Ana içeriğe geç
Sözlük

yolculuk ile cümle

yolculuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mavi yolculuk üzerindeki uğrak yerlerindendir.乘客可乘坐蓝线至沿途各站。
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.在火車旅行中被暗殺。
"Foton yolculuk zamanı" 10.000 ilâ 170.000 yıl kadar sürer.估計「光子旅行時間」可以長達5,000萬年,最短的也要17,000年。
Guevara öğrenciliği boyunca Latin Amerika'da uzun yolculuklara çıktı.學生時期的切·格瓦拉时常利用假期在拉丁美洲周遊。
Yolculuk süresi 1,5 saattir.步行時間來回需1.5小時。
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.他想要回到他的旅行前他的生活。
Hızlı tren, normal trenlere göre daha hızlı yolculuk etme olanağı sağlayan bir demiryolu aracıdır.高速鐵路是一种营运速度比较普通铁路高的鐵路運輸系統。
Film kuşların yaşamlarını ve kıtalar arasındaki göç yolculuklarını anlatır.影片表现了鸟类在其迁徙中的旅程。
Bu görüşe göre, seyahat edecek bir geçmiş ya da gelecek olmadığı için zamanda yolculuk imkânsızdır.這種觀點認為不存在可以前往的未來和過去,因此不可能進行時間旅行。
Yolculuk toplam 2 saat 40 dakika sürmüştür.车程为2个小时14分钟。
Eski Sovyetler Birliği'ne yolculuk yapmakta yasaktı çünkü iki ülke herhangi bir diplomatik ilişki yoktu.雖然兩國的外交關係一直相當緊繃,但兩國都不曾正式的斷絕外交關係。
Yolculuk esnasında aralarında duygusal bir yakınlaşma başlar.在米兰,他们之间开始了一段感情。
Diziye göre Doktor, Zaman Lordu olarak bilinen zamanda yolculuk yapan insansı bir uzaylıdır.작중에서 닥터는 시간 여행을 하는 타임 로드라고 알려진 인간형 외계인 종족이다.
Bisiklet kısa yolculuklarda kullanışlı ve ekonomik bir araçtır.자전거는 짧은 거리에서는 아주 효율적인 운송 수단이다.
Her ne kadar ne bütün gezegenlere ne de Güneş’e yolculuk etmemiş olsak da, bunların kütlelerini biliyoruz.비록 우리가 행성들이나 태양에 직접 탐사해보지는 않았지만 우리는 그 질량들을 안다.
Temmuz ayında Marx ve Bauer Berlin'den Bonn'a bir yolculuk yaptılar.같은 해 7월, 마르크스와 바우어는 베를린에서 본으로 여행을 떠났다.
Yolculuk boyunca geçmişini anımsar.여행을 가는 사이에 과거에 있었던 일들을 떠올리게 된다.
Ferrara ve Pesaro'ya yaptığı yolculuk sırasında hastalandı ve Pesaro'da 1574 yılında hayatını kaybetti.페라라와 페사로를 여행한 뒤에 병에 걸린 그는 1574년에 사망하였다.
Yolculuk süresi 1 saat 40 dakikadır.이동 시간은 1시간 40분 가량이다.
Yolculuk ne kadar sürüyor?만약 우리가 시간 여행을 할 수 있다면?
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".난 내가 다른 세상에 있던 것 같은 느낌이 들었습니다."
Laimingo kelio! : İyi yolculuklar!좋은 여행 되세요.: Bon voyage.
Onları Dünya'nın derinliklerine doğru uzanan zorlu bir yolculuk bekliyor.이들은 지구로 향한 귀환길의 긴 잠에 빠져든다.
Otomobil ile yolculuk edenler istedikleri zaman ve istedikleri yerde durabilmektedir.이제 사람들은 차를 타고 언제 어디서나 원하는 곳에 갈 수 있게 된 것이다.
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.이러한 이유로 안온주(安隱住)를 득하지 못하게 된다.
"Foton yolculuk zamanı" 10.000 ilâ 170.000 yıl kadar sürer.이 ‘양성자의 여행 시간’은 약 1만 ~ 1만 7천 년이다.
Bu yolculukta Aşık Veysel ile tanıştı.그 과정에서 박부옥을 만나 사랑에 빠진다.
