yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.De bliver trætte, bliver mørke og regn; de bliver udmattet og trætte.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.E allora si stancano, sono scesi il buio e la pioggia; diventano stanchi ed esausti.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Então acabam por ficar cansados, chega a noite e a chuva, ficam exaustos.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.En ze worden moe, duisternis en regen vallen; ze worden het moe.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Fáradtak lettek, sötét lett és esett; fáradtak lettek s kimerültek.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.결국 사람들은 지쳤고, 날은 어두워졌고, 비가 왔습니다; 피곤하고 지쳤습니다.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Lalu mereka menjadi lelah, datanglah gelap dan hujan, mereka menjadi letih dan lelah.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Så de blir trötta, kommit regn och mörker ; de blir matta och trötta.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.So werden sie müde, Dunkelheit und Regen sind gekommen; sie werden lustlos und müde.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Và họ mệt mỏi, trời tối và mưa, họ mệt mỏi rã rời.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Zmęczyli się, nadszedł mrok i deszcz; byli znużeni i zmęczeni.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Και ήταν κουρασμένοι, ήρθε το σκοτάδι και η βροχή. Ήταν εξαντλημένοι, κουρασμένοι.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Все устали, стемнело, пошел дождь; все измотались и устали.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Всі стомились, стемніло, пішов дощ: всі були виснажені.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Изморили се, стъмнило се и заваляло; били тъжни и уморени.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.אז הם מתעייפים, הגיע החשכה והגשם; הם יגעים ועייפים.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.اذاً فقد انهكوا، جاء الظلام والمطر. أحسوا بالضجر والملل.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.Ja, ich bin nur unglaublich müde.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.Je suis juste très fatiguée.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.캐시: 그냥 좀 많이 피곤하네.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.كاثي: بلى، إني فقط مرهقة حقًا، كما تعلم.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.男: そうか ボビー: 気分が悪いの?
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.89かける 3 をやってみましょう.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Colapso por fadiga de multiplicação.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Colapsul de oboseală de multiplicare.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Collasso da affaticamento da moltiplicazione.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Elájulok a rengeteg szorzástól.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.곱셈의 피로로 쓰러집니다.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Neskolabujeme vyčerpaním z násobenia.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Nos colapsemos de cansancio de multiplicar.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Padniemy zmęczeni tabliczką mnożenia.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Qu'on s'écroule de fatigue multiplicative.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Totdat we moe van het vermenigvuldigen zijn.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Μέχρι να καταρρεύσουμε από την κόπωση του πολλαπλασιασμού.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Докато припаднем от умора от умножаване.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.من تعب اجراء عمليات الضرب
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.De nummer één wens van kinderen: dat hun ouders minder moe en minder gestrest zouden zijn.
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Der häufigste Wunsch der Kinder war, dass ihre Eltern nicht so müde und gestresst sein sollten.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Aku latihan berat dan sangat lelah.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Am exersat mult si sunt obosita.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Ćwiczyłam ciężko, więc jestem zmęczona.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Ich trainierte hart und ich bin müde.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Mi sono allenata tanto e così sono stanca.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Προπονήθηκα σκληρά και έχω κουραστεί.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.Я интенсивно потренировалась, поэтому и устала.
Çok fazla egzersiz yaptım ve yorgunum.لـقد تمرنت بـشدة فلـهذا أنا متعبة
Çok yorgundum, derin uykuya dalmış olmalıyım.J'étais trop fatigué. Je me suis endormi.
Çok yorgundum, derin uykuya dalmış olmalıyım.Túl fáradt voltam. Lehet, hogy elaludtam.
Çok yorgundum, derin uykuya dalmış olmalıyım.كنت تعبا, لذلك نمت نوما عميقا
Çok yorgun olduğunu söyledi. Bu yüzden ona bir bardak sıcak süt getirmeye gittim...قالت انها غير متعبة, لذلك ذهبت لاحضر لها فنجان حليب دافئ
Çok yorgun olduğunu söyledi.Elle a dit qu'elle n'arrivait pas à dormir.
Çok yorgunum.Á, fáradt vagyok.
Çok yorgunum. Artık eve gidebilir miyim?انا حقا تعبة, هل يمكننا العودة الى البيت الان؟
Çok yorgunum.Fáradt vagyok.
Çok yorgunum. Fotoğraftaki kişiler annenle baban mı? İzin almadan cüzdanıma mı baktın?У?о?ен съ?. ?о?а?а на сни?ка?а, ?вои?е ?оди?ели ли са? ?овила си в по??фейла ?и?
Çok yorgunum.Je suis tellement fatiguée.
Çok yorgunum.Je suis très fatiguée.
Çok yorgunum.Nagyon fáradt vagyok.
Çok yorgunum.Tôi mệt rồi.
Çok yorgunum.Δεν χρειάζονται αυτά.