Yaz ve kış, alışveriş için göçüp konarak yolculuk ederlerken uzlaşıp düzene girmeleri için.United to fit out caravans winter and summer,
Ama onlar: "Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl" deyip kendilerine yazık ettiler.So they said, “Our Lord!
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter).And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer bir yolculuktaysanız, katip de bulamadınızsa alınan rehin de kafi.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer yolculuk halinde olur da yazacak birini bulamazsanız, o takdirde, alınan rehinler yeter.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, ödemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gönderin.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun).But whoever among you is sick, or on a journey, then a number of other days.
İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar.But whoever among you is sick, or on a journey, then a number of other days.
Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar.But whoever among you is sick, or on a journey, then a number of other days.
Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar.But whoever among you is sick, or on a journey, then a number of other days.
Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl" deyip kendilerine yazık ettiler.Make the stages between our journeys far apart,’ and they wronged themselves.
Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır, dediler ve kendilerine yazık ettiler.Make the stages between our journeys far apart,’ and they wronged themselves.
Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun).But he who is ill, or on a journey shall (fast) a similar number (of days) later on.
Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin.But he who is ill, or on a journey shall (fast) a similar number (of days) later on.
Yüzyıl Başlarından Kamboçya Fotoğrafları ile Zamanda Yolculuk EdinTravel Back in Time With These Photos of Early 20th-Century Cambodia · Global Voices
İnşaat tamamlandığında yolculuk süresi iki saate inecek.After it is completed, the estimated travel time will be only two hours.
Örneğin Zagreb'den Selanik'e yolculuk 17 saat sürüyor.To travel from Zagreb to Thessaloniki, for instance, requires as many as 17 hours.
Göçmenlerden bu yolculuk için 1.000-1.500 avro alınıyor.The migrants were paying between 1,000 and 1,500 euros for the transfer.
Bu yolculuk siyasi cesaret, net bir vizyon ve güçlü bir kararlılık gerektiriyordu.It required political courage, clear vision and strong determination.
Bu yolculuk belli bir noktada başlamalı ve bugün buna başlıyoruz."This journey has to start at a certain point and we are starting it today."
Feribotla yolculuk etmek, araba, konaklama, yiyecek, vb.'ye para harcamak çok pahalıya geliyor.It's too costly now to travel by ferry, pay for the car, accommodations, food, etc."
Sambrakos: Kitabın çıktığı bu “yolculuk” karşısında adeta söyleyecek söz bulamıyorum.Sambrakos: I have to say that the "journey" of the book is leaving me speechless.
Belgrad'da taksiyle yolculuk etmek salt bir iş ilişkisi değil, karşılıklı güvene dayalı bir ilişki.In Belgrade, a taxi ride isn't just a business transaction but a relationship based on mutual trust.
Yine de Belgrad'da "birileri ya da o birilerini tanıyan herkes" taksi ile yolculuk ediyor.Nevertheless, it bears keeping in mind that "everybody who's anybody" in Belgrade uses a cab.
Bu nedenle pek çok kişi "kendi" taksi şoförleriyle yolculuk etmeyi tercih ediyor.That's why many people soon choose "their own" taxi driver -- a regular who always drives them.
İnşaat tamamlandığındaysa, büyük yolculuk başlamış.When construction was complete, the great journey started.
Yeni terminal yılda bir milyon yolculuk bir kapasiteye sahip olacak.The new terminal would have an annual capacity of one million passengers.
Venüs etrafında ay parkları ya da turistik yolculuklar hayal etmek zor değildir.It is not difficult to imagine lunar parks or cruises by Venus.
Bunun nedeni büyük olasılıkla bildirilen yolculuk süresini yuvarlayan kişilerdir.This is likely due to people rounding their reported journey time.
Sonunda arabaya geri döner ve kedi, kadın ve Arash yolculuklarına devam eder.He eventually gets back in the car and the two continue their trip onwards.
Bu ücret daha yolculuk başladığında yolcu tarafından bilinmektedir.This rate applies when the number of people in a certain area exceeds the number of available cars.
