Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunda ile cümle

yolunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.ידרך ענוים במשפט וילמד ענוים דרכו׃
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.‎يدرب الودعاء في الحق ويعلم الودعاء طرقه‎.
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.他 必 按 公 平 引 領 謙 卑 人 、 將 他 的 道 教 訓 他 們
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.他 必 按 公平 引領謙卑人 、 將 他 的 道教 訓 他 們
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Aber aus Liebe zu lieben, zur Schule mit schweren aussieht.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Ale láska z lásky ke škole s těžkými vypadá.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Ale láska z lásky ku škole s ťažkými vyzerá.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Ale miłość od miłości, do szkoły z ciężkimi wygląda.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Dar dragostea de iubire, faţă de şcoală cu un aspect grele.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.De a szeretet szeretetet, iskolás nehéz néz.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.그러나 무거운 외모와 함께 학교에 대한 사랑에서 사랑 해요.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Maar liefde uit liefde, naar school met zware looks.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Mais l'amour de l'amour, vers l'école avec des regards lourds.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Ma l'amore da amore, verso la scuola con gli sguardi pesanti.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Mas o amor do amor, para a escola com a aparência pesada.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Men kærlighed fra kærlighed, mod skolen med tunge udseende.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Men kärlek från kärlek till skolan med tunga utseende.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Mutta rakkautta rakkautta, kohti koulun raskas näyttää.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Nhưng tình yêu từ tình yêu, đối với trường học với vẻ nặng.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Pero el amor del amor, hacia la escuela con un aspecto pesado.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Tapi cinta dari cinta, menuju sekolah dengan tampak berat.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Toda ljubezen od ljubezni, do šole s težkimi izgleda.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi. [Yavaş İstirahat.][再入力ジュリエット、上記の。]
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Αλλά η αγάπη από την αγάπη, προς το σχολείο με βαριά εμφάνιση.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Но любов от любовта към училище с тежки погледи.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.Но любовь от любви, к школе с тяжелыми взглядами.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.אבל אהבה אהבה, כלפי הספר נראה כבד.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.ولكن الحب من الحب ، ونحو المدرسة مع تبدو ثقيلة.
Ama Allah kullarını öyle bir şeyle şereflendirmiştir ki, onu eğer O'nun yolunda kullanmazlarsa leş olurlar.Pero Allah (swt) honró a Sus siervos con algo que, si no sirve a Su propósito, se convierte en un esqueleto.
Ama bu hangi patentin yapıldığı ve hangi icatların patent yolunda olduğu konusunda -Si alguien en esta audiencia sugiriera que el software debería ser eliminado del ámbito de las patentes.
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››아말렉인과 가나안인이 골짜기에 거하나니 너희는 내일 돌이켜 홍해 길로 하여 광야로 들어갈지니라
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››(А амаличаните и ханаанците живеят в долината). Утре се върнете та идете в пустинята към Червеното море.
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››Амаликитяне и Хананеи живут в долине; завтра обратитесь и идите в пустыню к Чермному морю.
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››והעמלקי והכנעני יושב בעמק מחר פנו וסעו לכם המדבר דרך ים סוף׃
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››واذ العمالقة والكنعانيون ساكنون في الوادي فانصرفوا غدا وارتحلوا الى القفر في طريق بحر سوف
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››亞 瑪 力 人 和 迦 南 人 住 在 谷 中 、 明 天 你 們 要 轉 回 、 從 紅 海 的 路 往 曠 野 去
Amaleklilerle Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.››亞瑪 力 人和 迦南人 住在 谷中 、 明天 你 們要 轉回 、 從紅 海 的 路往 曠野去
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.Ale nie chodzili synowie jego drogami jego; lecz udali się za łakomstwem, i brali dary, a wywracali sąd.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.Fiii lui Samuel n'au călcat pe urmele lui; ci se dădeau la lăcomie, luau mită... şi călcau dreptatea.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.그 아들들이 그 아비의 행위를 따르지 아니하고 이를 따라서 뇌물을 취하고 판결을 굽게 하니라
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.Men hans sønner vandret ikke på hans veier, men søkte bare egen vinning og tok imot gaver og bøide retten.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.Nechodili pak synové jeho po cestách jeho, ale uchýlili se po lakomství, a berouce dary, převraceli soud.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.No, jeho synovia nechodili po jeho cestách, ale sa podali za ziskom a brali úplatok a krivili súd.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.Но сыновья его не ходили путями его, а уклонились в корысть и брали подарки, и судили превратно.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.ולא הלכו בניו בדרכו ויטו אחרי הבצע ויקחו שחד ויטו משפט׃
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.ولم يسلك ابناه في طريقه بل مالا وراء المكسب واخذا رشوة وعوّجا القضاء.
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.他 兒 子 不 行 他 的 道 、 貪 圖 財 利 、 收 受 賄 賂 、 屈 枉 正 直
Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.他 兒子 不 行 他 的 道 、 貪圖 財利 、 收受 賄賂 、 屈枉 正直
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Ale wy obróciwszy się, idźcie na puszczą, drogą ku morzu czerwonemu.
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››A vy sa obráťte a rušajte sa na púšť cestou smerom k Červenému moru.
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Dar voi, întoarceţi-vă înapoi, şi plecaţi în pustie, în spre marea Roşie.``
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Ihr aber wendet euch und ziehet nach der Wüste den Weg zum Schilfmeer.
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››I selv derimod skal vende om og begive eder på Vej til Ørkenen i Retning af det røde Hav!"
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››너희는 회정하여 홍해 길로 하여 광야로 들어갈지니라 하시매
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Mais vous, tournez-vous, et partez pour le désert, dans la direction de la mer Rouge.
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Ma voi volgetevi indietro e incamminatevi verso il deserto, in direzione del Mare Rosso
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Men I själva mån vända eder åt annat håll; bryten nu upp och tagen vägen mot öknen, åt Röda havet till.»
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Men vend I om og ta ut i ørkenen, på veien til det Røde Hav!
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››Mutta te kääntykää takaisin ja lähtekää liikkeelle erämaahan, Kaislameren tietä.`
Ama siz geri dönün, Kızıldeniz yolundan çöle gidin.› ››nhưng các ngươi hãy trở về, đi đến đồng vắng về hướng Biển đỏ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod