokuz saatten fazla sürdü.Kết quả của trận chiến là một cuộc chiến tranh kéo dài trong hơn 20 năm sau đó.
Her şey onun için yorucudur.Nhưng những thứ đó đều nhàm chán với anh ấy.
Bu masraflı ve yorucu işlemdir.Công trình in rất đồ sộ và tốn kém.
Fakat biraz yorucu olabilir.けれどもなかなか 疲れるよ。
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.要求分析は時間のかかる忍耐を要するものとなる場合もあり、微妙な心理学的スキルを要することもある。
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.これが判れば大安心、立命である。
Her şey onun için yorucudur.すっかり憔悴しきっていた。
Arkadaşlarınıza Duyurma: Tek başınıza savaşmak yorucu mu?יש לי רק דבר אחד לומר לכם, ידידי: שמרו בחוזקה על משפחותיכם.
Boks, zor ve çok yorucu bir spordur.Хокеят е твърд и безкомпромисен спорт.
Her şey onun için yorucudur.Всички изглеждат уморени.
Bu masraflı ve yorucu işlemdir.Това е скъпо и неудобно.
Fakat biraz yorucu olabilir.Možno sa jedného dňa budeme cítiť trápne .
Bu masraflı ve yorucu işlemdir.Táto práca je pomerne namáhavá a zdĺhavá.
Homer için savaş çalışmaları tehlikeli ve çok yorucu olmuştu.Življenje kovaških družin je bilo zelo naporno in dolgočasno.
Bu nedenle, bu dönemde dinlenmeye özen göstermeli ve çok yorucu faaliyetlerden ve stresten uzak durulmalıdır.Svarbu suplanuoti savo laiką, kad galima būtų išvengti karštligiško skubėjimo ir streso.
Fakat biraz yorucu olabilir.See võib kergelt ununeda.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Az éhség, hideg, kimerítő munka, szegénység mind ott vannak a szálkákban.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Foamea, munca istovitoare şi sărăcia sunt sugestionate de acele cioburi.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Honger, kou, uitputtend werk en armoede zit er in die splinters.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Hunger, Kälte, anstrengende Arbeit und Armut stecken auch in diesen Splittern.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.배고픔, 춥고 힘든 일과 가난도 그 파편에 들어있습니다.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.La faim, le froid, le travail épuisant et la pauvreté sont ce qu'il y a aussi dans ces éclats.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.La fame, il freddo estenuante lavoro e la povertà sono anch'essi in quelle schegge.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Và đói, lạnh, công việc đến kiệt sức, và đói nghèo là những gì là bên trong bức tường long vữa.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Y hambre, trabajo agotador y pobreza es lo que también hay en esas astillas.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.Την πείνα, την άχαρη,εξαντλητική δουλειά και τη φτώχεια που παραπέμπουν τα αγκάθια.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.А под щепками — голод, и холод, и изнурительный труд, и нищета.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.ורעב, קור ועבודה מתישה ועוני הם גם מה שבתוך השבבים האלה.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.والجوع و التعب و العمل المٌجهِد و الفقر المٌدقِع الكامن في هذه الشظايا الحادة.
Açlık, soğuktaki yorucu iş ve yoksulluk da o kıymıkların içindedir.隠喩は 人々の人生や感情を 表すものばかりではありません
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, ai un temperament... Mi-am dat seama cat este de obositor.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, deine Launen... ich weiß jetzt, wie anstrengend sie sein können.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, dit temperament.. Jeg har fundet ud af hvor trættende det er
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo ditt temprament... JAg har kommit på hur tröttsam det är.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, il tuo carattere... ho scoperto quanto è stancante.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, sifatmu... aku merasa betapa melelahkannya.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, tính tình của cậu... Tôi thấy mệt mỏi lắm rồi.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, ton humeur.... Je sais maintenant comme cela est lassant.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, tvoja povaha... Zistila som, aká je unavujúca.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Beak Seung Jo, je humeur... Ik ben er achter gekomen hoe moe je daarvan word.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Twój charakter, Baek Seung Jo... Zrozumiałam jaki jest męczący.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Μπεκ Σουνγκ Τζο, η ιδιοσυγκρασία σου... κατάλαβα πόσο κουραστική είναι.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Бек Сънг Джо, твоят характер... разбрах колко е изморително...
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Бэк Сын Чжо, твой характер... Я поняла, как он утомителен.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım...בק סונג ג'ו, המזג שלך .הבנתי כמה הוא מעייף
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.بيك سونج جو طبعك ... لقد اكتشفت كم هو متعب.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.もう嫌になるくらい分かったから そうして 私の片思いを終わらせるのよ
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Devi torcere il collo e tirar su la testa, arcuare la schiena.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Je draait je hoofd omhoog, kromt je rug - het is een uitputtingsslag."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."몸을 비틀어 고개를 들어야 하는데, 진 빼는 거죠."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Îți ridici capul în sus, îți încovoi spatele, e extenuant -- " ea era ocupată, n-avea timp.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Vous soulevez la tête, courbez le dos, c'est épuisant --" elle était occupée, elle n'avait pas le temps.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Усукваш шия, извиваш гръб, изтощително е...", тя била заета, нямала време.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Odwracasz głowę, wyginasz plecy, co za wysiłek".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Temos de virar a cabeça, arquear as costas, é cansativo".