‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Jos minä ikinä valheessa vaelsin, jos jalkani kiiruhti petokseen,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,언제 나의 행위가 허탄하였으며 내 발이 궤휼에 빨랐던가
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Nếu tôi có ăn ở cách dối trá, Và chơn tôi vội vàng theo chước gian giảo,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Nếu tôi có ăn_ở cách dối_trá , Và chơn tôi vội_vàng theo chước gian_giảo ,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Obíral-li jsem se s neupřímostí, a chvátala-li ke lsti noha má:
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Se eu tenho andado com falsidade, e se o meu pé se tem apressado após o engano
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Se ho agito con falsità e il mio piede si è affrettato verso la frode
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Si he andado con la vanidad y mi pie se ha apresurado al engaño
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Si j`ai marché dans le mensonge, Si mon pied a couru vers la fraude,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Εαν περιεπατησα με ψευδος, η ο πους μου εσπευσεν εις δολον,
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Ако съм ходил с лъжата, И ногата ми е бързала на измама, -
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,Если я ходил в суете, и если нога моя спешила на лукавство, –
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,אם הלכתי עם שוא ותחש על מרמה רגלי׃
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,ان كنت قد سلكت مع الكذب او اسرعت رجلي الى الغش.
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,我 若 與 虛 謊 同 行 、 腳 若 追 隨 詭 詐
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,我 若與虛謊 同行 、 腳若 追隨詭詐
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Ak by sa im čo i len jediná vec nepozdávala, mohli ma uväzniť a poslať naspäť.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Als er ook maar iets onnatuurlijk overkwam, konden ze mij opsluiten en repatriëren.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Če bi bilo karkoli sumljivega, bi končala v zaporu in bi me deportirali.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Dacă ceva le părea ciudat, aș fi putut fi închisă și repatriată.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Gdyby cokolwiek wydało się nienaturalne, zostałabym osadzona w więzieniu i deportowana.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Ha bármi természetellenesnek tűnik, akkor bebörtönözhetnek, és visszatoloncolhatnak.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Hvis noget som helst virkede unaturligt, kunne jeg blive fængslet og hjemsendt.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Jika ada sesuatu yang tampak ganjal, saya bisa dipenjara dan dipulangkan.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Jos jokin vaikutti epäluonnolliselta, minut voitiin vangita ja palauttaa kotimaahan.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.만약 조금이라도 부자연스러우면, 저는 감금당하고 본국으로 송환될 수도 있었습니다.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Om något verkade onaturligt, kunde jag bli fängslad och återförd.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Pokud by se jim zdálo cokoliv podezřelé, mohli mě uvěznit a repatriovat.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Se alguma coisa parecesse anormal, podia ser presa e repatriada.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Se qualcosa fosse sembrata poco naturale, sarei stata messa in prigione e rimpatriata.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Si no parecía natural, podría ser encarcelada y deportada.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Vì nếu như họ thấy có điều gì không tự nhiên, tôi sẽ bị tống vào tù và rồi bị trả về nước.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Würde irgendetwas unnatürlich erscheinen, könnte ich eingesperrt und abgewiesen werden.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Αν φαινόταν κάτι αφύσικο, θα μπορούσα να φυλακιστώ και να επαναπατρισθώ.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Ако нещо им изглеждаше неестествено, щяха да ме арестуват и екстрадират обратно.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Если у них возникнет малейшее подозрение, меня посадят в тюрьму и депортируют.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.Якби бодай щось виглядало підозріло, мене б посадили у тюрму, а потім репатріювали.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.אם משהו לא ייראה טבעי, אושלך לכלא ואוחזר למולדתי.
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.إذا بدا أي شيء غريب، فيمكن أن يتم سجني وترحيلي
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.強制送還されたことでしょう もう おしまいだと思いました
Eğer zihnin yolunda bir şeyleri yapmaya ve çözmeyi denemeye girmezsen....Ha nem mész keresztül az elme közegén, hogy megpróbálj kidolgozni dolgokat ...
Eğer zihnin yolunda bir şeyleri yapmaya ve çözmeyi denemeye girmezsen....Jeśli nie pójdziesz za pośrednictwem umysłu, by próbować i rozwiązywać sprawy.
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.arvio siitä, miten hyvin voit suoriutua opinnoista.
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.bedömningen av hur bra du kan klara av studierna.
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.una estimación sobre su capacidad de realizar los estudios
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.une évaluation de votre aptitude à suivre les études.
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.оценка того, насколько успешно вы сможете учиться.
eğitim programında başarılı olup olmayacağınız yolundaki kanı.تقدير إمكانيتك على الأداء بالمدرسة
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.A heroína entra na Europa por duas rotas de tráfico principais.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.A heroin Európába két fő kereskedelmi útvonalon keresztül lép be.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroiini saapuu Eurooppaan kahta merkittävää salakuljetusreittiä pitkin.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroina p≤trunde în Europa pe dou≤ rute principale de trafic.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroina sprowadzana jest do Europy dwoma głównymi szlakami handlowymi.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroinen føres ind i Europa ad to større smuglerruter.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroin gelangt über zwei große Drogenhandelsrouten nach Europa.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroin prihaja v Evropo po dveh glavnih trgovskih poteh.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroin se dostává do Evropy dvěma hlavními cestami.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.Heroín vstupuje do Európy dvomi hlavnými obchodnými cestami.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.L’eroina entra in Europa seguendo due principali rotte di traffico.
Eroin Avrupa’ya yasadışı iki ana ticaret yolundan girmektedir.L’héroïne entre en Europe par deux axes principaux.