İnsan hayatı bir yolculuktur.The human life is a journey.
Yolculuk varış noktasından daha önemlidir.The journey is more important than the destination.
Yolculuk bir varış noktasından daha önemlidir.The journey matters more than the destination.
Hayat bir yolculuktur, bir varış noktası değildir.Life is a journey, not a destination.
Tebrik ederiz! Bahamalar'a ücretsiz yolculuk kazandınız!Congratulations! You just won a free cruise to the Bahamas!
Ben bir iş bulmadan önce işçi bulma kurumuna bir sürü yolculuk yaptım.I made a lot of trips to the employment bureau before I found a job.
İyi bir yolculuk geçirdin mi?Did you have a good trip?
Tom yolculuk etmeyi seviyor.Tom loves traveling.
Bu hafta sonu Boston'a yolculuk edeceğim.I'm going to travel to Boston this weekend.
Umarım sen ve karın iyi bir yolculuk yapar.I hope you and your wife have a nice trip.
Sadece birinci sınıf yolculuk yapıyorum.I only travel first class.
Tom genellikle motosikletle yolculuk eder.Tom usually travels by motorcycle.
Dikkat çekici bir yolculuk oldu.It's been a remarkable journey.
Sadece yolculuk için beraberiz.We're just along for the ride.
Ben uzun yolculukları sevmiyorum.I don't like long journeys.
Çoğu insan trenle yolculuk eder.Most people travel by train.
Harika bir yolculuk oldu.It's been a great ride.
Önümüzde uzun bir yolculuk var.We have a long journey ahead of us.
Yolculuk ne kadar sürecek?How long will the trip take?
Eğer her şey iyi giderse yolculuk sadece bir gün sürer.The trip will only take a day if all goes well.
Sen genellikle yalnız yolculuk etmez misin?Don't you usually travel alone?
Sen genellikle yalnız yolculuk etmiyor musun?Don't you usually travel alone?
Tom yalnız yolculuk etti.Tom traveled alone.
Tom yalnız yolculuk ediyordu.Tom traveled alone.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
Uzun bir yolculuktan sonra nihayet vardık.After a long journey we finally arrived.
Bu yolculuk sadece zevk içindir.This trip is purely for pleasure.
Sami eyaletten eyalete yolculuk ediyordu.Sami traveled from state to state.
Tom ve Mary birlikte yolculuk ettiler, değil mi?Tom and Mary traveled together, didn't they?
Uzun ve yorucu bir yolculuktu.It was a long and tiring trip.
Yalnız mı yolculuk ediyorsun?Are you traveling alone?
Birçok insan uçakla yolculuk etmekten korkar.Many people are afraid to travel by plane.
Mary yolculuk için kıyafetler ve ayakkabılar satın aldı.Mary bought clothes and shoes for the trip.
Sami birinci sınıf yolculuk ediyordu.Sami traveled first class.
Sami ve Leyla yolculuklarının başındaydı.Sami and Layla were at the beginning of their journey.
Sami köpeği ile yolculuk ediyordu.Sami traveled with his dog.
Yolculuklarımız bizi her yere götürür.Our travels take us everywhere.
Tom ve Mary, Avrupa'ya bir yolculuk planlıyorlar.Tom and Mary are planning a trip to Europe.
İyi yolculuklar! Paris'ten beni ara!Have a good trip! Call me from Paris!
Tom ve muhtemelen beraber yolculuk etmeyeceğiz.Tom and I probably won't travel together.
Mary hep küçük siyah bavuluyla yolculuk eder.Mary always travels with her small black suitcase.
Yolculuk yorucuydu.The journey was tiring.
Yolculuk kaça mal olacak?What will the trip cost?
Tom geleceğe yolculuk etti.Tom travelled into the future.
Uçakla yolculuk etmedim hiç.I've never traveled by airplane.
Uçakla yolculuk etmek otobüsle yolculuk etmekten daha güvenlidir.Flying is safer than taking a bus.
Uzun bir yolculuk olacak.It'll be a long journey.
Doktor, uzay ve zamanda yolculuk yapar.The Doctor travels through time and space.
Uçakla yolculuk etmekten kaçınır.He tries to avoid traveling by air.
İnsanın ruhaniyeti uzun ve tesadüfi bir yolculuktur.One's spirituality is a long serendipitous journey.
Sana iyi yolculuklar diliyorum.I hope you have a pleasant journey.
Yolculuk için sandviç yapıyoruz.We're making some sandwiches for the journey.
Gayet Ciddiyim (Mart 2003) Hâlâ Ciddiyim (Mayıs 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?Gayet Ciddiyim (March 2003) Hâlâ Ciddiyim (May 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?
"Tarihi Osmanlı Cami'leriyle geçmişe yolculuk"."Tarihi Osmanlı Cami'leriyle geçmişe yolculuk".
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.For the next four years, he regularly travelled between Port-Royal and Paris.
"Sertab Erener ile geçmişe yolculuk"."Sertab Erener ile geçmişe yolculuk".
Temmuz ayında Marx ve Bauer Berlin'den Bonn'a bir yolculuk yaptılar.In July, Marx and Bauer took a trip to Bonn from Berlin.
Bu yolculuk sırasında ikisi de hasta düşmüştür.During the voyage they both fell sick.
Karşılaştırıldığında sonbahar yolculuklarının yaklaşık 26 günde tamamlandığı görülür.By comparison, the autumn journey is completed in about 26 days.
Bu uzun bir yolculuk oldu ve bazı kısımları zordu.This has been a long trip and parts have been hard.