Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunda ile cümle

yolunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gandi brahmaçaryayı Tanrı'ya yakınlaşma ve kendini kanıtlama yolunda ana temel olarak görmüştür.Gandhi såg brahmacharya som ett sätt att bli nära Gud och som en primär grund för självförverkligande.
Bir sezon boyunca hiçbir şey yolunda gitmedi.Det blev inga poäng under säsongen.
Cesedi tren yolunda bulunur.Ett tåg ses på järnvägen.
Eğer her şey yolunda giderse, her üç senede bir iki yavru dünyaya gelir.När förutsättningarna är optimala får den två ungar vart tredje år.
Veringinge'nin batısında, Poperinge yolunda, Brandhoek mezarlığı.Väster om Vlamertinge, längs vägen till Poperinge, ligger byn Brandhoek.
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.Men allt går inte så bra...
Gidiyorsan dosdoğru kendi yolundan git.Gå sin egen väg – Vara självständig.
Krallar Kitabında babası Ahab'ın yolundan gittiği için eleştirilmiştir.Författaren till Första Kungaboken kritiserade honom för att han följde i fadern Ahabs fotspår.
Hava yolundan ,Hatay Havalimanı 9 Aralık 2007`de açılmıştır.Vid Ryd inträffade en helikopterolycka den 11 september 2007.
Böylece, ABD kamuoyunun Küba'ya müdahale edilmesi yolundaki istekleri daha da güç kazandı.Den nordamerikanska ekonomiska makten på Kuba stärktes.
Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir.Під шаріатом розумівся визначений Аллахом шлях праведного життя мусульман.
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.Ті, хто його слухав, запитали: «О, посланник Аллаха, чи є для нас нагорода в тваринах?»
Aslında her şey yolunda gitti.Так чи інакше, все склалося вдало.
İnternet çok yaygın olup her eve girme yolundadır.Кожна ставала популярною і входила в кожну домівку.
Bir sezon boyunca hiçbir şey yolunda gitmedi.Увесь сезон нічим не відзначався.
Fakat dönüş yolunda bu filo, Bizans ya da Venedik donanmasının saldırısına uğrayıp yok edilmiştir.Зворотною дорогою, однак, флот норманів було атаковано та знищено візантійським чи венеціанським флотом.
Her şey yolunda."Все було добре.»
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Набіг, однак, провалився й візантійці втратили половину флоту зворотною дорогою під час шторму.
Hayır, sakın yolunda kalma sen.Будь ласка, не зупиняйтеся.
Aynı şekilde, insan hatalar yapacak ki, tekâmül yolunda görgü ve deneyimini artırabilsin.Саме тоді можна зрозуміти помилки, які робиш, і придбати потрібний досвід.
Her şey yolunda gitmiş, ameliyat başarılı geçmiştir.Екстрена операція пройшла успішно, й учений вижив.
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Хоча деякі що відступали, і змогли знайти порятунок в стінах Мунда, багато з них було вбито під час втечі.
Bu şelaleyi dönüş yolundan geçmek gerekir.Цим шляхом Мічений повертається назад до Кордону.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.1996 року була прокладена тролейбусна лінія до аеропорту.
Bazı şeyler her zaman yolunda gitmemiştir.Однак їм весь час щось не подобалося.
Belde olma yolunda aday bir nitelik taşımaktadır.Наразі в країні ведуться дебати щодо дати переходу.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.Усі спроби іранського уряду придушити повстання завершувались невдало.
Gidiyorsan dosdoğru kendi yolundan git.Вчинивши так, тепер ти мусиш сама пробивати собі дорогу.
Bir süre için işler yolunda gidecek gibi gözükür.Якийсь час все відбувається добре.
Demokrasi yolunda, Ord.Θεοδoσία, вірм.
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.Будівництво отримало поштовх для розвитку.
Okul yolunda cüzdanımı kaybettim.Я загубив гаманець по дорозі до школи.
Her şey yolunda mı?Все гаразд?
Her şey yolunda mı?Все в порядку?
Ama başka bir sinyalizasyon yolunda, protein D, protein A'yı veya protein C'yi fosforile eder.Nicméně, v jiných signálních drahách protein D fosforyluje protein A, nebo fosforyluje protein C.
PCI veri yolu ISA-VESA veri yolundan daha hızlıdır.Street punk je o něco rychlejší než Oi!
Her şey yolunda."A v pořádku.”
Pablo kendi yolunda ilerler.Pavel Callta: Jdu svou vlastní cestou.
Veringinge'nin batısında, Poperinge yolunda, Brandhoek mezarlığı.Na západě Vlamertinge, podél silnice do Poperinge, se nachází osada Brandhoek.
Gidiyorsan dosdoğru kendi yolundan git.Pokud Ti nestojí nic v cestě, postupuj přímo vpřed.
Demokrasi yolunda, Ord.KUNST, Vladimír.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.Do výzbroje letectva byla střela zavedena v roce 1996.
Hanok Tanrı'nın yolundan ayrılmadı.Hanička se vrátí z cesty po Evropě.
Lakin işler yolunda gitmedi.Přesto si ale nevedli špatně.
Tüm bu zaman boyunca Charlie sürekli olarak sakarlılar yaptığından işler bir türlü yolunda gitmez.Charlie se dostává do nebe, navzdory tomu, že nikdy v životě neudělal nic správného.
Belde olma yolunda aday bir nitelik taşımaktadır.Na cestě ji zastihuje urgentní telefonát.
Daha çok kendi yolunda küçük adımlarla ilerliyordu.Své cesty poměrně podrobně zmapoval.
Bu belgesel grubun başarı yolunda katettiği aşamaları gözler önüne serdi.Finále první řady, co se sledovanosti týče, dopadlo také dobře.
Bu durum onun Jeanne-Antoinette’in babası olduğu yolundaki dedikoduları doğurmuştur.Vše pak daroval své milence Jeane-Antoinettě.
Sir Frank İçin Her Şey Yolunda; Atlas F1 WilliamsF1 resmi web sitesiGalerie Midland F1 ve Wikimedia Commons Midland F1 - oficiální stránky Portály: Formule 1
Başta her şey yolunda giderken birdenbire Joe'nun limuzininin yönü başka tarafa gitmeye başlar.Chvíli jedou oba automobily pospolu, ale později se auto, v němž jede Joe, oddělí.
Ancak gidiş yolunda hastalanarak yaşamını yitirdi.Cestou však onemocněl malárií.
Fransız Ordusu geri dönüş yolunda çok büyük bir yağma ganimetini de beraberinde götürmekteydi.Francouzi se do tábora vrátili triumfálně s velkou kořistí.
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!Cel care nu are putința aceasta, va posti două luni neîntrerupte, ca semn al căinței cerute de către Dumnezeu.
Olaydan sonra, gruba eşlik eden bir saray muhafızı, Seo Cheon-soo, eve dönüş yolunda bir kaza geçirir.După incident, un paznic imperial, Seo Cheon-Soo, care a însoțit grupul, suferă un accident în drum spre casă.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Drept pedeapsă îentru fapta lor, Dumnezeu îi alungă din Paradis, trimițându-i pe Pământ.
Vaballathus, Roma yolunda öldü.Vaballathus se presupune că a decedat în drum spre Roma.
Aslında her şey yolunda gitti.Apoi, totul a mers bine.
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.I-au spus unuia dintre profeții lor: „Înalță-ne nouă un rege și vom lupta, atunci, pentru Calea lui Dumnezeu.”
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.Lucrurile nu merg prea bine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yolunda ile cümle - Sayfa 20 - yolunda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App