yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Ben yorgunum.Jestem zmęczona.
Gerçekten, gerçekten yorgunum.Jestem naprawdę, naprawdę zmęczona.
Aşırı yorgunluk.Ovanligt trötthet.
Cildi çok az yorgun.Ristningen är mycket sliten.
Yorgun değilsin ya.Är det så att vi tröttnar?
Hummadan ve yorgunluktan Sibirya Krasnoyarsk'de 8 Mart 1807'de vefat etmiştir.Han dog av feber och utmattning i Krasnojarsk i Sibirien 8 mars 1807.
Ben biraz yorgunum.Vi är trötta på det.
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.Hon botar trötthet och skador.
Askerler bıkkın ve yorgundur.Gilrem är bitter och trött på världen.
"'Yorgunlar' bir kez daha raflarda"."Day or Night In slog till på nytt banrekord".
Küslük Yok Yorgunluk Var".Sliten, ingen efterfrågan”.
Hastalığı atlatmasına rağmen yorgun olduğu zamanlarda etkisi hala gözükmektedir.Han har återhämtat sig, men effekterna av sjukdomen är fortfarande synliga, särskilt när han är trött.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Något som gjorde att man tröttnade.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Anledningen till avhoppet var skilsmässa.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.För andra betydelser, se Córrego do Encontro.
Kaynaklardan anlaşıldığına göre ölüm nedeni olarak aşırı çalışmaya bağlı yorgunluk ve yıpranma gösterilmiştir.Hans död sägs ha berott på överarbete och utmattning.
Bununla birlikte her iki tarafın birliklerinin de yorgun olduğu görülmektedir.Efter detta slag var båda parter utmattade.
Ben biraz yorgunum.Я більш ніж втомився.
Yorgun değilsin ya.Тому що ти стомився.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Розлучення могло відбутися шляхом анулювання шлюбу.
"'Yorgunlar' bir kez daha raflarda".«Вже сонечно знов по лугах...»
Anlık yorgunlukları engeller.Жодних відхилень від усталених рамок.
Yorgun Anılar Zamanı, evi merkez alıyor.З розвитком головного будинку час будівництва будівель зменшується.
Cildi çok az yorgun.Ніс трохи втоплено.
Hepsi yorgun ve terliler.Люди стомлені і виснажені.
Askerler bıkkın ve yorgundur.Пригноблена дівчина стоїть похмуро й утомлено.
Bugün biraz yorgunum.Я сьогодні трохи втомився.
Ben yorgunum.Я втомився.
Ben yorgunum.Я втомилася.
O, biraz yorgun görünüyor.Він має трохи втомлений вигляд.
Biraz yorgun gözüküyor.Він має трохи втомлений вигляд.
Çok yorgunum.Я виснажений.
Çok yorgunum.Я виснажена.
Hayır, yorgunum.Ні, я заморився.
Tom çok yorgun.Том виснажений.
Tom çok yorgun.Том дуже втомився.
Bugün biraz yorgunum.Я сьогодні трохи втомилася.
O, çok yorgun görünüyor.Він виглядає дуже втомленим.
Bisikletimle eve dönemeyecek kadar yorgunum.Я занадто втомився, щоб їхати назад додому на велосипеді.
Yorgun değilim.Я не втомився.
Oldukça yorgunuz.Ми досить-таки втомлені.
Çok yorgun görünüyorlar.Вони виглядають дуже втомленими.
Yorgun değil misiniz?Ви не втомлені?
Kim yorgun?Хто втомився?
Tom açıkça yorgundu.Том явно втомився.
Yorgun değil misiniz?Ви не втомилися?
Neden yorgunsun?Чому ти втомлений?
Tom çok yorgundu.Том був дуже втомлений.
Yorgundum, bu yüzden bir şey yapmak istemedim.Я був втомлений, тому мені нічого не хотілося робити.
Tom yorgun olmayacak.Том не буде втомлений.
Çocuk yorgun.Хлопчик втомився.
Son derece yorgun olmalısın.Ти, мабудь, дуже втомився.
Yorgun görünmüyordun.Ти не виглядала втомленою.
Tom Mary'nin yorgun olduğunu söyledi.Том сказав, що Мері втомилася.
Yüzünde solgun bir bakış ve yorgunluk vardır.Její tvář má ovšem prosebný pohled a unavený výraz.
Ben biraz yorgunum.Unavilo mě to.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Evropští králové však byli plně zaměstnáni bojem mezi sebou.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Po výkonu se rychle unaví.
Askerler bıkkın ve yorgundur.Je zmožený a unavený.
Anne halsiz ve yorgun düşer, bebeğini de yeterince besleyemez.Pokud je matka vyčerpaná, nebude schopna se na dítě napojit a tím jeho potřeby naplňovat.