Yolculuk esnasında, Hylas, temiz su bulmak için görevlendirildi.During the journey, Hylas was sent to find fresh water.
Her şey olması gerektiği gibi görünüyordu ve mağaraya yolculukları neredeyse unutuldu.Everything seemed to be as it should, and their journey to the cave was nearly forgotten.
Bu yolculuklar, Muhammed'i kültürel çeşitliliğe ve çeşitli dini geleneklere maruz bıraktı. [1]These journeys exposed Muhammad to cultural diversity and varying religious traditions.[26]
Bunun sayesinde Amerika'ya yolculuk yapan yolcular sınır kontrolünden havalimanında geçerler.It is also one of the few major international airports to have a terminal for scheduled floatplanes.
Göçmen bir kuş olmasa da mevsimler yağmurlar sebebiyle dönemlik yolculuklar yapmalarıyla bilinir.Although they do not migrate, they are known to make seasonal movements in response to rains.
Yokohama'ya yapılan bir başka yolculuk onu Seattle, Washington'a geri götürdü.Another voyage to Yokohama took her back to Seattle, Washington.
Tatbikatın meşru olduğunu kanıtlamak için tuvalete yaptığı yolculuklar bile filme alındı.Even his trips to the toilet were filmed to prove that the exercise was legitimate.
Moovit, İsrail merkezli bir seyehat ve yolculuk planlama uygulamasıdır.Moovit (Hebrew: מוביט) is an Israel-based mobility as a service provider and journey planner app.
Daha sonra onu lüks yolculuklar için kiraladı.Afterwards he rented her out for luxury cruises.
Bölgenin kuzey veya güney kenarını dolaşarak yolculuklarını sürdürdüler.They went by going around its north or south rim.
Yolculukları onları engellerle dolu ıssız bir manzara olan Scorch'a götürür.Their journey takes them to the Scorch, a desolate landscape filled with obstacles.
Yolculuk sırasında ciddi şekilde hastalandı.He became seriously ill on the journey.
1772'de, Banks'ın İzlanda, Hebridler ve Orkney Adaları'na yaptığı yolculukta ona eşlik etti.In 1772 he accompanied Banks on his voyage to Iceland, the Hebrides and the Orkney Islands.
Çoğu, yolculukları bittiğinde koleksiyonlarını Linnaeus'a verdi.[3]Most gave their collections to Linnaeus when their journey finished.[11]
Birçok havari yolculuklarına İsveç'ten başladı.Many apostles began their journey from Sweden.
5 Ağustos : Karel Zeman'ın Zamanın Başlangıcına Yolculuk galası yapıldı. [1]August 5: Karel Zeman's Journey to the Beginning of Time premiers.[9]
Stanaforth'un su üretme aygıtı yolculuk sürerken arızalanır.Stanaforth's water generation apparatus malfunctions during his mission to Mars.
1798'de yolculuklarından derlediği büyük bir doğa tarihi örnekleri koleksiyonuyla Fransa'ya döndü.He returned to France in 1798 with a large collection of natural history specimens from his travels.
Tekne, cepheye yaptığı yolculukta olduğu için yaralı taşımıyordu.The boat was not carrying wounded, as she was on her trip to the frontline.
Odamda Yolculuk romanı ilk kez 2013 yılında Zürih'te sahnelenmiştir.[1]The novel "Voyage Around My Room" was first performed in Zürich in 2013.[3]
Bu yolculuk sırasında hastalandı ve tedavi amacıyla Viyana'da kaldı.During this trip he fell ill and stayed in Vienna for medical treatment.
Sonra (Süfyani) geride kalanlarla birlikte çöle varıncaya kadar yolculuk edecek ve yutulacaklar.They will then travel with whoever remains until they come to a desert and they will be swallowed.
Albümü yolculuklarımızda oluşturduk.We created the album on the road.
Arzava Sayfası Murşili Yıllıkları Eski Anadolu'da Bir YolculukThe Arzawa Page Annals of Mursili A Journey Through Ancient Anatolia