Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi.Είπε, "Όλα αυτά πρόκειται να σε κουράσουν πάρα πάρα πάρα πολύ.
Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi.Каза, "Това ще те направи уморен, уморен, уморен."
Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi."М-м-м..., это отнимет у тебя много, много, много сил".
Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi.היא אמרה: "זה יעשה אותך עייף, עייף, עייף."
Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi.قالت : "هذا سيجعلك متعباً ، متعباً ، متعباً."
Bu seni çok çok çok yorgun düşürecek." dedi.(笑)
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Faz-vos ficar mais cansados e irritáveis, por terem de compensar todos os dados.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Det gør en træt og irritabel at være nød til at opfinde alle disse data.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Elle vous fatigue et vous rend irritable en vous obligeant à compenser toutes ces données manquantes.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Es macht Sie müde und gereizt, weil Sie ständig die ganzen Daten ergänzen müssen.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Fárasztó és idegesítő, ha ki kell találni ezeket az adatokat.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Het maakt je moe en prikkelbaar om al die gegevens te moeten invullen.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Inventar todos esos datos nos cansa y nos pone irritables.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Jste unavení a podráždění, protože si musíte domýšlet všechna ta data.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.이것은 그 정보의 모든 것을 모아야 하기 때문에 여러분을 지치게 하고 민감하게 만듭니다.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Męczy i irytuje to uzupełnianie danych.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Nó khiến bạn mệt mỏi và dễ nổi cáu khi nghe những thứ như vậy
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar. O'nu hayal etmelisiniz.Необхідність відновляти всі ці дані втомлює і дратує вас, бо вам доводиться уявляти їх.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Sesuatu yang membuat anda lelah dan terganggu untuk melengkapi semua data itu.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Ste unavení a podráždení z toho, že si musíte domýšľať všetky tie dáta.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Te face să te simţi obosit şi irascibil să trebuiască să completezi informaţia.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Vi rende stanchi e irritabili perché dovete compensare quell'assenza di dati.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Είναι κουραστικό και προκαλεί εκνευρισμό το να πρέπει να δημιουργήσεις όλα αυτά τα δεδομένα.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Она утомляет и раздражает вас, чтобы компенсировать все эти данные.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.Прави ви изморени и раздразнителни, за да компенсирате за всички тези данни.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.מעייף ומעצבן להשלים את כל המידע הזה.
Bu verileri meydana getirmek için sizi yorgun ve asabi yapar.考えてもみてください
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Alors ils s'épuisèrent, puis vinrent la nuit et la pluie; ils devinrent fatigués.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Así que se cansaron, ha llegado la oscuridad y la lluvia; se fatigan y se cansan
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Au obosit, a venit întunericul și ploaia.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Boli unavení, prišla tma a dážď; boli vyčerpaní a unavení.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.De bliver trætte, bliver mørke og regn; de bliver udmattet og trætte.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.E allora si stancano, sono scesi il buio e la pioggia; diventano stanchi ed esausti.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Então acabam por ficar cansados, chega a noite e a chuva, ficam exaustos.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.En ze worden moe, duisternis en regen vallen; ze worden het moe.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Fáradtak lettek, sötét lett és esett; fáradtak lettek s kimerültek.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.결국 사람들은 지쳤고, 날은 어두워졌고, 비가 왔습니다; 피곤하고 지쳤습니다.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Lalu mereka menjadi lelah, datanglah gelap dan hujan, mereka menjadi letih dan lelah.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Så de blir trötta, kommit regn och mörker ; de blir matta och trötta.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.So werden sie müde, Dunkelheit und Regen sind gekommen; sie werden lustlos und müde.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Và họ mệt mỏi, trời tối và mưa, họ mệt mỏi rã rời.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Zmęczyli się, nadszedł mrok i deszcz; byli znużeni i zmęczeni.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Και ήταν κουρασμένοι, ήρθε το σκοτάδι και η βροχή. Ήταν εξαντλημένοι, κουρασμένοι.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Все устали, стемнело, пошел дождь; все измотались и устали.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Всі стомились, стемніло, пішов дощ: всі були виснажені.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.Изморили се, стъмнило се и заваляло; били тъжни и уморени.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.אז הם מתעייפים, הגיע החשכה והגשם; הם יגעים ועייפים.
Bu yüzden yorgun düştüler, karanlık çöktü ve yağmur yağdı; bitkin ve tükenmişlerdi.اذاً فقد انهكوا، جاء الظلام والمطر. أحسوا بالضجر والملل.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.Ja, ich bin nur unglaublich müde.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.Je suis juste très fatiguée.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.캐시: 그냥 좀 많이 피곤하네.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.كاثي: بلى، إني فقط مرهقة حقًا، كما تعلم.
Cathy: Evet, sadece çok yorgunum.男: そうか ボビー: 気分が悪いの?
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.89かける 3 をやってみましょう.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Colapso por fadiga de multiplicação.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Colapsul de oboseală de multiplicare.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Collasso da affaticamento da moltiplicazione.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Elájulok a rengeteg szorzástól.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.곱셈의 피로로 쓰러집니다.
Çarpma yorgunluğundan çökene kadar.Neskolabujeme vyčerpaním z násobenia.