"Bayan Walker, hayatımı değiştirdiniz. Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız.J'ai vu certains de ces enfants venir et lui dire, "Vous savez, Mme Walker, vous avez changé ma vie.
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.A algunas personas les gusta el viaje de... 'Ah, ir y sí, comprobarlo y disfrutar...'
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Alcune persone amano il viaggio... "ah, andiamo sì, proviamoci e divertiamoci..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Certains aiment faire le voyage de : "Ah, vas-y et oui, visite ça et profites-en..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Néhányan szeretik az utazást; ...mennek... és igen, megvizsgálják ... élvezik ...
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Niektórzy lubią podróż. Tak, podróżują, sprawdzają i bawią się...
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Sommige mensen houden van de reis. 'Ah, vooruit, uitzoeken, genieten.'
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Unor oameni le place calatoria de a... "a... mergi si, da..., incearca, bucura-te..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Некоторым нравится путешествие.."идешь, посмотришь то и это, наслаждаешься..."
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.By zrobić to, co trzeba.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Ca să fac treaba, să văd că e făcută bine.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Để bảo đảm công việc sẽ được thực hiện!
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.For at sikre, alt gik efter planen.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Para agir correctamente. Para o trabalho ser feito.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Para hacer lo correcto. Para ver que se hiciera.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Per controllare che il lavoro sia fatto bene.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Pour que le travail soit bien fait.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.-Abych udělal správnou věc.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.För att se till att det blev rätt gjort.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.Lähdin varmistamaan, että homma hoituu.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına. Ne yaptığını düşün.Untuk memastikan tugasku selesai. saatkan perbuatanmu.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.Om te zorgen dat 't gebeurt.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.Για να καταστρέψω τον αστεροειδή.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek. Tanrı aşkına.За да се уверя, че работата е свършена.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.Um die Welt zu retten und dafür zu sorgen, daß es getan wird!
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.За да се уверя, че работата е свършена.
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek..אחר-כך נפעיל אותם בחזרה ונצנח .זו התוכנית ?זה יעבוד-
Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.لفعل الصواب للتأكيد على ذلك
Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız.Usted hizo una diferencia en mi vida. Usted hizo que funcionara para mi.
Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız.Wszystko Pani naprawiła, sprawiła Pani że czułem się kimś, kiedy w głębi serca wiedziałem, że nie jestem.
Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız."Ви знаєте, пані Волкер, ви змінили моє життя. Ви змусили його працювати на мене.
Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız.את שינית את חיי. גרמת לעניינים להסתדר.
- Ben, Truman. - Hey. - Orada herşey yolunda mı?Como te sentes por aí, grandalhão?
Ben yolundan çekileyim. Bir günlük özerklikle başka türlü hiç ortaya çıkmayacak bir sürü şey üretildi.習得についてです。習得とは、何かをより良く扱いたいという意欲です。だから週末に楽器を練習したりするのです。
Ben yolundan çekileyim.laisse moi juste sortir de ton chemin.
Ben yolundan çekileyim.Нека не ти преча".
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.5명은 해변가에 걸어서 돌아가기 시작했고 그 여정에서 모두 죽었습니다.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.5人全員が死亡しました 探索や冒険をするところはもうない
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Alle fem af dem vendte rundt og begyndte at gå tilbage til kysten, og alle fem døde på den hjemrejse.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Alle kehrten um und begannen zur Küste zurückzulaufen, und alle fünf starben auf diesem Rückweg.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Alle vijf stierven ze op de terugreis.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Los cinco dieron la vuelta y comenzaron a caminar hacia la costa y todos murieron en ese viaje de regreso.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Mereka berlima kembali dan mulai berjalan ke pantai dan semuanya tewas dalam perjalanan pulang itu.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Mind az öten visszaindultak a part felé, és mind az öten odavesztek a visszaúton.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Os cinco deram meia volta e voltaram até à costa. Morreram os cinco naquela viagem de regresso.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Tất cả 5 người họ quay về và bắt đầu đi bộ trở lại bờ biển và tất cả 5 đều chết trong chuyến trở về đó.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Toţi cinci au făcut cale întoarsă şi au început drumul spre coastă şi toţi au murit pe drumul de întoarcere.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Vseh pet se je obrnilo in začelo hoditi nazaj proti obali in vseh pet je na poti nazaj umrlo.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Všetci piati sa teda otočili a vybrali sa späť na pobrežie a všetci piati na tejto ceste aj zomreli.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Všichni se otočili a šli zpátky na pobřeží a všech pět na té zpáteční cestě zahynulo.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Zawrócili i zaczęli iść w kierunku wybrzeża i cały pięcioosobowy zespół zmarł w drodze powrotnej.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Все пятеро развернулись и пошли вдоль побережья в обратную сторону и все пятеро погибли по дороге назад.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.Всі п'ятеро розвернулись і почали повертатися на узбережжя, і всі п'ятеро померли по дорозі назад.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.כל החמישה פנו לאחור והחלו לצעוד בחזרה לעבר החוף וכל החמישה מתו במסע חזרה.
Beşi de geri dönüp yürümeye başladılar ve o dönüş yolunda beşi de öldü.الخمسة جميعهم التفوا وعادوا إلى الساحل ومات الخمسة جميعهم وهم في طريق العودة.
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.5 años después leí el archivo del FBI, y era como "¡Cielos! Ese era el agente del FBI en mi estacionamiento."
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Nói chung mỗi trường đại học lớn tại Hoa Kỳ đều<br/>đã phải trả một phí bản quyền cho các tổ chức như
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Po pěti letech jsem četl spis z FBI a došlo mi to, "Bože můj! To byl agent FBI na té příjezdovce!"
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Мол, пять лет спустя я прочитал этот файл ФБР, и я, как, "О, боже мой, что был агентом ФБР, в моей дороге.".
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.彼は怯えていました。完全に怯えていました。