Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.オッケー、何考えてるか大体わかるけどさ
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.Elle m'a dit, "Non, honnêtement, quand je rentre à la maison je suis trop fatiguée."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.Rispose "onestamente no, quando arrivo a casa son troppo stanca."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.היא אמרה "לא. בכנות כאשר אני מגיעה הביתה אני עייפה מדי."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.فردت: "لا، في الحقيقة عندما أصل للبيت غالبا أشعر بالتعب"
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.(笑)
Hayır? Hadi ama baban bugün yorgun.-¿no? -¡anda!
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Elles étaient toutes fatiguées de se battre.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Erano tutte stanche di combattere.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Erau cu toţii obosiţi de lupte.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.그들은 모두 싸움에 지쳐있었죠
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Mindannyian belefáradtak a harcba.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Sie waren alle des Kämpfens müde.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Todas estaban cansadas de la lucha.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Wszystkie były zmęczone walką.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Ze waren allemaal moe van de gevechten.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Όλες είχαν κουραστεί από τις μάχες.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Они все устали от этого конфликта.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Те били всички изморени от битките.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.כולן מאסו בלחימה.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.كانوا جميعهم قد تعبوا من القتال.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.「私たちには平和が必要で、それを手に入れるまで
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?N-a fãcut atât de multe. De ce e atât de obositã?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Nie zrobiła wiele, dlaczego jest tak wyczerpana?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Pourquoi elle a l'air si faible ?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Sie hat nicht viel getan. Warum ist sie dann so erschöpft?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Δεν έχει κάνει πολλά, γιατι είναι τόσο εξαντλημένη;
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Deben estar agotados.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.De måste ha blivit uttröttade.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.De må være blevet udmattede.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Devem estar cansados.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Devono essere stremati.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.He ovat vihdoinkin väsähtäneet.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Musiało ich dopaść zmęczenie.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Πρέπει να νιώθουν κόπωση.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Должно быть, их одолевает усталость.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.2,5 года назад я потеряла сознание от истощения.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.2년 반 전, 저는 과로로 실신을 했습니다
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Acum doi ani şi jumătate am leşinat din cauza epuizării.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Dua setengah tahun yang lalu, saya pingsan karena kelelahan.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Due anni e mezzo fa, sono svenuta per la stanchezza.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Dve in pol leti nazaj, sem omedlela od izčrpanosti.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Dwa i pół roku temu zemdlałam z wycieńczenia.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.For to et halvt år siden besvimede jeg af udmattelse.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.För två och ett halvt år sedan svimmade jag av utmattning.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Hace dos años y medio me desmayé de cansancio.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Há dois anos e meio, eu desmaiei de exaustão.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Hai năm rưỡi trước, tôi đã ngất xỉu vì lao lực.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Il y a deux ans et demi, je me suis évanouie d'épuisement.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Kaksi ja puoli vuotta sitten, pyörryin uupumuksesta.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Két és fél évvel ezelőtt elájultam a kimerültségtől.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Pred dva a pol rokom som odpadla z vyčerpanosti a únavy.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Před dvěma a půl roky jsem omdlela z vyčerpání.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Twee en een half jaar geleden, viel ik flauw van uitputting.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Vor zweieinhalb Jahren fiel ich vor Erschöpfung in Ohnmacht.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Πριν από δυόμιση χρόνια, λιποθύμησα από εξάντληση.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Два з половиною роки тому я втратила свідомість від перевтоми.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.Преди две и половина години припаднах от изтощение.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.לפני שנתיים וחצי, התעלפתי מתשישות.
İki buçuk yıl önce, yorgunluktan bayıldım.منذ قبل سنتين ونصف فقد أغمي علي جراء الاعياء