Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunda ile cümle

yolunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha önce söylediğim gibi, barış yolunda yürümek isteyenler yanlız olmayacaklar.強く確かなアメリカ合衆国のパートナーと共にあるだろう
Derhal bütün insanlar kulunin çıkış yolundaki hükümdarlık mücehverlerini görmeye gittiler,Thans stellen mensen zich in de rij buiten de toren op om de kroonjuwelen te zien
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Ich hüpfte auf den Fahrersitz und fuhr mit dem neuen Modell die Zufahrt entlang und war begeistert.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Ik kroop achter het stuur van de nieuwe auto en reed lekker een rondje. Het was geweldig.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.운전대에 뛰어 올라 신형 자동차를 타고 집 앞길을 돌았습니다. 신나는 일이었죠.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Masuk ke mobil model baru itu dan mengendarainya berkeliling, dan itu sangat menyenangkan.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Saltaba detrás del volante y conducía el nuevo modelo, y era una maravilla.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Saltava para o volante e dava uma volta com o novo modelo, e era divertidíssimo.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Săream la volan şi conduceam noul model pe alee in cerc şi mi se părea o petrecere pe cinste.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Tôi nhảy vào ngồi cạnh vô lăng và lái chiếc ôtô mới trên đường và điều đó thật tuyệt vời.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Wskakiwałem za kółko i jeździłem nowiutkim modelem po podjeździe i to była świetna zabawa.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Καθόμουν στη θέση του οδηγού και οδηγούσα το νέο μοντέλο στο δρόμο και ήταν μαγευτικό.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.Запрыгивал за руль и прокатывался на новенькой модели около дома - было просто сногсшибательно.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.הייתי קופץ מאחורי ההגה ולוקח את הדגם החדש סביב החניה, וזה היה פיצוץ.
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.وكنت اقفز خلف المقود وانطلق بالطراز الجديد في جولة على الطريق, وكان ذلك غاية في الروعه
Direksiyona kurulurdum ve garaj yolunda o yeni modelin tadını çıkarırdım, çok güzeldi.本当に楽しかった 2年ほどそうやって過ごしました
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.[]
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.Hackeři za spravedlnost, je nás o jednoho méně, ztratili jsme jednoho z nás.
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.Hacker per la giustizia, siamo uno di meno, abbiamo perso uno dei nostri.
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.Hacker por derecho, somos uno menos perdimos a uno de los nuestros.
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.Hackers combattant pour le bien, l'un des nôtres est tombé. Nous avons perdu l'un des nôtres.
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.،أيها الخارقون لأجل الحق، نقصنا واحدا .خسرنا جزءًا منا
Dođrunun yolundaki hackerlar, bir eksildik, bizden birini yitirdik.同胞の一人を失った。 育て、慈しみ、話し相手となり、 養い、親である我々は、
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Aku mengikuti jalan keadilan, aku melangkah di jalan kejujuran
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ando pelo caminho da retidão, no meio das veredas da justiça,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Az igazságnak útán járok, és az igazság ösvényének közepén.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Camino por la senda de la justicia, por los senderos del derecho
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Chodím cestou spravedlivosti, stredom dráh súdu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Eu umblu pe calea nevinovăţiei, pe mijlocul cărărilor neprihănirii,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ich wandle auf dem rechten Wege, auf der Straße des Rechts,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ik laat iemand wandelen op de weg van de gerechtigheid, midden op de goede wegen.
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Io cammino sulla via della giustizia e per i sentieri dell'equità
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Jeg vandrer på Retfærds Vej. midt hen ad Rettens Stier
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Je marche dans le chemin de la justice, Au milieu des sentiers de la droiture,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.나는 의로운 길로 행하며 공평한 길 가운데로 다니나니
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Minä vaellan vanhurskauden polkua, oikeuden teitten keskikohtaa,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.På rättfärdighetens väg går jag fram, mitt på det rättas stigar,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.På rettferds vei vandrer jeg, midt på rettens stier;
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Po poti pravičnosti hodim, posredi stezá postavnosti,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Prowadzę ścieszką sprawiedliwości, pośrodkiem ścieżek sądu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Stezkou spravedlnosti vodím, prostředkem stezek soudu,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ta đi trong con đường công bình, Giữa các lối ngay thẳng,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ta đi trong con đường công_bình , Giữa các lối ngay_thẳng ,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Περιπατω εν οδω δικαιοσυνης, αναμεσον των τριβων της κρισεως,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Ходя по пътя на правдата. Всред пътеките на правосъдието,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.Я хожу по пути правды, по стезям правосудия,
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.בארח צדקה אהלך בתוך נתיבות משפט׃
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.في طريق العدل اتمشى في وسط سبل الحق
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.我 在 公 義 的 道 上 走 、 在 公 平 的 路 中 行
Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.我 在 公義 的 道上 走 、 在 公平 的 路 中行
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.Föräldrarna bär också ansvaret för att förlossningen förlöper bra.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.La responsabilité du bon déroulement de l'accouchement incombe également aux parents.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.Myös vastuu synnytyksen sujumisesta on vanhemmilla.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.También serán responsables de que el parto se desarrolle adecuadamente.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.Ответственность за проведение родов также лежит на родителях.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.كما أن مسؤولية سير الولادة تقع على عاتق الوالدين.
Doğumun yolunda gitmesi sorumluluğu da ebeveynlerdedir.您也可选择家庭分娩,但这不属于公众医疗服务范围,因而不推荐该做法。家庭分娩中,夫妻双方负责分娩全过程并对分娩中的任何意外承担责任。
Dolayısıyla, belki o bir engel olarak hareket eder, biliyorsunuz, erkeğin hayatta kendi yolunu bulma yolunda.Știi tu , ca bărbatul să își găsească drumul în viață .
Dolayısıyla, belki o bir engel olarak hareket eder, biliyorsunuz, erkeğin hayatta kendi yolunu bulma yolunda.Takže může představovat možná překážku ve způsobu, kterým muži naleznou svou cestu v životě.
Dolayısıyla, eğer hayatta böyle olacaksak, o zaman hiçbir şey yolunda gitmeyecektir.Así, si vamos a ser así en la vida, entonces nada va a funcionar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod