Ana içeriğe geç
Sözlük

yolculuk ile cümle

yolculuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Sie begann vor etwa 50 Jahren, als Menschen zum ersten Mal unseren Planeten verließen.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Začala před zhruba 50-ti lety, kdy lidé poprvé opustili naší planetu.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Začela se je pred okrog 50 leti, ko so ljudje prvič stopili z našega planeta.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Ze begon ongeveer 50 jaar geleden, toen mensen voor het eerst onze planeet verlieten.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Оно началось около 50 лет назад, когда люди впервые покинули нашу планету.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.Почалася вона десь 50 років тому, коли люди вперше вийшли за межі нашої планети.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.והוא התחיל לפני חמשים שנה, כשבני אדם צעדו לראשונה מחוץ לכדור הארץ שלנו.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.وقد بدأت منذ مايقرب من 50 عاما عندما خطى الإنسان لأول مرة خارج كوكبنا.
Bu yolculuk 50 yıl önce, insanlar gezegenimizin dışına ilk adım attıklarında başladı.この50年の間に 文字通り 我々は月に足を下ろしただけではなく
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Apakah yang saya ambil dalam perjalanan ini?" Kau tahu?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Ce iau din această călătorie?" Știți?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Cosa mi resterà di questo viaggio?" Sul serio.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?생각하며 친구들을 바라보았습니다. 그게 뭐였을까요? 정말로요.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"¿Qué he aprendido de este viaje?" En serio.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Was nehme ich von dieser Reise mit?" Wissen Sie, ernsthaft.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Wat neem ik mee van deze tocht?" Weet je?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Τι μάθημα μου δίδαξε αυτό το ταξίδι;" Αλήθεια.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Какво ще извлека от това пътуване?" Знаете ли?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Какой урок я могу вынести из этого путешествия?"
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Що я дізнався з цієї мандрівки?" Серйозно.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"מה אני לוקח מהמסע הזה?" אתם יודעים? ברצינות.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?ماذا تعلمت من هذه الرحلة؟
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?自分が超タフな人間だということか?
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"Co si odnesu z této výpravy?" Vy víte?
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"Co wyniosę z tej podróży?" Wiecie?
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"Mit viszek haza ebből az útból?" Tudják?
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"O que levo desta viagem?"
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"Qu'est-ce que je retiens de ce voyage ?" Vous voyez?
Bu yolculuk bana ne öğretti ?"Tôi học được gì từ chuyến đi này?" Bạn biết không?
Bu yolculuk beni Afganistan' a götürdü.이 여정은 저를 아프가니스탄으로 이끌었습니다.
Bu yolculuk beni Afganistan' a götürdü.כי היא כל כך שכיחה. המסע הזה הביא אותי לאפגניסטן,
Bu yolculuk beni Afganistan' a götürdü.لأنه اصبح عاديا . اخذتني هذه الرحلة الى افغانستان
Bu yolculuk beni Afganistan' a götürdü.タリバン政権下にある場所へ行く機会に恵まれ
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü.Diese Reise hat mich auch nach Islamabad geführt,
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü.이 여정은 이슬라마바드로 이어졌습니다.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Această experiență m-a dus la Islamabad unde am fost martor și am întâlnit femei cu fețele arse.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Ce voyage m'a emmené à Islamabad, où j'ai vu et rencontré des femmes aux visages brûlés.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Deze reis bracht me naar Islamabad, waar ik vrouwen zag wiens gezicht eraf gesmolten was.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Esta viagem levou-me também a Islamabad, onde testemunhei e conheci mulheres desfiguradas.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Me ha llevado, este viaje, a Islamabad, donde he conocido a mujeres con los rostros derretidos.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Ta podróż zawiodła mnie do Islamabadu, gdzie poznałam kobiety o spalonych twarzach.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Αυτό το ταξίδι με πήγε μέχρι το Ισλαμαμπάντ, όπου είδα και γνώρισα γυναίκες με λιωμένα πρόσωπα.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Това пътуване ме отведе и в Исламабад, където срещнах жени с обезобразени лица.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü. Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Это путешествие привело меня в Исламабад, где я познакомилась с женщинами с расплавленными лицами.
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü.המסע הזה הביא אותי לאיסלמאבד,
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü.لفد اخذتني هذه الرحلة الى اسلالم اباد حيث
Bu yolculuk beni İslamabad'a götürdü.顔を溶かされた女性たちと会いました
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Aceasta mi-a creat o relație foarte aparte cu oceanul.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Ceci m'a permis de développer une relation très spéciale avec l'océan.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Dalo mi to velmi zvláštní vztah k oceánu.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Das hat mir eine ganz besondere Beziehung zum Ozean verschafft.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Điều này đã cho tôi một mối liên hệ đặc biệt với đại dương.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Esto me ha dado una relación muy especial con el océano.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Ez egy nagyon különleges kapcsolatot adott nekem az óceánnal.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Hal ini telah memberi saya hubungan yang sangat spesial dengan lautan.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Hierdoor heb ik een zeer speciale band met de oceaan gekregen.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.이 경험을 통해 대양과 특별한 관계가 되었습니다
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Per questo ho sviluppato una relazione molto speciale con l'oceano.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.To dało mi bardzo specjalny związek z oceanem.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Λόγω αυτού έχω αποκτήσει μια πολύ ξεχωριστή σχέση με τον ωκεανό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod