yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Os nossos perseguidores estão sobre os nossos pescoços; estamos cansados, e não temos descanso.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Preganjalci naši nam stopajo na vrat; utrujeni smo, ne dovolijo nam pokoja.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Prenasledovaní sme tak, že sú nám vždy na krku; pracujúc ustávame, a niet pre nás odpočinku.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Prigonitorii ne urmăresc cu îndîrjire, şi cînd obosim, nu ne dau odihnă.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Seperti hewan, kami dipaksa bekerja berat, kami lelah, tetapi tak diberi waktu istirahat
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Sobre nuestros cuellos están los que nos persiguen. Nos fatigamos, y para nosotros no hay reposo
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Vainoojamme ovat meidän niskassamme; kun uuvumme, ei meille lepoa suoda.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Våra förföljare äro oss på halsen; huru trötta vi än äro, unnas oss dock ingen vila.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Våre forfølgere er på nakken av oss; vi er trette, vi får ingen hvile.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Wij buigen onze nek onder de voet van de overwinnaar; zonder ons rust te gunnen, laten zij ons zwoegen.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Επι τον τραχηλον ημων ειναι διωγμος εμοχθησαμεν, αναπαυσιν δεν εχομεν.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Нас погоняют в шею, мы работаем, и не имеем отдыха.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Нашите гонители са на вратовете ни; Трудим се, и почивка нямаме.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.על צוארנו נרדפנו יגענו לא הונח לנו׃
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.على اعناقنا نضطهد. نتعب ولا راحة لنا.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.追 趕 我 們 的 、 到 了 我 們 的 頸 項 上 . 我 們 疲 乏 不 得 歇 息
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.追趕 我 們 的 、 到了 我 們 的 頸項 上 . 我 們 疲乏 不得 歇息
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.(68:10) Tu fis tomber une pluie bienfaisante, ô Dieu! Tu fortifias ton héritage épuisé.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Abundante lluvia esparciste, oh Dios; a tu posesión exhausta reanimaste
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ai dat o ploaie binefăcătoare, Dumnezeule, şi ai întărit moştenirea Ta, sleită de puteri.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.da bevet jorden, og himlene dryppet for Guds åsyn, Sinai der borte, for Guds, Israels Guds åsyn.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Dengan limpah Engkau menurunkan hujan, dan memulihkan tanah-Mu yang gersang
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Dež preobilen si rosil, o Bog; dediščino svojo, ko je hirala, si oživljal.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ðức Chúa Trời ơn, Chúa giáng mưa lớn trên sản nghiệp Chúa, Khi nó mệt mỏi Chúa bổ nó lại.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ðức_Chúa_Trời ơn , Chúa giáng mưa lớn trên sản_nghiệp Chúa , Khi nó mệt_mỏi Chúa bổ nó lại .
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Du gabst, Gott, einen gnädigen Regen; und dein Erbe, das dürre war, erquicktest du,
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.하나님이여 흡족한 비를 보내사 주의 산업이 곤핍할 때에 견고케 하셨고
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.la terra tremò, stillarono i cieli davanti al Dio del Sinai, davanti a Dio, il Dio di Israele
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Regn i Strømme lod du falde, o Gud, din vansmægtende Arvelod styrkede du;
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Tu, ó Deus, mandaste copiosa chuva; restauraste a tua herança, quando estava cansada.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.zem sa triasla, áno, nebesia kropily pred Bohom, toď Sinai, pred Bohom, Bohom Izraelovým.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Θεε, επεμψας βροχην αφθονον εις την κληρονομιαν σου, και εν τη αδυναμια αυτης συ ανεζωοποιησας αυτην.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Боже Ти си изпращал изобилен дъжд за наследството Си, И в изтощението му Ти си го подкрепил.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.גשם נדבות תניף אלהים נחלתך ונלאה אתה כוננתה׃
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.مطرا غزيرا نضحت يا الله. ميراثك وهو معي انت اصلحته.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.神 阿 、 你 降 下 大 雨 . 你 產 業 以 色 列 疲 乏 的 時 候 、 你 使 他 堅 固
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.神阿 、 你 降下 大 雨 . 你 產業 以色列 疲乏 的 時候 、 你 使 他 堅固
Böylece yarın yorgun görünmezsin. Uyumaya gitmiyorlar. Lobide bir sürü eğlence var..J'ai pas envie d'aller dormir.
Böyle devam edersen, yorgunluktan tükeneceksin.À force de courir ainsi, vous allez vous épuiser.
Böyle devam edersen, yorgunluktan tükeneceksin.Se continui cosė, crollerai esausta.
Böyle devam edersen, yorgunluktan tükeneceksin.Si continuas así, quedarás extenuada.
Böyle devam edersen, yorgunluktan tükeneceksin.Αν συνεχίσειs έτσι, θα καταρρεύσειs από την κούραση. Σε έπιασα.
Böyle devam edersen, yorgunluktan tükeneceksin.Если будешь так продолжать - упадёшь в обморок от усталости.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Du ser ut å vara trött dessa dagar så jag behöver skämma bort dig.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Du siehst seit Tagen erschöpft aus,also muss ich dich verwöhnen.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Gần đây cậu có vẻ mệt mỏi, nên mình phải bồi dưỡng cho cậu.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Je lijkt vermoeid deze dagen dus ik moet jou verwennen.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Kau terlihat lelah hari ini, jadi aku harus memanjakanmu.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Sembri un po stanco questi giorni, quindi ti devo viziare.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Tu as l'air fatigué ces derniers temps, alors je dois prendre soin de toi.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Zilele astea ai fost foarte obosit, asa ca trebuie sa am grija de tine.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Φαίνεσαι κουρασμένος αυτές τις μέρες γι'αυτό πρέπει να σε περιποιήθω.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.Кажется, ты устал за эти дни, так что я должна тебя побаловать.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.يبدو بأنك متعب هذه الأيام لذلك علي أن أدللك
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.そしたら 疲れも全部 吹っ飛んじゃうわ
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.Den är gammal och trött.
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.Es ist wirklich alt, und es ist erledigt.
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.Está realmente viejo y agotado.
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.Está velho e esgotado.
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.Este foarte vechi şi este perimat.