Her şey yolunda."全てが改善された」。
Onlar sürekli olarak kötülükle savaşırlar ve iyilik yolunda mücadele ederler.この戦いで将門は敗走、良兼は将門の妻子(良兼の娘と孫とされる)を連れ帰る。
Şüphesiz Allah yolundan çıkanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."83.その日アッラーは、それぞれの民族から、アッラーの印を虚偽とした一群を集められ、彼らを隊列に並ばされる。
Brezilya yolunda Jones, o sırada İngiliz sömürgesi olan Guyana’ya ilk seyahatini yaptı.このブラジルへの旅行の間に、ジョーンズは初めてガイアナ(当時は英領ギアナ)を訪れている。
Su testisi su yolunda kırılmayacak mıydı?水槽が割れることはないのか?
Suzi yanmış demektir, Allah yolunda yanmış manasındadır.その九界により判断を下し、アッラーの一界と争う。
Gidiyorsan dosdoğru kendi yolundan git.自分が入った道を選ばれたら、そのまま戻ってくれば良い。
Helal olanları kazanma yolunda yardımda bulunur.偶然出会った権藤に何かと助けてもらう。
Aslında her şey yolunda gitti.全てがうまくいっていた。
Paketi bagaja koyarak yolunda devam eder.荷物の取扱いを開始。
Her şey yolunda giderse saldırmayın.攻撃されても落馬しない。
Dönüş yolunda bir takım terörist tarafından saldırıya uğrarlar.途中でテログループに捕まる。
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.財団は発展途上にある。
İnsan Tanrı'ya ulaşma yolunda ilerledikçe mutlu olur.皆が主への正しい道を望めばよい。
Hayır, sakın yolunda kalma sen.取越苦労するなよ。
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .玄旨帰命檀は、玄旨檀と帰命檀を合わせたものである。
Destiny'e dönüş yolunda iken ise dev bir gizemli dikili taş keşfederler.石勒が退却すると、紀瞻は会稽国内史に任じられた。
(Kışında olsa) Çeşme yolunda karşılaşanlar, hürmetle birbirinin sağ omzunu öperler.誉田御廟山古墳の拝所(歴代天皇陵に治定されている古墳には宮内庁によって拝所が設けられている)の参道左手に所在する古墳である。
Diyarbakır'dan köye gelişlerde 2'si çevre yolunda olmak üzere 5 köprü üzerinden geçiş yapılmaktadır.町 1面 5面 11面 2つ以上のフィールドで構成され、橋を渡ることでフィールドを行き来することができる。
Ben onu hak yolunda yetiştirdim.彼が我々に正しい道を示してくれたんだ。
Portekiz donanması geri dönüş yolunda Somali'nin kuzey kıyısındaki Zeyla'yı tahrip etti[6].ジェッダ攻略を断念した後、帰路、ポルトガル艦隊はソマリア北岸のゼイラを攻撃・破壊した[1]。
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."不順從之神(まつろわぬ神,Disobedient Gods) 跳脫出神話,在地上彷徨的神即是「不順從之神」。
Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir.朝覲是穆斯林團結及順服真主的一種展示。
Ama diğer Fransız şehirlerinden önemli yardımlar görmek yolundaki beklenti kısa zaman içinde son buldu.但所有从其它法国城市获得真正帮助的希望很快破灭了。
Karıları onu, yolundan saptırdılar.其間,他的妻子決定離他而去。
Her şey yolunda."可以風矣』。
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .循環報復雖天意,壯士所惜惟功名。
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!由兩個詞語:安拉和清真言中的「萬物非主,唯有真主」組成。
Şüphesiz Allah yolundan çıkanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."亂法者軍有常刑,奉命者賞不踰日。
Aslında her şey yolunda gitti.不过到目前为止,一切都还好。
25 Şubat - Dinin politik amaçlarla istismar edilemeyeceği yolundaki yasa kabul edildi.1925年2月25日國會通過法案,宣稱宗教不可在政治中被用作工具。
"Gökhan Töre Beşiktaş yolunda!".……爾時世尊行至大路。
Kongre Yolunda TEV-KURD -1- Sıdkı Zilan Sıdkı Zilan ile Söyleşi: Ben Kimim?」 玄奘譯《品類足論》卷1:「想云何?謂取像性。
Daha çok kendi yolunda küçük adımlarla ilerliyordu.经由数个小步骤把另一个人带进去。
(Kışında olsa) Çeşme yolunda karşılaşanlar, hürmetle birbirinin sağ omzunu öperler.已遷戶部右侍郎,坐隴右礦賊未靖,論罷。
Böylece Bağımsız Finlandiya yolunda önemli bir adım atılmıştır.此独立宣言的通过是芬兰独立进程中的一个重要步骤。
"PC/104" ismi bu benzerlikten v özel birleştirilmiş 104 pinlik veri yolundan üretilmiştir.PC/104 的 PC 指的當然就是個人電腦,而 104 就是這個介面規格的總腳數。
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.他想要回到他的旅行前他的生活。
Pablo kendi yolunda ilerler.Bebe轉任上路。
Fakat burada işler yolunda gitmiyordu.但事情並不是這麽順利。
Karıları onu, yolundan saptırdılar.동시에 여복(女福)이 여전하여 동료들에게 시샘을 사고 있다 하였다.
Belçika federalizasyonu yolundaki ilk adımları (1970 anayasa reformu) denetledi.그는 벨기에의 연방화(1970년의 헌법적 개혁)을 향한 첫 단계들을 감시하였다.
Bazı şeyler her zaman yolunda gitmemiştir.그러나 때로는 일들이 그리 순조롭게 진행되지 못할 때도 있었다.
Her şey yolunda."모든 것은 안전하다."
Aslında her şey yolunda gitti.모든 것이 순조롭게 진행되었다.
Her şey yolunda giderse saldırmayın.싸움을 피하고자 한다면 직접 가담하지 말라.
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .천만언설(千萬言說)에 의하지 않고 다만 직지인심(直指人心)하여 견성성불(見性成佛)하는 종파이다.
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.후세 사람들 중 누가 또 대감의 시를 현판해서 걸지 모르지 않습니까?"라며 조롱(嘲弄)하였다.
Ankara-İzmir yolundan geliyorsanız Salihli ilçesinden Bozdağ-Ödemiş yönüne sapılır ve Ödemiş'e varılır.형벌(刑罰)과 상(賞)은 인군(人君)에게서 나오는데, 네가 형벌과 상을 주는 권리를 마음대로 하는가?
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.1996년엔 강릉지역 무장공비 침투사건에 투입되어 공비들을 사살하는 수훈을 세웠다.
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.그러나 일은 그렇게 잘 풀려나가지 않았다.
"Sidney yolunda ilk sınav".“서울대총학, 강의평가 시스템 첫선”.
2010'un Mayıs ayında düzenlenen şampiyonaya katılma yolunda etkili bir isim oldu.2010년 5월 팀원선수의 승부조작으로 인해 직무정지 처분을 받았다.
Her şey yolunda gitmiş, ameliyat başarılı geçmiştir.여름 방학 막판에 수술을 하게 되었고 그 수술은 무사히 성공했다.
"Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır."אז יש משהו עקום פה, משהו לא בסדר".
Seçici Kurul ödül verilmemesi yolunda karar alabilir.הוא זכאי גם להחליט שלא להעניק פרס מסוים.
Aslında her şey yolunda gitti.האמת היא שאנחנו מסתדרות היטב.
Bazı şeyler her zaman yolunda gitmemiştir.לכן שום דבר אף פעם לא היה מספיק טוב.
Her şey yolunda."אני בסדר").
Beşinci sırayı almak Almanya için Olimpiyat yolunda eleme maçları oynayamam anlamına geliyordu.צעד דומה כלל לא נדון בחמשת הכינוסים בגרמניה.