Ana içeriğe geç
Sözlük

yolculuk ile cümle

yolculuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yolculukları sırasında deniz suyu ve iklimler konusunu inceledi.Na ceste študoval klimatické podmienky a fyzikálne vlastnosti morskej vody.
Mart 2009 yılında Soyuz TMA-14 uzay gemisi ile Uluslararası Uzay İstasyonu'na ikinci bir yolculuk yaptı.V marci 2009 letel na ISS po druhýkrát na palube Sojuzu TMA-14.
Diyarbakır'dan Türkiye'nin her yerine otobüs ile yolculuk mümkündür.Do každého mesta či provincie sa dá z Bangkoku ľahko dostať autobusom.
Zamanda yolculuk hikâyelerinin öncellerini 18. ve 19. yüzyıllarda görebiliriz.Spomínajú ho až cestovatelia v 18. a 19. storočí.
Oradan da kuzey İtalya'ya yolculuklar yaptı.Predpokladala, že vysiela zo Severného Talianska.
Bu görüşe göre, seyahat edecek bir geçmiş ya da gelecek olmadığı için zamanda yolculuk imkânsızdır.V tem pogledu je časovno potovanje nemogoče, saj ni prihodnosti ali preteklosti, v kateri bi se potovalo.
Zamanda yolculuk teorileri, nedensellik ve paradoks sorularıyla dolup taşmaktadır.Teorije o potovanju v času so polne vprašanj o vzročnosti in paradoksih.
Şarkısız yolculuk bitmez.Očitno brez petja.
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Delujejo na državni, regionalni ali lokalni ravni.
Şimdi hepsini yeni bir yolculuk bekliyor.Zdaj delajo nov prehod za obiskovalce.
Yolculukta başlarına bazı olaylar gelir.Na poti ga čakajo različne prigode.
Cezaevinde kaldığı süre içinde, arkadaşı Rusticheollo do Pisa'ya yolculuk anılarını yazdırdı.V zaporu narekuje svoja Potovanja sozaporniku Rustigielu iz Pise.
Leone Louis-Ferdinand Céline'in Gecenin Sonuna Yolculuk romanının bir fanıydı.(COBISS) Louis-Ferdinand Céline: Potovanje na konec noči (Voyage au bout de la nuit).
"Zaman ve Mekânda Yolculuk"."Potovanje skozi čas".
Onların yolculukları 4 yıl sürdü.Njihov razvoj traja 4 leta.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.Tam mu v zameno za njegovo dušo ponuja denar.
Şamanlara düşünsel yolculuklarında yardım eder.Pri čaranju so jim pomagali duhovi.
Bu yolculuk sayesinde, uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği ortaya çıktı.Münstrska ura ima vrsto značilnosti te družine ur.
Bazıları ise mekandan mekana yolculuk eden insanların maceralarını konu alır.Je čas, ko se občuduje stvari iz narave, ki jih večina ljudi spregleda zaradi hitrega načina življenja.
Batıya Yolculuk - Türk Resminin 70 Yıllık Serüveni (2009 bas.).Od Večne poti do Tivolija - 70 let ustanovitve OF (dokumentarni film).
Bu yolculukta Cook daha önce hiçbir Avrupalı'nın ilerlemediği kadar güneye ilerledi.Od takrat naprej je Kolumb živel izoliran od kakršnihkoli prekomorskih potovanj.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Odločil se je, da bo postal mornar na neki ladji.
1972 tarihli Apollo 17 Ay'a yapılan son yolculuktur.Apollo 17, paleista 1972 m. gruodžio 7 d., buvo paskutinė Apollo misija į Mėnulį.
Balıkçı teknesiyle bir saatlik yolculuktan sonra varılır.Grįžti į laivą likus vienai valandai iki išplaukimo.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Jūreiviai kates gabendavosi tam, kad šios laisvuose gaudytų graužikus.
Yolculuk boyunca sahneler değişir.Keičiasi scenografijos stiliai.
Taze bir yolculuk.Amžinas keleivis.
Tours'lu Gregory'ye göre bu yolculuk sırasında ölmüştür.Gregoras Turietis teigia, kad Avitas mirė kelionėje.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Bendratį vartojame vietoje kurio nors laiko.
Yolculuk süresi 1,5 saattir.Kelionės trukmė – pusė valandos.
Senegal'e yolculuk etti.Jis emigravo į Ispaniją.
Kötü yolculuklar ilk kez kullananlarda olasıdır.Tai sudarydavo keblumų pirmąkart atvykusiems keleiviams.
Kanal boyunca yolculuk yaklaşık 9 saat sürmektedir.Vidutiniškai laivas kanalą perplaukia per 9 valandas.
The Impossible Voyage (Türkçe: İmkansız Yolculuk), 1904 yılı Fransa yapımı sessiz film.Taip pat garsi ir jo 1904 m. juosta „Neįmanoma kelionė“ (Le voyage à travers l'impossible).
Uzun bir yolculuk oldu.Kelionė užtruko ilgai.
Yolculuk sırasında rastladığı 2 yeniçeri "Hanım nereye gidiyorsun?" diye sorar.Pasirodo dviejuose epizoduose – „Kas yra tavo mama?“ ir „Šuns būdoje“.
Anime, yolculukları sırasında başlarından geçenleri konu alır.Meldimasis jose užtikrina keliautojų globą kelionės metu.
Her ne kadar ne bütün gezegenlere ne de Güneş’e yolculuk etmemiş olsak da, bunların kütlelerini biliyoruz.Kuigi inimkond pole reisinud kõikidele planeetidele ega Päikesele, on nende massid teada.
Yolculuk ne kadar sürüyor?Kui kiiresti aeg voolab?
"Sonsuzluğa Yolculuk"."Igaviku lävel".
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Sel teekonnal ta suri.
Yıldızlar arası yolculuk, yıldızlar arasında insanlı ya da insansız yapılan seyahat.Tähtedevaheline reisimine on mehitatud või mehitamata reis ühe tähe juurest teise juurde.
"Zaman ve Mekânda Yolculuk".Reis ajas ja ruumis.
Kendini ve aynı zamanda ilahi olanı tanıdığın bir yolculuk.Ta on isikustatud ookean ning tuntud ja jumalatele pidude korraldajana.
Afrika'da uzun süren yolculuk ardından, Ujiji Denizi'ne vardılar.Sinna jõudsid nad pärast pikka safarit Ida-Aafrikas.
Uzay yolculuğu, Dünya'dan atmosfer dışına veya dış uzayda gerçekleştirilen yolculuk.Kosmoselend on reis maavälisesse kosmosesse või läbi selle.
Aynı otobüsle yan yana yolculuk etmek, aynı odada yatmak zorundadırlar.Ainus koht sõidus magamiseks oli põrandal käigukangi kõrval.
Doğu'da uzun yolculuklara çıkmış, dört yıl İstanbul'da elçilikte çalışmıştı.Ta on üks trupi algatajaist ning on elanud Eestis 14 aastat.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Tänapäevane merebioloogia algas kapten James Cooki avastusretkedega.
Yolculuk devam etti.Reis kujunes siiski pikemaks.
Klasik seride Doktor, sadece The Deadly Assassin hikâyesinde yalnız yolculuk yaptı.Sõdalase tapja jättis alati ohvri kolju alles samal põhjusel.
Bu yolculuk sırasında Kanada'nın kuzey bölgelerinin büyük bir kısmının haritasını çıkardı.Vähehaaval tõrjus see suures osas Põhja-Indiast välja šaarada kirja.
Bu sebebple iki şehir arasında çokça yolculuk yapmıştır.See tekitas kahe riigi vahel arvukaid sõdu.
Bu iki gencin İngiltere’ye yaptıkları yolculuk sırasında Buffon, Royal Society’nin üyeliğine seçildi.Ka Darwini omad plaanid selleks päevaks muutusid, sest ta valiti briti teadusseltsi Royal Society liikmeks.
Taze bir yolculuk.Jäine teekond.
10 yıl önce yeni ufuklar açan bir yolculuktu,... büyük B-15 buzdağını keşfettiğimiz bir yolculuk.10 jaar geleden was een kleine trip, waarbij we die grote ijsberg, B-15, onderzocjhten.
10 yıl önce yeni ufuklar açan bir yolculuktu,... büyük B-15 buzdağını keşfettiğimiz bir yolculuk.전 남극대륙으로 3번의 잠수탐험을 떠났고 우리가 탐험한 곳은 역사상 가장 큰 빙산인,
10 yıl önce yeni ufuklar açan bir yolculuktu,... büyük B-15 buzdağını keşfettiğimiz bir yolculuk.לפני 10 שנים התקיים מסע גורלי, שבו חקרנו את הקרחון הגדול בי-15,
10 yıl önce yeni ufuklar açan bir yolculuktu,... büyük B-15 buzdağını keşfettiğimiz bir yolculuk.منذ عشرة أعوام، كنا في رحلة أولية، حيث إستكشفنا هذا الجبل الجليدي الضخم، بي-15،
10 yıl önce yeni ufuklar açan bir yolculuktu,... büyük B-15 buzdağını keşfettiğimiz bir yolculuk.私たちはB-15と呼ばれる 大きな氷山を探索しました ロス棚氷から崩れ落ちた史上最大の氷山です
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod