Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.Fascynuje mnie jej możliwość wnikliwej analizy istoty ludzkiej, jej sposobu funkcjonowania i odczuwania.
Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.전 과학에 매료되어 있습니다. 과학을 통해 인간을 심도있게 살펴볼 수 있다는 점과 과학이 작동하는 방식, 느끼는 방식 때문이죠.
Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.Mich fasziniert ihre Fähigkeit,
Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.אני מוקסם מהיכולת של המדע לחקור לעומק את האדם, איך הוא פועל, איך הוא מרגיש.
Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.أنا مسحور بقدرتها علي أن تبحث بعمق في الإنسان طريقته في العمل ، طريقته في التفكير
Bilimin yetenegine hayranım çünkü insanı derinden araştırıyor çalışma yolunda, duygu yolunda.人間の働き方 感じ方を非常に深く 探求できる事に魅力を感じます そして 人間がどうやって見たり
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Aku tidak tahu, tapi ada sesuatu yang tidak benar.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Anh không rõ nhưng mà có chuyện anh cảm thấy là không đúng
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Ich bin mir nicht sicher, aber etwas scheint hier nicht ganz zu stimmen.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Ik weet niet maar iets klopt er niet.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Jag vet inte men nåt stämmer inte alls.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Ne vem ampak nekaj sploh ni v redu.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Nie wiem, ale coś nie jest w porządku.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Non lo so ma c'è qualcosa che non va bene per niente.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Nu stiu, dar ceva nu e bine deloc.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Δεν ξέρω, αλλά κάτι δεν πάει καθόλου καλά.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...Не знаю, но что-то совсем не так.
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum....אני לא יודע, פשוט... משהו מרגיש לי לא בסדר
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum....لا أعلم ولكن هنالك شيء ليس صحيحًا في الأمر
Bilmiyorum sadece .... bir şeyler yolunda değil gibi hissediyorum...ずっと背中を押されてる気分だ
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Elindulnak azon az úton, amely csak egy picit konkrétabb, mert jelzik mindenkinek körülöttük, azt mondják:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Iniziate soltanto ad essere un po' più espliciti, perché chi vi sta attorno se ne accorgerà, e dite:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Je begint met nèt een beetje explicieter zijn, omdat je iedereen om je heen laat zien:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:주변에 있는 사람들에게 알리면서 아주 조금만 더 확실히 표현하는 길을 시작하세요
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Pornești pe un drum pe care ești un pic mai explicit pentru că transmiţi celor din jur:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Vydáte sa na cestu, na ktorej budete pre iných jasnejší, lebo každému naokolo dáte jasný signál.
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Začnete novou cestu, budete trošičku důslednější, protože pošlete všem okolo signál
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Ви станете на шлях трошки голоснішого висловлення, бо ви сигналізуєте людям навколо вас.
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Вы начинаете этот путь к большей разборчивости, чтобы дать понять окружающим вас людям:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:Започвате да ставате малко по-категорични, защото давате сигнал на всички около вас, казвате:
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:מתחילים בשביל הזה של להיות קצר יותר ברורים, בגלל שזה מסמל לכל מי שבסביבה,
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:فأنت تبدأ ذلك الطريق بأن تكون أكثر وضوحا قليلا، لانك تشير لكل من هم حولك،
Biraz daha açık olma yolunda adım adım ilerlersiniz, çünkü çevrenizdeki herkese şunu işaret edersiniz:明確に示す生き方を始めます なぜなら あなたは周囲の人に対して 「私の 私たちの世界を
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Als Wissenschaftler müssen Sie erstmal dafür sorgen, dass Ihr Kram funktioniert.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.A primeira coisa a fazer como cientistas é: têm de se certificar que o teste funciona.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Het eerste wat je als wetenschapper moet doen, is zorgen dat het spul werkt.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.여러분이 과학자라면 첫번째로 해야할 일은 그 재료들이 산출하는 것에 확신을 하는 것입니다.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.La première chose que l'on fait en tant que scientifique est de s'assurer que ça marche.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.La prima cosa che fa uno scienziato è essere sicuri che le cose funzionino.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Lo primero que uno hace como científico es asegurarse de que la cosa funciona.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Pierwszą rzeczą, jaką naukowiec robi jest upewnienie się, że wszystko działa.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Primul lucru pe care îl faci ca om de știință e să te asiguri că lucrurile funcționează.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.В первую очередь ученый должен убедиться, что материал работает.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Първото, което правиш като учен е, трябва да се увериш, че това нещо работи.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.הדבר הראשון שאתה עושה כמדען הוא, עליך לוודא שהעסק עובד.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.أول شئ تفعله كعالم هو.. أن تتأكد أن الأشياء تعمل
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.実験の有効性を確かめることです そこで 組織培養細胞を
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Avem nevoie de o revoluție fiindcă lucrurile nu funcționează; ele pur și simplu nu funcționează.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Azért van szükségünk forradalomra, mert a dolgok nem működnek; egyszerűen nem működnek.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Ci vuole una rivoluzione perché le cose non stanno funzionando; semplicemente per questo.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Kita perlu revolusi karena semuanya tidak bekerja sebagaimana mestinya.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.우리는 일이 제대로 되지 않기 때문에, 단지 잘 되지 않기 때문에 혁명이 필요합니다.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Necesitamos una revolución porque las cosas no están funcionando; no funcionan.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Nous avons besoin d'une révolution parce que les choses ne fonctionnent tout simplement pas.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Potrzebujemy rewolucji, ponieważ nic nie gra; po prostu nic nie gra.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Precisamos de uma revolução porque as coisas não estão a funcionar, simplesmente não funcionam.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Revoluci potřebujeme, protože věci nefungují. Prostě nefungují.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.We hebben een revolutie nodig omdat het vierkant draait. Het draait gewoon vierkant.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Wir brauchen eine Revolution, weil die Lage hier so schlecht ist. Sehr schlecht.
Bir devrime ihtiyacımız var çünkü işler yolunda gitmiyor; evet, işler yolunda gitmiyor.Χρειαζόμαστε μια επανάσταση γιατί τα πράγματα είναι χάλια, είναι απλά χάλια.