Ana içeriğe geç
Sözlük

yorgun ile cümle

yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Nedendir bu? Sağa sola öpüşmek için çok mu yorgunsunuz?「ハビビ 今日は暑いね ほら顔近づけて こんにちは
- Nedenmiş o? Kendimi iyi hissetmiyorum. - Yorgunum.No idź już.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Egal, wie müde man ist, man kann wenigstens Hallo sagen.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Indiferent cât de obosit ai fi, e o lipsã de maniere sã nu saluþi.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Je vois qu'ils sont fatigués, mais ils peuvent me dire bonjour, au moins.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Nie ważne jak jesteś zmęczony, to złe maniery nie mówić dzień dobry.
Ne kadar yorgun olursan ol, merhaba dememek çok ayıp.Οσο κουρασμένος και να είσαι, είναι αγένεια να μην λές ένα γειά.
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Așa că am zis: "Ascultă, e foarte rece, vin de departe, te superi dacă intru pentru un minut?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Así que dije: "Mire, hace mucho frío y he venido de muy lejos, ¿le molesta si entro un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Dus ik zei: "Luister, het is koud, ik ben al lange tijd onderweg, kan ik misschien even binnenkomen?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Ecoutez, il fait très froid, j'ai parcouru un très long chemin, ça vous dérange si j'entre une minute?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?그래서 제가 말했습니다. "잠시만요, 너무 냉담하시군요. 전 먼 길을 왔는데 잠시만 들어가도 되겠습니까? 얼어죽을것 같군요."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Quindi dissi: "Ascolta, fa davvero freddo, ho fatto un lungo viaggio, ti dispiace se entro solo per un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Słuchaj, jest naprawdę zimno, przebyłem długą drogę, czy nie mógłbym wejść tylko na minutę?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Và tôi nói "Ở đây rất lạnh. Tôi đến từ rất xa. Hãy cho tôi vào nghỉ một lát.
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Είπα: "Ακούστε, κάνει πολύ κρύο, έχω έρθει από μακριά, θα σας πείραζε αν ερχόμουν μέσα για λίγο; Κρυώνω".
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Послушайте, на улице очень холодно, я приехал издалека, не возражаете, если я зайду на минутку?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?אז אמרתי, "תראה, נורא קר עכשיו, ובאתי מרחוק, האם אכפת לך שאני אכנס רק לרגע? אני קופא."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?فقلت:"اسمع، الجو شديد البرودة، وقد جئت من مسافة بعيدة، هل تمانع في أن أدخل لدقيقة فقط؟ إنني أتجمد من البرد."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?そこでいってみました 「ここは寒いし、私は遠くからはるばるやってきたんですよ ちょっと入れてもらえませんか」 するとその男はしぶしぶ私達を中に入れてくれ 私たちは床に腰掛けました
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.De la fatigue et du stress dû à trop de travail.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Fatica e stress per i troppi impegni!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Kelelahan dan stress karena jadwal yang terlampau padat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Müdigkeit und Stress wegen zu starkem Zeitplan!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Sunt obosit si stresat din cauza programului incarcat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim. Ve bu yüzden aniden bayıldım.Zmęczenie i stres z powodu przepełnionego harmonogramu! <br />I nagle przez to robi się czarno.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Κούραση και άγχος λόγω υπέρμετρου προγράμματος!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Из-за слишком плотного графика накопились усталость и стресс.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.ao qual disse: Este é o descanso, dai descanso ao cansado; e este é o refrigério; mas não quiseram ouvir.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.colui che aveva detto loro: «Ecco il riposo! Fate riposare lo stanco. Ecco il sollievo!». Ma non vollero udire
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han, som dog sagde til dem: "Her er der Hvile, lad den trætte hvile, her er der Ro!" men de vilde ej høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han som sa til dem: Dette er ro, unn den mødige ro, og dette er hvile. Men de vilde ikke høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.im, ktorým povedal: Toto je odpočinutie; dajte odpočinúť ustalému, a toto utíšenie! Avšak nechceli počuť.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.전에 그들에게 이르시기를 이것이 너희 안식이요 이것이 너희 상쾌함이니 너희는 곤비한 자에게 안식을 주라 하셨으나 그들이 듣지 아니하였으므로
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.on, ki jim je rekel: To je pravi pokoj, pokoja dajte trudnemu; in to je odpočitek! A niso hoteli poslušati.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler."So hat man Ruhe, so erquickt man die Müden, so wird man still"; und sie wollen doch solche Predigt nicht.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.TUHAN menawarkan tempat istirahat kepada kamu semua, tetapi kamu tak mau mendengarkan Dia
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.Им говорили: „вот – покой, дайте покой утружденному, и вот успокоение". Но они не хотели слушать.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.אשר אמר אליהם זאת המנוחה הניחו לעיף וזאת המרגעה ולא אבוא שמוע׃
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.الذين قال لهم هذه هي الراحة. اريحوا الرازح وهذا هو السكون. ولكن لم يشاءوا ان يسمعوا.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們 說 、 你 們 要 使 疲 乏 人 得 安 息 . 這 樣 纔 得 安 息 、 纔 得 舒 暢 . 他 們 卻 不 肯 聽
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們說 、 你 們 要 使 疲乏 人 得 安息 . 這樣纔 得 安息 、 纔 得 舒暢 . 他 們卻 不 肯 聽
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.A oni povedali: "Posol Boží, sme unavení z bitky.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.A oni powiedzieli "Posłańcu Boga, jesteśmy wycięczeni walką.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.A oni řekli: "Posle Boha, jsme vyčerpáni bojováním.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Dan mereka menjawab, "Tuan, Utusan Tuhan, kami sudah lelah akan pertempuran.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.E eles disseram: "Mensageiro de Deus, as batalhas têm-nos desgastado.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.E loro risposero, "Messaggero di Dio, siamo già affaticati.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.En zei zeiden, "Boodschapper van God, we zijn moe van de strijd.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Et ils dirent:"Messager de Dieu, nous sommes fatigués.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.그러자 추종자들은 말합니다 "신의 사자시여, 우리는 이미 전쟁에 지쳤습니다.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Och dom sade, "Guds budbärare, vi är krigströtta,
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Si ei au raspuns," Mesager al lui Dumnezeu, ne temem de batalie.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Und sie erwiderten: "Bote Gottes, wir haben genug vom Kämpfen.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Y ellos dijeron: "Mensajero de Dios, estamos cansados de la batalla.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.Κι αυτοί είπαν "Απόστολε του Θεού, εμάς μας κούρασαν οι μάχες.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.А те казали: "Вестителю на Бог, изтощени сме от битки.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.И они сказали: "Посланник Бога, мы изнурены битвой.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.І вони сказали, "Посланець Бога, ми виснажені битвою.
Onlar da karşılık olarak, "Ya Allah'ın peygamberi, biz savaş yorgunuyuz.והם אמרו, "שליח האל, עייפנו מן הקרב.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod