Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.Donc, si on devient comme ça dans la vie, alors rien ne va marcher.
Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.Dus als we zo zullen zijn in ons leven, dan gaat er niets werken.
Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.És az általánosságok arról, hogy milyenek a férfiak, milyenek a nők...
Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.Takže pokud budeme v životě takoví, pak nic nebude fungovat.
Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.И если мы себя будем подобным образом вести в жизни, ничего не сработает.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.(43:19) Не отступило назад сердце наше, и стопы наши не уклонились отпути Твоего,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.(44:19) Notre coeur ne s`est point détourné, Nos pas ne se sont point éloignés de ton sentier,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Allt detta har kommit över oss, och vi hava dock icke förgätit dig, ej heller svikit ditt förbund.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Alt dette er kommet over oss, enda vi ikke har glemt dig og ikke sveket din pakt.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.da, inima nu ni s'a abătut, paşii nu ni s'au depărtat de pe cărarea Ta,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Hati kami tidak mengingkari Engkau; perintah-Mu tidak kami kesampingkan
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.우리 마음이 퇴축지 아니하고 우리 걸음도 주의 길을 떠나지 아니하였으나
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Lòng chúng tôi không thối lại, Bước chúng tôi cũng không trở khỏi lối Chúa.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Lòng chúng_tôi không thối lại , Bước chúng_tôi cũng không trở khỏi lối Chúa .
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Mindez utolért minket, mégsem feledtünk el téged, és nem szegtük meg a te frigyedet.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Ni se umeknilo srce naše in stopinja naša ni zavila v stran od steze tvoje,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.No se ha vuelto atrás nuestro corazón, ni tampoco nuestros pasos se han apartado de tu camino
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Ondanks dit alles hebben wij U niet vergeten. Ook hebben wij het verbond met U nooit ontkend.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.O nosso coração não voltou atrás, nem os nossos passos se desviaram das tuas veredas,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Tämä kaikki on meitä kohdannut, vaikka emme ole sinua unhottaneet emmekä sinun liittoasi rikkoneet.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.To všetko prišlo na nás, avšak sme nezabudli na teba ani sme klamom neporušili tvojej smluvy.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.To wszystko przyszło na nas; a wżdyśmy cię nie zapomnieli, aniśmy wzruszyli przymierza twego.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Tutto questo ci è accaduto e non ti avevamo dimenticato, non avevamo tradito la tua alleanza
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Unser Herz ist nicht abgefallen noch unser Gang gewichen von deinem Weg,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Vort Hjerte veg ikke fra dig, vore Skridt forlod ej din Vej.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Všecko to přišlo na nás, a však jsme se nezapomenuli na tě, aniž jsme zrušili smlouvy tvé.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Ουδε εστραφη εις τα οπισω η καρδια ημων, ουδε εξεκλιναν τα βηματα ημων απο της οδου σου.
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.Сърцето ни не се върна назад, Нито се отклониха стъпките ни от Твоя път,
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.לא נסוג אחור לבנו ותט אשרינו מני ארחך׃
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.لم يرتد قلبنا الى وراء ولا مالت خطواتنا عن طريقك
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.我 們 的 心 沒 有 退 後 、 我 們 的 腳 也 沒 有 偏 離 你 的 路
Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı.我 們 的 心沒 有 退後 、 我們 的 腳也沒 有 偏離 你 的 路
Dönüş yolunda Vicky, Cristina'ya hiçbir şey anlatmadı.En el viaje de regreso, Vicky, que no le contó nada a Cristina, se mantuvo en silencio.
Dönüş yolunda Vicky, Cristina'ya hiçbir şey anlatmadı.Maga is tudja. Úton hazafelé Vicky, aki semmiről sem tett említést Cristinának, hallgatott.
Dönüş yolunda Vicky, Cristina'ya hiçbir şey anlatmadı.Na viagem de regresso, Vicky, que não tinha contado nada à Cristina, estava calada.
Dönüş yolunda Vicky, Cristina'ya hiçbir şey anlatmadı.Op de terugweg was Vicky, die niks tegen Cristina had verteld, stil.
Dönüş yolunda Vicky, Cristina'ya hiçbir şey anlatmadı.في رحلة العودة، فيكي التي لم تذكر اي شيء لكريستينا كانت صامتة
Dünya demokrasi yolunda durumları arasında geçmek değilLa route vers la démocratie mondiale ne passe pas par les Etats
Duyuldukları anda da silahları sustu. Şimdi de diyalog yolundalar.- Když byli vyslechnuti, jejich zbraně ztichli a nyní jsou zpět na cestě dialogu.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.Cuando todo lo demás está bien, esta operación se puede planificar con antelación.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.Jos kaikki on muuten hyvin, leikkaus voidaan suunnitella etukäteen.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.Om allt är väl i övrigt kan operationen planeras i förväg.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.Si tout va bien pour le reste, l'opération peut être planifiée à l'avance.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.Если всё хорошо, то операцию можно запланировать заранее.
Eğer diğer her şey yolundaysa sezaryen ile doğum daha önceden de planlanabilir.إذا كان كل شيء من النواحي الأخرى على ما يرام، فإنه من الممكن التخطيط للعملية مسبقاً.
Eğer içinde, bir şekilde, kalbin Gerçeğe yöneldiyse, o zaman her şey yolunda gidecektir.Dat ergens in je hart is gekomen bij je waarheid, dan werkt alles voor je.
Eğer içinde, bir şekilde, kalbin Gerçeğe yöneldiyse, o zaman her şey yolunda gidecektir.Ezt csak felfedezheted.
Eğer içinde, bir şekilde, kalbin Gerçeğe yöneldiyse, o zaman her şey yolunda gidecektir.Takže pokud je uvnitř vaše srdce směřováno vstříc Pravdě, pak vše ostatní bude v pořádku fungovat.
Eğer içinde, bir şekilde, kalbin Gerçeğe yöneldiyse, o zaman her şey yolunda gidecektir.И если эта истина основалась в вашем сердце, все будет идти прекрасно.
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Ako sem se pečal z ničemurnostjo in je noga moja hitela v prevaro
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Aku bersumpah bahwa belum pernah aku bertindak curang; belum pernah pula aku menipu orang
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Als ik zou hebben gelogen en bedrogen,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Dacă am umblat cu minciuna, de mi -a alergat piciorul după înşelăciune:
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Dersom jeg har faret frem med falskhet, og min fot har hastet til svik
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Habe ich gewandelt in Eitelkeit, oder hat mein Fuß geeilt zum Betrug?
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Ha én csalárdsággal jártam, vagy az én lábam álnokságra sietett:
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Har jag väl umgåtts med lögn, och har min fot varit snar till svek?
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Har jeg holdt til med Løgn, og hasted min Fod til Svig
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Jestli som chodil s márnosťou, a jestli moja noha spiechala ku ľsti,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Jeźlim chodził w kłamstwie, a spieszyła się na zdradę noga moja: