Lakin işler yolunda gitmedi.אולם העסק לא הצליח.
Cesedi tren yolunda bulunur.היא מוצאת אותו כבר על הרכבת.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.הוא החליט להזדרז במסעו הביתה.
ADS sinyali, adres yolunda geçerli bir adres olduğunu belirtir.אימייל על מסיבת סמים מוביל לכתובת הלא נכונה.
Her Şey Yolunda ile şu maddeler kastedilmiş olabilir: Her Şey Yolunda (albüm) Her Şey Yolunda (dizi)הרי החומרים קיימים, האיסוף כבר נעשה, הכל בסדר".
Oradaki hapisten çıkarıldı ve Ankara yolunda işkence çektirilerek öldürüldü.הם הובלו אל מחוץ לעיירה ונרצחו בדם קר.
Bu örgüt I. Dünya Savaşı sırasında İtalya’nın savaşa katılımı yolunda faaliyet gösterdi.בצורה כזאת הוא תכנן להוציא את איטליה מהמלחמה במתקפה אחת.
Uluslar bu ilanı yaparak dünyanın sorunlarını çözme yolunda başarılı olduklarını iddia etmiş olacaklar.הם חשבו כי באמצעות האמנות ניתן יהיה לפתור את הבעיות של העולם.
Her şey yolunda."Всичко е на място“.
Göğe çıkan şamanı ayartıp yolundan çevirmeye çalışırlar.Нима искат да го изолират, да го премахнат от пътя си?
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Жителите им са изселени.
Aslında her şey yolunda gitti.Но всичко минава благополучно.
Eğer dikey bir saptırıcı bileşen yoksa, cisim merkezden düz bir çizgi yolunda ilerler.Без въжето обектът би отлетял по праволинейна траектория.
Bu örgüt I. Dünya Savaşı sırasında İtalya’nın savaşa katılımı yolunda faaliyet gösterdi.Този договор определя условията за влизането на Италия в Първата световна война.
Bu uzay aracı kuyruklu yıldız yolunda 2 asteroit uçuş görevi gerçekleştirdi.Мисията трябва да проучи и 2 астероида по пътя си към кометата.
"Road to Europe", "...yolunda" bölümlerinin ikincisidir.Другата църква в квартала е „Преображение Господне“ – на ул. „Ралица“ 2.
"Juno Jüpiter Yolunda".Сондата на път за Юпитер.
Ama yolunda azimle yürümeye devam etmeli.С чест отбранява прохода.
25 Mart 2000. s. 20. ^ "KKTC, "kurumlaşma" yolunda".20 от 5 март 1999 г. Закон за движението по пътищата, чл.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Nihaibab) a žena mu je postala Chomihá (voda lijepa i odabrana).
Antihistaminlerin sıvı artışı veya hava yolunda spazm oluşmasında etkili olduğuna dair bir inanış yoktur.Ne vjeruje se da antihistiminici imaju učinka na nakupljanje tekućine ili na spazme dišnih puteva.
Sistit: Orta idrar yolunda ağrı.Središte je općine Boljevac.
Cesedi tren yolunda bulunur.Tijelo je ostalo ležati na cesti.
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.No stvari ipak nisu protekle glatko.
Olivier ayrıca kendini, Oscar getiren bir performans sergilemek yolunda yönlendiren, ilk kişi oldu.Olivier je usto postao i prva osoba koja je režirala film i osvojila Oscar za ulogu u istom.
Millet yolunda ölen şehiddir.Narodi svijeta U Ubihi.
Vaballathus, Roma yolunda öldü.Prema Zosimu je Valabat umro na putovanju za Rim.
Her Şey Yolunda ile şu maddeler kastedilmiş olabilir: Her Şey Yolunda (albüm) Her Şey Yolunda (dizi)Sve bi čelike mogli grubo razvrstati među: Dobro zavarljivi: Č.
27 Ekim 1943'te arabası Minsk-Smolensk yolunda devrildiğinde Kluge ağır yaralandı.27. októbra 1943 bol von Kluge ťažko ranený pri dopravnej nehode na ceste medzi mestami Minsk a Smolensk.
