yorgun ile cümle

yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.I přišel král a všecken lid, kterýž byl s ním, ustalý, a odpočinul tu.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.I przyszedł król ze wszystkim ludem, który był przy nim spracowany, i tamże odpoczął.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.왕과 그 함께 있는 백성들이 다 곤비하여 한 곳에 이르러 거기서 쉬니라
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Ko pa je kralj in ves ljud, ki je bil pri njem, dospel utrujen tja, se je okrepčal ondi.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Kun kuningas ja kaikki väki, joka oli hänen kanssansa, oli tullut Ajefimiin, hengähti hän siellä.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Le roi et tout le peuple qui était avec lui arrivèrent à Ajephim, et là ils se reposèrent.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.När så konungen, med allt folket som följde honom, hade kommit till Ajefim, rastade han där.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Như vậy, vua và cả dân chúng theo vua đều mệt nhọc, đi đến một nơi, và nghỉ khỏe tại đó.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Như_vậy , vua và cả dân_chúng theo vua đều mệt_nhọc , đi đến một nơi , và nghỉ khỏe tại đó .
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Og kongen og alt folket som var med ham, drog inn i Ajefim og hvilte der.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Raja dan seluruh anak buahnya letih sekali ketika sampai di Sungai Yordan, lalu mereka beristirahat di situ
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Således kom Kongen og alle Krigerne, som fulgte ham, udmattede til Jordan og hvilede ud der.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Und der König kam hinein mit allem Volk, das bei ihm war, müde und erquickte sich daselbst.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Και ηλθεν ο βασιλευς, και πας ο λαος ο μετ' αυτου, εκλελυμενοι και ανεπαυθησαν εκει.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.И пришел царь и весь народ, бывший с ним, утомленный, и отдыхал там.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.И царят и всичките люде що бяха с него пристигнаха уморени, та си починаха там.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.ויבא המלך וכל העם אשר אתו עיפים וינפש שם׃
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.وجاء الملك وكل الشعب الذين معه وقد اعيوا فاستراحوا هناك
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.王 和 跟 隨 他 的 眾 人 、 疲 疲 乏 乏 的 到 了 一 個 地 方 、 就 在 那 裡 歇 息 歇 息
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.王 和 跟隨 他 的 眾人 、 疲 疲乏 乏 的 到了 一 個 地方 、 就 在 那 裡 歇息 歇息
Güzel olmalı! Güzel olmalı! Yorgun değil misin?Nie jesteś zmęczony? w porządku co? hej, hej, zabrałaaś jedną! hej!
Hadi ama baban bugün yorgun.Ale no tak, táta je unavený!
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Aveva una scusa valida. Ha fatto il doppio turno al lavoro ed era esausto.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Er hatte eine gute Entschuldigung. Er hatte eine Doppelschicht und war kaputt.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Hij had een goed excuus. Hij moest dubbele uren werken en was uitgeput.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Il avait une bonne raison, il a travaillé toute la nuit et il est crevé.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Miał dobrą wymówkę. Pracował na dwie zmiany i jest wykończony.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Είχε μια καλή δικαιολογία. Είχε διπλοβάρδια και ήταν πολύ κουρασμένος.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.У него уважительная причина. Он работал две смены подряд. Он устал.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.オッケー、何考えてるか大体わかるけどさ
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.Elle m'a dit, "Non, honnêtement, quand je rentre à la maison je suis trop fatiguée."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.Rispose "onestamente no, quando arrivo a casa son troppo stanca."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.היא אמרה "לא. בכנות כאשר אני מגיעה הביתה אני עייפה מדי."
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.فردت: "لا، في الحقيقة عندما أصل للبيت غالبا أشعر بالتعب"
"Hayır. Açıkçası eve döndüğümde çok yorgun oluyorum." dedi.(笑)
Hayır? Hadi ama baban bugün yorgun.-¿no? -¡anda!
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Elles étaient toutes fatiguées de se battre.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Erano tutte stanche di combattere.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Erau cu toţii obosiţi de lupte.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.그들은 모두 싸움에 지쳐있었죠
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Mindannyian belefáradtak a harcba.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Sie waren alle des Kämpfens müde.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Todas estaban cansadas de la lucha.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Wszystkie były zmęczone walką.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Ze waren allemaal moe van de gevechten.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Όλες είχαν κουραστεί από τις μάχες.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Они все устали от этого конфликта.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.Те били всички изморени от битките.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.כולן מאסו בלחימה.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.كانوا جميعهم قد تعبوا من القتال.
Hepsi de kavga etmekten yorgundu.「私たちには平和が必要で、それを手に入れるまで
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?N-a fãcut atât de multe. De ce e atât de obositã?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Nie zrobiła wiele, dlaczego jest tak wyczerpana?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Pourquoi elle a l'air si faible ?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Sie hat nicht viel getan. Warum ist sie dann so erschöpft?
Hiçbir şey yapmadığı hâlde, neden bu kadar yorgun oluyordu?Δεν έχει κάνει πολλά, γιατι είναι τόσο εξαντλημένη;
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Deben estar agotados.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.De måste ha blivit uttröttade.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.De må være blevet udmattede.
Hımm, yorgunluk ba,slarına vurmu,s olmalı.Devem estar cansados.

İlgili Sayfalar