yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çok yorgunum.Είμαι πολύ κουρασμένη
Çok yorgunum.Είμαι πραγματικά κουρασμένη.
Çok yorgunum.Εντάξει. Είμαι κουρασμένος.
Çok yorgunum.انا تعبة
Çok zor bir gün geçirmiş olmalısın. Yorgun görünüyorsun.قضيت حتما يوما عصيبا, يظهر عليك التعب
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Bởi vì chúng tôi từ rất xa, chúng tôi rất mệt"
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Denn wir sind weit entfernt von zu Hause und wir sind sehr erschöpft."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."Fordi vi er langt hjemmefra, vi er meget trætte."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."För vi är långt hemifrån, vi är väldigt trötta."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Jesteśmy z dala od domu, badzo zmęczeni."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Karena kami berada jauh dari rumah, kami sangat lelah."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""우리가 집에서 너무 멀리 왔고, 너무 피곤해서요."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."Messze vagyunk az otthonunktól, nagyon kimerültünk.
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Parce que nous venons de loin, nous sommes très fatigués.
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."" Pentru că suntem departe de casă și suntem obosiți. "
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."Poichè siamo lontani da casa, siamo molto stanchi."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Porque estamos lejos de casa, estamos muy cansados."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Porque estamos longe de casa e muito cansados."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Sme vyčerpaní a ďaleko od domova."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz." Ve yaşlı kadın dedi ki:「いいとも さあ お入り」老女は言った
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Want we zijn ver van huis, we zijn vreselijk moe."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Γιατί το σπίτι μας είναι μακριά, είμαστε πολύ κουρασμένοι."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Защото сме далеч от дома, много сме уморени.
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Мы далеко от дома и очень устали".
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."Тому що ми далеко від дому і дуже стомились."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""מפני שאנחנו רחוקים מהבית, אנחנו מאוד עייפים."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."" لأننا بعيدون من بيتنا، نحن متعبون جداً"
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.제가 저녁에 조금 피곤해지기는 했지만, 저는 56살이거든요.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Adică, deveneam obosit seara, dar aveam 56 de ani.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Es decir, me sentía cansado por la tarde, pero ya tenía 56 años.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Ich meine, ich war abends jeweils müde, aber ich war 56 Jahre alt.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Insomma, la sera mi sentivo stanco, ma avevo 56 anni.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Ja, ik voelde me 's avonds moe, maar ik was al 56 jaar oud.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.J'étais fatigué le soir, mais j'avais 56 ans.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Memang saya merasa lelah di waktu malam, namun saya sudah 56 tahun.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Quero dizer, tinha andado a sentir-me cansado à noite, mas eu tinha 56 anos.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.To znaczy, bywałem zmęczony wieczorami, ale miałem 56 lat.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Θέλω να πω, αισθανομουν κουρασμένος το βράδυ, αλλά μου ήταν 56 ετών.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.В смысле, я уставал к вечеру, но мне уже было 56 лет.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Имам предвид, изморявах се вечер, но бях на 56 години.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.אני מתכוון, הרגשתי עייפות בערב, אבל הייתי בן 56.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.أعني ، كنت أتعب في المساء ، لكني كنت 56 عاماً .
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.私は56歳でした。 ゆっくりしたペースで体重も減っていましたが、
devam et ... Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.皆 疲れていた 闇と雨が訪れ 疲労に立ちすくんだ
Duvarları yıktın, nurunla aydınlattın. Yorgun halkını etrafında topladın.Onde você esteve todo esse tempo?
Duvarları yıktın, nurunla aydınlattın. Yorgun halkını etrafında topladın.Vi föds på nytt och drömmen föddes
Duvarları yıktın, nurunla aydınlattın. Yorgun halkını etrafında topladın.俺たちは生まれ変わり 見果てぬ夢も生まれた
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Aby rodzice byli mniej zmęczeni i mniej zestresowani.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Adalah agar orang tua mereka tidak terlalu lelah dan stres.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.A szüleik legyenek kevésbé fáradtak és kevésbé stresszesek!
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Che i loro genitori fossero meno stanchi e meno stressati.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.그들의 부모가 덜 피곤해하고 스트레스를 덜 받는 것입니다.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Là cha mẹ chúng bớt mệt mỏi và căng thẳng.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Que leur parents soient moins fatigués et moins stressés.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Que sus papás estén menos cansados y menos estresados.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Να είναι οι γονείς τους λιγότερο κουρασμένοι και λιγότερο αγχωμένοι.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Техните родители да бъдат по-малко уморени и стресирани.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Чтобы родители меньше уставали и напрягались.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Щоб батьки менше втомлювалися і хвилювалися.
Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.שהוריהם יהיו פחות עייפים ולחוצים.