Yorgun değilim.Я не устал.
Onlar yorgun görünüyorlar.Они выглядят измождёнными.
Ben yorgundum, o yüzden erken uyudum.Я устал, поэтому лёг спать рано.
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."Мои родители не понимали, почему с утра я такая уставшая и не хочу вставать».
Yorgun değilsin ya.Я не устал.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Он был болен и, вероятно, чувствовал усталость.
Aşık Veysel Şatıroğlu) Gönül Yorgunu (Söz.Kata kata hati (Слова сердца).
Ben biraz yorgunum.Я так устал.
(3. tekil şahıs, eki yok) Dün çok yorgundum.В шестом раунде я был очень уставшим.
Askerler bıkkın ve yorgundur.Каждый из них измождённый и уставший.
Aşırı yorgunluk.Усталость Изнера.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Его армия была утомлена переходом и ей необходим был отдых.
Bu taburların üçte birindeki erat, üç günlük kesintisiz muharebelerden yorgun ve uykusuzdur.А сражались три дня без сна неотступно.
Ayrıca harekâta katılan birlikler yorgundu.Остальные игроки команды также выглядели уставшими.
Vücuttaki elektriği boşaltır, yorgunluğu önler.Она быстро усваивается организмом и снимает усталость.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Города-государства начали бороться между собой.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Вражда вспыхнула из-за брака.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Они мне до смерти надоели.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Войска Форе были настолько утомлены, что о преследовании не думали.
Anlık yorgunlukları engeller.Не было отдыха усталым.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı".В атаку!», увлекая солдат.
Günler süren yolculuk sonrası ordu yorgun ve uykusuzdu.Измотанные сложным переходом бойцы бесконтрольно ложились спать.
Therese'yi Carol'ı ezmekle suçlar ve Carol'a onun yakında yorgun düşeceğini haber verir.Преступник угрозами заставляет Кэрол молчать о том, что она слышала.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Я чувствую себя очень молодым, вновь садясь за парту.
Ben biraz yorgunum.أنا تعبت ..
Yorgun değilsin ya.لا يعرف التعب ".
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.حدوث مجاعة شديدة يكفي المؤمنين وقتها التكبير والتسبيح والتحميد.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.سيظل يعمل حتى يموت من التعب.
Onun sebebi de rakibinin yorgun ve yaralı olmasıdır.تعرّض الطفل للتعب والإجهاد الشديدين.
Sonuç olarak bir süre sonra fareler yorgunluktan öldüğü gözlemlenmiştir.وبعد ذلك كشف طاقم التصوير عن القرد فوجدوا أنه مات من البرد.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı"."بسام الشكعة..المناضل الذي قاوم الترويض".
Bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltır.التعب والإرهاق الجسدي والنفسي.
Ben yorgunum.أنا متعب.
Çok yorgunum; Sanırım yatacağım.أنا متعب. أعتقد أنني سأخلد إلى السرير.
Bugün çok yorgunum.أنا متعبة جدا اليوم.
Sürekli üzerimde bir yorgunluk hissediyorum.أشعر دائما بالتعب.
Yorgun hissediyorum.أشعر بالتعب
Tom yorgun ama mutlu olduğunu söyledi.قال توم أنه متعبٌ لكنه سعيد.
Geleceğin Tahine Bakış: Yorgunlar Kantatı.Elenco de Trabalhar Cansa: «Trabalhar Cansa».
Osmanlı Devleti ve Avusturya Arşidüklüğü 15 yıl süren uzun bir savaştan sonra yorgun düşmüşlerdi.O exército e a população já estavam cansados demais depois de oito anos de guerra total contínua.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Mas agora eu estou muito cansado para continuar a luta.
Yorgun değilsin ya.(Estás cansado, não estás?)
Yorgun ve bitap Rumeli askerleri, Şah İsmail'in zinde kuvvetleri karşısında yetersiz kaldı.A força britânica, exausta e enfraquecida, refugiou-se nas defesas de Kut-al-Amara.
Ben biraz yorgunum.Estou cansado.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Eles se esmurraram durante 30 minutos, até se cansarem.
Ben yorgunum.Estou cansado.
O yorgun görünüyor.Ele parece estar cansado.
O yorgun görünüyor.Ele parece cansado.
O kadar yorgunum ki eve varır varmaz yatacağım.Estou tão cansado que vou para a cama assim que chegar em casa.
O, çok yorgundu.Ele estava muito cansado.
Ben çok yorgundum.Estava muito cansada.
Ben çok yorgundum.Eu estava muito cansado.
Bugün çok yorgunum.Hoje estou muito cansado.
Yorgundu ama çalışmaya devam etti.Ele estava cansado, mas continuou trabalhando.
Tom yorgundur.Tom is moe.
Tom yorgun ve ben de.Tom está cansado, e eu também.
Altı kilometre yürüdükten sonra, o yorgun kendini hissetti.Depois de ter caminhado seis quilômetros, ele se sentiu cansado.
İnsanlar şiddetten yorgun düşüyorlardı.O povo estava cansado de violência.
Tom çeviri yapmaktan yorgun olduğunu söylüyor.Tom diz estar cansado de traduzir.
Yorgunum ve konsantre olamıyorum.Estou cansado e não consigo me concentrar.