Yolculuk sırasında Jack kaçmayı başarır.그 후 잭이 도망가려 하는 순간 보안 시스템이 멋대로 재가동된다.
Jackie, Rose'un Doktor'la uzayda ve zamanda yolculuk yapmaya başlayana kadar Rose'la birlikte yaşamıştır.시리즈 작중에서 재키는 딸이 닥터와 함께 시공간 여행을 떠나기 전까지 로즈와 함께 홀로 살고 있었다.
Bir gün uzun bir yolculuktan döndükten sonra develerini otlatmak için yaylaya çıkmış.어느 날 친구 집으로 가는 길에 들판을 지나다 잠시 쉬게 되었다.
Kitabından elde ettiği gelirleriyle yeniden yolculuk yapmaya karar verdi.이때 류신이 가진 소환수의 알을 사용해서 다시 살아난 것이다.
Bill, Doktor ile yolculuk yapmayı kabul eder.닥터는 마사에게 같이 여행을 떠나자고 권한다.
Bazıları ise mekandan mekana yolculuk eden insanların maceralarını konu alır.אחרים מציגים את הרפתקאותיהם של אנשים הנודדים ממקום למקום.
Laimingo kelio! : İyi yolculuklar!נסיעה טובה (Bon Voyage).
Yolculuk süresi 1 saat 40 dakikadır.משך הסיור כשעה וארבעים דקות.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.נסיעה זו ארכה שעתיים וחצי.
Hobbit: Beklenmedik Yolculuk.מהלך לא צפוי ?!
Bu şekilde sinyal yükselitilir ve sadece onun hareket ettiği yönde yolculuk eder.החוט קשיח מספיק כדי שיוכל לנוע בכיוון שהוא מצביע עליו.
İyi yolculuklar.חופשה נעימה!
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.במהלך ארבע השנים הבאות, הוא נסע באופן תדיר בין מנזר פורט רויאל לפריז.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.הנחתות הוכנו להפלגה ארוכה.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.רבים מתו במהלך המסע.
Hemen sonra aile bir deniz yolculuğuna çıkmış ve bu yolculukta büyük bir fırtınaya kapılmışlardır.מעט אחרי כן, המשפחה ערכה מסע בים, ונקלעה לסערה.
Yolculukları sırasında eşkıyalar tarafından soyulmuşlardır.בדרכם הותקפו על ידי שודדי דרכים.
O yolculuk 2001 yılında başladı.תוכנית זאת החלה בשנת 2001.
Bu yolculuk sırasında Güney Amerika sahilleri boyunca güneye kadar indi.בדרכו לשם נסחף לחופי דרום אמריקה.
"Zaman ve Mekânda Yolculuk".Drumuri si zile "דרכים וימים".
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.תנועות פוליטיות יכולות לפעול ברמה מקומית, אזורית, לאומית או בינלאומית.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.הטענה היא שזה יקרה רק כשנחזור לצומת שממנו התחלנו.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.הוא החליט להזדרז במסעו הביתה.
Domodossola bir demiryolu yolculuk düğüm noktasıdır.וולגוגרד היא צומת דרכים חשוב לרכבות.
Irving 1822 kışında Almanya'ya yolculuk yaptı ve Dresden'e yerleşti.כיוון שעדיין סבל ממחסום כתיבה, אירווינג נסע לגרמניה בחורף 1822 והתגורר בעיר דרזדן.
Yolculuk başlamıştır.מסע הבחירות החל.
Uzay gemileriyle yıldızlar arası yolculuk konsepti bilim kurgunun temel öğelerinden biridir.מסע בין כוכבים הוא זיכיון מדע בדיוני.
Uzun bir yolculuk oldu.הייתה לי נסיעה טובה לשם.
Mukim olmak, yolculukta olmamak.לא לקרוא בזמן הנסיעה.
TallMountain'in hayatı zorluklarla dolu bir yolculuktur.מסעו של אינמאן מלא תלאות.
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.מסיבות שונות, לא עלה המשא ומתן יפה.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.היא מציעה כסף לרקדנית בתמורה לעזיבתה.
Bu yolculuk hemen hemen dört yıl kadar devam etmiştir.אבל הזמני הזה נמשך כמעט ארבע שנים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod