yorgun ile cümle
yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yorgun değilsin ya.Ti fa sentire stanco.
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.Durante le festività gli uomini posano le loro mani sul sacro cinghiale e fanno i loro giuramenti.
Yüzünde solgun bir bakış ve yorgunluk vardır.Ha uno sguardo minaccioso e il viso malrasato.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.In realtà era stanco e voleva solo riposarsi un po'.
Yorgunluğu ve bitkinliği giderir, zindeleşmeyi sağlar.Tanto viaggiare lo stanca e lo fa ammalare.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Mi fermai, mi appoggiai stanco morto ad una palizzata.
Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular.La maggior parte cercò di forzare il blocco marittimo e di raggiungere una piccola isola vicina.
Yorgun musun?Ты устал?
Yorgun görünüyorsun. Bir veya iki saat istirahat etmelisin.Ты выглядишь уставшим. Тебе необходимо отдохнуть час или два.
Bugün çok yorgunum.Сегодня я очень устал.
O yorgun, ve ben de.Он устал, и я тоже.
O, fazla çalışmaktan dolayı yorgundur.Он устал от чрезмерного труда.
Biraz yorgun görünüyor, değil mi?Он выглядит немного уставшим, не так ли?
Hayır, yorgunum.Нет, я устал.
Yorgun değilim.Я не устал.
Onlar yorgun görünüyorlar.Они выглядят измождёнными.
Ben yorgundum, o yüzden erken uyudum.Я устал, поэтому лёг спать рано.
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."Мои родители не понимали, почему с утра я такая уставшая и не хочу вставать».
Yorgun değilsin ya.Я не устал.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Он был болен и, вероятно, чувствовал усталость.
Aşık Veysel Şatıroğlu) Gönül Yorgunu (Söz.Kata kata hati (Слова сердца).
Ben biraz yorgunum.Я так устал.
(3. tekil şahıs, eki yok) Dün çok yorgundum.В шестом раунде я был очень уставшим.
Askerler bıkkın ve yorgundur.Каждый из них измождённый и уставший.
Aşırı yorgunluk.Усталость Изнера.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Его армия была утомлена переходом и ей необходим был отдых.
Bu taburların üçte birindeki erat, üç günlük kesintisiz muharebelerden yorgun ve uykusuzdur.А сражались три дня без сна неотступно.
Ayrıca harekâta katılan birlikler yorgundu.Остальные игроки команды также выглядели уставшими.
Vücuttaki elektriği boşaltır, yorgunluğu önler.Она быстро усваивается организмом и снимает усталость.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Города-государства начали бороться между собой.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Вражда вспыхнула из-за брака.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Они мне до смерти надоели.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Войска Форе были настолько утомлены, что о преследовании не думали.
Anlık yorgunlukları engeller.Не было отдыха усталым.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı".В атаку!», увлекая солдат.
Günler süren yolculuk sonrası ordu yorgun ve uykusuzdu.Измотанные сложным переходом бойцы бесконтрольно ложились спать.
Therese'yi Carol'ı ezmekle suçlar ve Carol'a onun yakında yorgun düşeceğini haber verir.Преступник угрозами заставляет Кэрол молчать о том, что она слышала.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Я чувствую себя очень молодым, вновь садясь за парту.
Ben biraz yorgunum.أنا تعبت ..
Yorgun değilsin ya.لا يعرف التعب ".
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.حدوث مجاعة شديدة يكفي المؤمنين وقتها التكبير والتسبيح والتحميد.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.سيظل يعمل حتى يموت من التعب.
Onun sebebi de rakibinin yorgun ve yaralı olmasıdır.تعرّض الطفل للتعب والإجهاد الشديدين.
Sonuç olarak bir süre sonra fareler yorgunluktan öldüğü gözlemlenmiştir.وبعد ذلك كشف طاقم التصوير عن القرد فوجدوا أنه مات من البرد.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı"."بسام الشكعة..المناضل الذي قاوم الترويض".
Bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltır.التعب والإرهاق الجسدي والنفسي.
Ben yorgunum.أنا متعب.
Çok yorgunum; Sanırım yatacağım.أنا متعب. أعتقد أنني سأخلد إلى السرير.
Bugün çok yorgunum.أنا متعبة جدا اليوم.
Sürekli üzerimde bir yorgunluk hissediyorum.أشعر دائما بالتعب.
Yorgun hissediyorum.أشعر بالتعب
Tom yorgun ama mutlu olduğunu söyledi.قال توم أنه متعبٌ لكنه سعيد.
Bazı eleştirmenler şovu "yorgun" olarak yorumlamaya başladı.Alguns críticos começaram a demonstrar "cansaço" em relação ao programa.
Geleceğin Tahine Bakış: Yorgunlar Kantatı.Elenco de Trabalhar Cansa: «Trabalhar Cansa».
Osmanlı Devleti ve Avusturya Arşidüklüğü 15 yıl süren uzun bir savaştan sonra yorgun düşmüşlerdi.O exército e a população já estavam cansados demais depois de oito anos de guerra total contínua.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Mas agora eu estou muito cansado para continuar a luta.
Yorgun değilsin ya.(Estás cansado, não estás?)
Yorgun ve bitap Rumeli askerleri, Şah İsmail'in zinde kuvvetleri karşısında yetersiz kaldı.A força britânica, exausta e enfraquecida, refugiou-se nas defesas de Kut-al-Amara.
Ben biraz yorgunum.Estou cansado.
"'Yorgunlar' bir kez daha raflarda".«Abrolhos, farelhões, novamente».