Ana içeriğe geç
Sözlük

yorgun ile cümle

yorgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Muhabirler ve ekipler, rekabetin yanı sıra yorgunlukla da savaştılar.Reporters and crews battled fatigue as well as the competition.
14 yaşındayken fiziksel ve duygusal yorgunluk yüzünden jimnastiğe üç yıl ara verdi.At the age of 14, he took a three-year break from gymnastics due to physical and emotional fatigue.
Yüzde beş ila sekiz oranında bir azalma yorgunluk ve baş dönmesine neden olabilir.A five to eight percent decrease can cause fatigue and dizziness.
Büyük Teknik Ödül : Dead Tired (Büyük Yorgunluk) ile Pitof (özel efektler)Technical Grand Prize: Pitof (special effects) in Dead Tired (Grosse Fatigue)
Yorgunluk ve tehlikeli yol koşulları bu riske katkıda bulunur.Fatigue and hazardous road conditions add to this risk.
Letarji; yorgunluk veya enerji eksikliği, halsizlik durumu olarak tanımlanan bir bilinç düzeyidir.Lethargy is a state of tiredness, weariness, fatigue, or lack of energy.
Metaller yorgunluğa karşı savunmasızlıkları nedeniyle istenmeyebilir.Metals would be undesirable because of their vulnerability to fatigue.
Günün ilerleyen saatlerinde bazı yetişkinler de yorgunluk ve susuzluktan bayılmaya başladı.Later in the day, some adults also started to faint from fatigue and thirst.
Dorticos her zaman öne çıkıyordu, ancak mücadelenin ikinci yarısında yorgun görünüyordu.Dorticos was always coming forward, but looked fatigued in the second half of the fight.
Diğer perikardit semptomları arasında kuru öksürük, ateş, yorgunluk ve anksiyete yer almaktadır.Other symptoms of pericarditis may include dry cough, fever, fatigue, and anxiety.
Altı kesik saplamalar yalnızca saplamanın yorgunluğa maruz kaldığı uygulamalarda gereklidir.Undercut studs are only required in applications where the stud is exposed to fatigue.
Yönlendirilmiş dikkat Yönlendirilmiş dikkat yorgunluğu Eforsuz dikkat Yenilenmiş dikkatDirected attention Directed attention fatigue Effortless attention Restored attention
Henüz önemsiz veya ikincil olan estetik uyaranlar, zihinsel yorgunlukla mücadelede etkili olabilir.Aesthetic, yet unimportant or secondary, stimuli can prove effective in combating mental fatigue.
Biraz yorgunum.Ich bin ein bisschen müde.
Sarkık göz kapakları kişide yorgun görünümü verebilir.Droopy eyelids can give the appearance of fatigue.
Göz çevresindeki alanlar yorgun ve ağrılı hale gelebilir.The areas around the eyes may become tired and achy.
1913'te zihinsel yorgunluğu gerekçe göstererek Sabor'dan ayrıldı.He left the Sabor in 1913, citing mental exhaustion.
Anne, derme çatma çadırdan evinde yorgun ve bitkin görünüyor.The mother looks tired and worn in her makeshift tent home.
Yaygın yan etkiler şunları içerir: yorgun hissetme, ishal ve huzursuz hissetme.Common side effects include: feeling tired, diarrhea, and feeling restless.
Hepimiz yorgunduk.Wir waren alle müde.
Gözlerim yorgun.Meine Augen sind müde.
Yorgun musunuz?Sind Sie müde?
Yorgun olup olmaman fark etmez, bunu yapmak zorundasın.Egal, ob du müde bist, du musst es machen.
Çok yorgun görünüyorsun.Du siehst sehr müde aus.
Çok yorgun gözüküyorsun.Du siehst sehr müde aus.
Ben çok yorgundum.Ich war sehr müde.
Hayır, yorgunum.Nein, ich bin müde.
Siz yorgunsunuz, değil mi?Sie sind müde, nicht wahr?
O kadar yorgunum ki eve varır varmaz yatacağım.Ich bin so müde, dass ich gleich ins Bett gehe, wenn ich nach Hause komme.
Yorgun olmasına rağmen, işi bitirmeye çalıştı.Obwohl sie müde war, versuchte sie, die Arbeit zu Ende zu bringen.
Bugün çok yorgunum.Ich bin sehr müde heute.
Yorgun değilim.Ich bin nicht müde.
Yorgunum, ve yatmak istiyorum.Ich bin müde und möchte ins Bett gehen.
Biraz yorgun olduğunu söyledi.Er sagte, er sei ein bisschen müde.
Biz oldukça yorgunuz.Wir sind ziemlich müde.
Yorgunum ve eve gitmek istiyorum.Ich bin müde und möchte nach Hause gehen.
Henüz yorgun değilim.Ich bin noch nicht müde.
Yorgun ve bitkin hissediyorum.Ich fühle mich müde und erschöpft.
Yorgundum ama çalışmaya devam ettim.Ich war müde geworden, habe aber weitergearbeitet.
Eğer yorgunsa, bir kadınla asla kavga etme.Streite nicht mit einer Frau, wenn sie müde ist.
Çok yorgunum ama azıcık uzansam hemen uyuyabilirim.Ich bin so müde! Aber wenn ich mich jetzt hinlege, laufe ich Gefahr zu verschlafen.
Benim kadar yorgun musun?Bist du so müde wie ich?
Tom bir şey yapamayacak kadar çok yorgundu.Tom war zu müde, um irgendetwas zu machen.
Tom bana çok yorgun olduğunu söyledi.Tom hat mir gesagt, dass er sehr müde sei.
Yorgun değiliz.Wir sind nicht müde.
Bazen yorgun olan beden değil, ruhtur.Manchmal ist nicht der Körper müde, sondern die Seele.
Tom Mary'nin çok yorgun olduğunu söyledi.Tom sagte, Maria sei sehr müde.
Ben biraz yorgunum.Ich bin müde.
Yorgunluktan yığılıncaya dek koştum.Sie waren von Müdigkeit überwältigt.
Yorgun değilsin ya.Du bist müde.
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.Sie sind lederig, strohfarben und deutlich geadert und bewimpert.
Ayrıca harekâta katılan birlikler yorgundu.Auch waren die eingesetzten Truppen mittlerweile erschöpft.
Uzun süren savaşlar sonunda Osmanlı Devleti yorgun düşmüştü.Der lange Arbeitstag hatte das Staatsoberhaupt der Sowjetunion schließlich doch ein wenig ermüdet.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Er fühlte sich erschöpft und benötigte eine Pause.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Durch die Ehescheidung wird die Ehe aufgelöst.
Lapras da sonunda bu görevi başarmış, ancak yorgun düşmüştür.So erreichte sie das Ziel, überschritt aber das Zeitlimit.
Nâzım Hikmet şiiri "Çok Yorgunum" dışında bütün şarkılar Almanca'dır.Bis auf den titelgebenden Song sind alle Lieder auf Deutsch.
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.Hierher kommen an Wochenenden viele Budapester, um sich in ihren Gärten selbst zu versorgen und auszuspannen.
Yıl sonunda çeşitli şenliklerde öğrenciler bütün yılın yorgunluğunu üzerlerinden atmaktadırlar.In einigen Schulen in England beispielsweise schreiben die Schüler zum Jahresende alle ihre Sorgen auf Zettel.
Buna örnek olarak açlık, susuzluk, yorgunluk, acı çekmek ve ölüm sayılabilir.Beispiele dafür sind Hunger, Durst, Müdigkeit, geschlechtliche Erregung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod