Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Нам нужна революция, потому что ничего не работает.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Нам потрібна революція тому, що система не працює; вона просто не працює.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Трябва ни революция, защото нещата не вървят; те просто не вървят.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.למה, סטיב, למה אנחנו צריכים מהפכה? אנחנו צריכים מהפכה
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.نحتاج إلى ثورة لأن الأشياء لا تعمل؛ انها لا تعمل تماماً.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.我哋需要一場革命 因為有啲嘢唔啱,完全唔啱。
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.物事がうまくいっていないからです とても悲しい事態です
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Agent FBI jel naší příjezdovou cestou a díval se, jestli není Aaron ve svém pokoji.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.En FBI kører ind i vores indkørsel for at se om Aaron er på sit værelse.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Un agent du FBI est passé sur l'allée devant notre maison. Il tentait de voir si Aaron était dans sa chambre.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Un agente del FBI baja en la entrada de nuestra casa, tratando de ver si Aaron estaba en su habitación.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Агент ФБР ведет к снижению дорогу наш дом, пытаясь увидеть, если Аарон в своей комнате.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.その日のことを思い出します、なぜ車が私たちの 私道に入ってきたんだろうと思いました、
Biri insan, yolunda, geri geri gelmeden de, yön değiştirebilir.하나 하나의 방향 없이 거꾸로 되 조정을 만들 수 있습니다.
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Đầu tiên là vì họ sợ, sợ sự thất bại, "Sẽ ra sao nếu mình không thành công?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"En razlog je strah. Strah pred neuspehom; "kaj če stvari ne gredo kot si želim?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"첫 번째는 두려움 때문입니다. 실패의 두려움. "만약에 잘 안되면 어떻게 하지?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"La première cause est la peur, la peur de l'échec: "et si ça ne marche pas?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Miért? Az első ok a FÉLELEM. Félelem az elbukástól: mi lesz, ha nem sikerül?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Niekto kvôli strachu, strachu zo zlyhania, "čo ak veci nebúdu fungovať ako majú"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Proč? Za prvé kvůli strachu. Strachu z neúspěchu.
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ten eerste vanwege angst, de angst om te falen, 'wat als dingen niet lukken?'
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Una es por miedo, el miedo al fracaso. ¿Qué pasa si las cosas no funcionan?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Unii, din cauza fricii, a fricii de a eşua. <br/>,,Dacă lucrurile nu vor merge ?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Weil sie Angst vor Fehlschkägen haben "Was, wenn es nicht klappt?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ο ένας λόγος είναι ο φόβος της αποτυχίας."Τι θα γίνει αν δεν πάνε καλά τα πράγματα;"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Во-первых из-за СТРАХА, страха неудачи, "а что, если не получится"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"סיבה אחת היא בגלל פחד,הפחד מכשלון, "מה אם דברים לא יעבדו"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"اولاً: بسبب الخوف الخوف من الفشل ماذا لو أن الأمور لم تنجح
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"そして実現しても自分では力量が足りないという恐れだ
-Bir kız. Herşey yolunda gitmiş.-Det blev en flicka, och det gick bra.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Avevo capito che c'era qualcosa che non andava, e poi richiamai e mi resi conto di quello che era successo.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.J'ai su que ça n'allait pas, j'ai appelé et j'ai réalisé ce qui s'était passé.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Jeg var klar over at der var noget galt, og så ringede jeg og fandt ud af hvad der var sket.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Ok, bây giờ đến lúc hát rồi. ♪ ♪ ♪
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Tušil jsem, že je něco špatně, tak jsem zavolal a uvědomil si, co se stalo.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Μπορούσα να καταλάβω ότι κάτι δεν πήγαινε καλά και τότε πήρα τηλέφωνο και κατάλαβα τι είχε συμβεί.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.И можех да кажа, че нещо не беше наред, и после се обадих и разбрах какво се беше случило.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.Я мог сказать что-то было не так, а потом я позвонил, и я понял, что произошло.
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým..شعرت أنه حدث خطب ما، فاتصلت وأدركت ما حدث
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým. Aradým, ve ne olduđunu anladým.ソーシャルニュースサイトRedditの共同設立者が 遺体となって発見されました。
Bir ţeylerin yolunda gitmediđini anlamýţtým.Pude notar que algo no estaba bien, luego llamé yo, y me di cuenta que algo había ocurrido.
Bir top, yolunda başka bir top yok ise ekran üzerinde her yere taşınabilir.Шарики можно ставить на любую клетку, если проход к ней свободен.
Bir top, yolunda başka bir top yok ise ekran üzerinde her yere taşınabilir.ניתן להזיז כדורים לכל מיקום שהוא על גבי הלוח, כל עוד אין כדורים אחרים בדרכם.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Bạn có để đạp xe trong làn đường xe đạp, nhưng nếu bạn là một người lớn tuổi, sẽ có sự chuyển đổi.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Je moet trappen om te rijden, maar als je wat ouder bent, is dat een optie.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.사용할 수 있는 페달도 있어요. 만약 나이가 드신분이라면, 그건 큰 변화죠. 건강한 사람이라면
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Má pedále a môže chodiť po cyklistickom chodníku, ale ak ste starší, má aj prepínač.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Si deve pedalare per viaggiare su una pista ciclabile, ma se siete anziani, questo è un interruttore.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Trebuie să pedalezi ca să mergi pe pista de bicicletă, dar, dacă ești în vârstă, ai comutator.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Чтобы ехать по велодорожке, нужно крутить педали. Если вы старше, он будет вам помогать.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.Щоб їхати по велодоріжці, потрібно крутити педалі, але, якщо ви людина похилого віку, все не так легко.
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.כדי לנסוע בשבילי האופניים, אבל אם האדם מבוגר, יש מתג. אם האדם בריא, יהיה עליו לעבוד ממש קשה
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.لتشغيلها على مسار الدراجات ، لكن لو كنت شخصاً مسناً، فهنالك مفتاح كهربائي للمحرك . لو كنت شخصاً سليما،
Bisiklet yolunda sürmek için pedal çevirmeniz gerek, ancak eğer yaşlı biriyseniz, bu değiştirme düğmesi.スイッチがあります 健康な方ならば 頑張れば速度がでます
Bizde de yolunda gitmeyen şeyler var.As coisas estão a correr mal aqui também.
Bizde de yolunda gitmeyen şeyler var.De zaken staan er hier ook niet goed voor.
Bizde de yolunda gitmeyen şeyler var.Dinge laufen auch hier falsch.
Bizde de yolunda gitmeyen şeyler var.I u nás to jde od desíti k pěti.
Bizde de yolunda gitmeyen şeyler var.이 부분도 잘못되고 있어요.