Her şey yolunda gitmiş, ameliyat başarılı geçmiştir.Podarí sa mu to a opereta sa končí šťastne.
Bir sezon boyunca hiçbir şey yolunda gitmedi.V nasledujúcich sezónach sa však klubu vôbec nedarilo.
Her şey yolunda."Ty si všetko."
Stalin ve "çocukları" arasındaki etkileşimler putlaştırma yolunda ana unsur hâline geldi.Interakcia medzi Stalinom a deťmi sa stala kľúčovým prvkom kultu osobnosti.
Sağcı hükümetler kontrolü ele almıştır ve artık "her şey yolunda" dır.Nemcov následne ubezpečil, že je všetko v poriadku.
Fakat burada işler yolunda gitmiyordu.Miesto však nebolo vhodné.
Yıldız ana dizi üzerinde yıldız evrimi aşamasının yarı yolundadır.Hviezda je zhruba v polovici prvotnej fázy hviezdneho vývoja.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Tie postupujú priamo do tretej fázy.
Örneğin, safra yolunda, özellikle ana safra kanalında (koledok) kalsifikasyon olması sarılığa neden olabilir.Presné počty zlatokopov, najmä v oblasti hornej časti kaňonu Fraser je preto nemožné presne zrátať.
Her şey yolunda."Vse je v najlepšem redu.«
Büyük gemiler geçiş yolundaki engeller nedeniyle Sri Lanka'nın etrafından dolaşmak zorunda kalmaktadır.Velike ladje morajo potovati okoli Šrilanke.
Ülke, Asya ile Avrupa arasındaki kervan yolunda kurulmuştu.Bil je pomembna postaja na Svilni cesti med Azijo in Evropo.
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.Vendar ni šlo vse gladko.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Priključen ji je prehod v tretji stavek.
Her şey yolunda gitmiş, ameliyat başarılı geçmiştir.Doktorji so bili začudeni, da je preživel operacijo.
Sistit: Orta idrar yolunda ağrı.Bližnji vzhod: kuga opustoši Meko.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Na poti so jih spodbujali tisti romarji, ki so se vrnili s potovanja.
İdrar yolu enfeksiyonlarına neden olan bakteri mesaneye genellikle idrar yolundan girer.Bakterije, ki povzročajo okužbe sečil, običajno pridejo v mehur skozi sečevod.
Bazı şeyler her zaman yolunda gitmemiştir.Tiesa, ne visados viskas ėjo sklandžiai.
Büyük gemiler geçiş yolundaki engeller nedeniyle Sri Lanka'nın etrafından dolaşmak zorunda kalmaktadır.Dideli laivai turi plaukti aplink Šri Lanką.
Her şey yolunda."Viskas buvo savo vietose“.
Millet yolunda ölen şehiddir.Žuvo visi juo skridę žmonės.
Her şey yolunda gitmiş, ameliyat başarılı geçmiştir.Kulka buvo išimta, operacija, kaip manyta, buvo sėkminga.
Devlet, tarafsız bir şekilde hakemlik görevinde bulunursa o zaman ortak iyiyi sağlama yolunda çalışmış olur.Jeigu abi pusės laikosi garbės kodekso, bendradarbiaudamos jos laimės.
"Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır."Dar liko truputį darbo, bet viskas einasi puikiai“.
Pablo kendi yolunda ilerler.Gabieta, gyvenk savo vietoj.
Demokrasi yolunda, Ord.Keliai į Gvanarę, Arauką.
Humanizm yolunda atılan ilk adım budur.Laikomas pirmuoju prūsų humanistu.
Mary 2. kez evlenerek kendi yolundan giderken Freddy yolundan sapar.Jos motinai ištekėjus antrą kartą, Marija apsisprendė gyventi savarankiškai.
İnternet çok yaygın olup her eve girme yolundadır.Visuose restoranuose yra bevielio interneto prieiga.
Her şey yolundaydı.Viskas buvo tvarkoj.