yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Maria tinha sido bastante cansado dos antigos.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Marie avait été assez fatiguée des anciennes.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Marie bola trochu unavený staré.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Marie byla poněkud unavený staré.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary agak bosan dengan yang lama.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary była raczej dość stare.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary đã khá mệt mỏi của những người cũ.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary havde været temmelig træt af de gamle.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary je bila precej utrujena od starih.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary már inkább fáradt a régiek.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary oli melko väsynyt vanhojen.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary war ziemlich müde von den alten.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Mary was nogal moe van de oude.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu. Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.메리는 옛 것들보다는 지쳐 있었다. 그녀가 간호사가 사망했기 때문에 그녀는 울지 않았다.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu. Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.מרי היה עייף למדי של הישנים. היא לא בכתה בגלל אחות שלה מתה.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu. Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.وقد تم مريم متعب بدلا من القديمة. وقالت إنها لا تبكي لأن الممرضة لها قد مات.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu. Onu hemşire öldü, çünkü o ağlamadım.彼女は愛情の子ではなかったし、いずれかのためにずっと世話ことがなかった。
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Μαίρη ήταν μάλλον κουρασμένοι από τα παλιά.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Мария са били доста уморени от старите.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Мері була досить втомився від старих.
Mary eskilerinin yerine yorgun olmuştu.Мэри была довольно устал от старых.
Nasıl başardık hala hayret ediyorum. -Yorgun musun, ufaklık? -Pek değil.No sé cómo lo hemos hecho. -¿Estas cansado, chico?
'Ne de,' Mart Tavşanı dedi. Alice yorgun içini çekti.'또한 저는'는 월 쯤했다. 앨리스가 위로 지루하게 sighed.
'Ne de,' Mart Tavşanı dedi. Alice yorgun içini çekti."גם אני," אמר הארנביב. אליס נאנחה בעייפות.
'Ne de,' Mart Tavşanı dedi. Alice yorgun içini çekti."ولا أنا" ، وقال هير مارس. أليس تنهدت بضجر.
'Ne de,' Mart Tavşanı dedi. Alice yorgun içini çekti."私はあなたが時間とのより良い何かをするかもしれないと思う、"彼女はそれで無駄ではなく"と言われた
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?왜 그러는겁니까? 반대쪽으로 완전히 가기엔 너무 힘이 드는겁니까?
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?Γιατί το κάνετε αυτό; Είστε τόσο κουρασμένοι που βαριέστε να πάτε από το ένα μάγουλο στο άλλο;
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?למה זה? קשה לכם לעשות את כל הסיבוב?
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?لماذا ؟ هل هو متعب لكي تذهبوا للجهة الأخرى ؟
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?「ハビビ 今日は暑いね ほら顔近づけて こんにちは
- Nedenmiş o? Kendimi iyi hissetmiyorum. - Yorgunum.No idź już.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Egal, wie müde man ist, man kann wenigstens Hallo sagen.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Indiferent cât de obosit ai fi, e o lipsã de maniere sã nu saluþi.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Je vois qu'ils sont fatigués, mais ils peuvent me dire bonjour, au moins.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Nie ważne jak jesteś zmęczony, to złe maniery nie mówić dzień dobry.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Οσο κουρασμένος και να είσαι, είναι αγένεια να μην λές ένα γειά.
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Așa că am zis: "Ascultă, e foarte rece, vin de departe, te superi dacă intru pentru un minut?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Así que dije: "Mire, hace mucho frío y he venido de muy lejos, ¿le molesta si entro un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Dus ik zei: "Luister, het is koud, ik ben al lange tijd onderweg, kan ik misschien even binnenkomen?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Ecoutez, il fait très froid, j'ai parcouru un très long chemin, ça vous dérange si j'entre une minute?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?그래서 제가 말했습니다. "잠시만요, 너무 냉담하시군요. 전 먼 길을 왔는데 잠시만 들어가도 되겠습니까? 얼어죽을것 같군요."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Quindi dissi: "Ascolta, fa davvero freddo, ho fatto un lungo viaggio, ti dispiace se entro solo per un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Słuchaj, jest naprawdę zimno, przebyłem długą drogę, czy nie mógłbym wejść tylko na minutę?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Và tôi nói "Ở đây rất lạnh. Tôi đến từ rất xa. Hãy cho tôi vào nghỉ một lát.
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Είπα: "Ακούστε, κάνει πολύ κρύο, έχω έρθει από μακριά, θα σας πείραζε αν ερχόμουν μέσα για λίγο; Κρυώνω".
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Послушайте, на улице очень холодно, я приехал издалека, не возражаете, если я зайду на минутку?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?אז אמרתי, "תראה, נורא קר עכשיו, ובאתי מרחוק, האם אכפת לך שאני אכנס רק לרגע? אני קופא."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?فقلت:"اسمع، الجو شديد البرودة، وقد جئت من مسافة بعيدة، هل تمانع في أن أدخل لدقيقة فقط؟ إنني أتجمد من البرد."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?そこでいってみました 「ここは寒いし、私は遠くからはるばるやってきたんですよ ちょっと入れてもらえませんか」 するとその男はしぶしぶ私達を中に入れてくれ 私たちは床に腰掛けました
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.De la fatigue et du stress dû à trop de travail.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Fatica e stress per i troppi impegni!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Kelelahan dan stress karena jadwal yang terlampau padat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Müdigkeit und Stress wegen zu starkem Zeitplan!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Sunt obosit si stresat din cauza programului incarcat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim. Ve bu yüzden aniden bayıldım.Zmęczenie i stres z powodu przepełnionego harmonogramu! <br />I nagle przez to robi się czarno.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Κούραση και άγχος λόγω υπέρμετρου προγράμματος!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Из-за слишком плотного графика накопились усталость и стресс.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.ao qual disse: Este é o descanso, dai descanso ao cansado; e este é o refrigério; mas não quiseram ouvir.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.colui che aveva detto loro: «Ecco il riposo! Fate riposare lo stanco. Ecco il sollievo!». Ma non vollero udire