İsviçre, İngiltere, Cameroons, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Küba’ya yolculuklar yaptı.Han reiste til Sveits, England, Britisk Kamerun, Canada, USA og Cuba.
Bölümün sonunda Donna, Doktor'un TARDIS'le yolculuk yapma teklifini kabul eder.I slutten av episoden velger Donna å bli med Doktoren på hans reiser.
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Utmerkelsene kan være på lokalt, nasjonalt eller internasjonalt nivå.
Çünkü; bir zamanlar yolculuk yapan bu ikili, birbirlerine düşman olmuştu.Da begge partene ble lei dette, stevnte de hverandre til forlik, sluttet fred og gav hverandre gisler.»
"Foton yolculuk zamanı" 10.000 ilâ 170.000 yıl kadar sürer.Estimater av ferdstiden for fotonene varierer fra 10 000 til 170 000 år.
Yolculuk başlamıştır.Nå er turen i gang!
Yurtdışına yolculuk ve göç hükûmet izni olmadan yasaktı.Det ble forbudt å reise utenlands uten kongens tillatelse.
Bu iki şehir arasındaki 6-7 saatlik yolculuk süresini 3 saat 30 dakikaya indirmiştir.Strekningen har forkortet reisetiden mellom de to byene fra 34 til 12 minutter.
Şarlo yolculuk esnasında kumar oynayarak bir miktar para kazanır.Ved hestehandel sto mye på spill.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.I stedet forsøkte passasjerene å ro ut til skipet i en færing.
Bu yolculuk sırasında Kanada'nın kuzey bölgelerinin büyük bir kısmının haritasını çıkardı.Dette ble en suksess, og en stor del av Canadas nordkyst ble kartlagt.
1971 - İnsanlı ay yolculuklarında bir adım daha; Apollo 14 fırlatıldı.1971 – Apollo-programmet: Apollo 14 blir skutt opp; ferden går til Månen.
Uçak, Tu-104 üzerinde geliştirilmiş olup kısa menzilli yolculuklar için tasarlanmıştır.Tu-104 ble ansett som vanskelig å fly.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Hesten må få mye ro og hvile i sykdomsperioden.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.De fleste andre døde ut i løpet av tiden.
Şimdi hepsini yeni bir yolculuk bekliyor.Nå planlegges imidlertid en ny tur til jorden.
O yolculuk 2001 yılında başladı.Driften startet i 2001.
Aldarion eve yolculuk yaparken kuvvetli bir rüzgar onları Gri Limanlar sürüklemişti.Etter en noe strabasiøs ferd smatt de inn gjennom et trangt innløp til havna i Wick.
Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı.På reisen gjennom Alpene ble han forkjølet.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Han ble drept i dette forsøket.
Bununla beraber bu yolculuk gayet güç olmuştur."Sesungguhnya sesudah kesulitan itu ada kemudahan."
Temmuz ayında Marx ve Bauer Berlin'den Bonn'a bir yolculuk yaptılar.Pada Juli, Marx dan Bauer pergi dari Berlin ke Bonn.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.Banyak di antara mereka yang tewas selama perjalanan.
Bununla birlikte, havai fişek yaratan canavarlar yolculuklarını tamamlamalarını engelliyor.Namun, monster yang membuat kekacauan dapat mencegah mereka menyelesaikan perjalanan mereka.
Ortalama yolculuk süresi 7 saat 50 dakikadır.Periode pasang surut rata-rata adalah 24 jam 50 menit.
Bu geçiş kartı 18 günlük gidiş dönüş yolculuk üzerine fiyatlandırılmıştır.Sedangkan jadwal KA penumpang yang dilayani meliputi 18 waktu perjalanan pergi-pulang.
"Foton yolculuk zamanı" 10.000 ilâ 170.000 yıl kadar sürer.Perkiraan waktu tempuh foton berkisar antara 10.000 sampai 170.000 tahun.
Rimet, sonunda Belçika, Fransa, Romanya, Macaristan ve Yugoslavya'yı yolculuk için ikna etti.Rimet akhirnya membujuk tim Belgia, Prancis, Rumania, dan Yugoslavia untuk berangkat ke Uruguay.
Hikâye New York'tan Buenos Aires'e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanır.Ini kisah yang terjadi di bawah langit New York...
Sonraları Yunan efsanelerinde Kilikya’ya yapılan deniz yolculuklarından bahsedilir.Selanjutnya, safron disebut-sebut dalam legenda Yunani tentang pelayaran ke Kilikia.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Dibuat dan dikembalikan melalui perjalanan waktu.
O zamandan bu yana, OneRepublic dolambaçlı bir yolculuk yaptı.Sejak masa itu hingga masa sekarang capoeira melewati sebuah perjalanan yang panjang.
Taze bir yolculuk.Jalan biasa.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.Para nelayan akhirnya bisa melanjutkan pelayaran.
O zamanlar Tophane'den kalkan büyük pazar kayıklarıyla yapılan ada yolculukları üç saate yakın sürmekteydi.Sebelumnya, berlayar sepanjang Rhone dengan kapal barang memakan 3 minggu - sekarang hanya 3 hari.
Bu yolculuk iki zıt karakterli insanı değiştirmiş ve birbirlerine yaklaştırmıştır.Tetapi ada dua orang Jonin yang menyamar dan menghalang-halangi mereka.
Maceranın büyük bir kısmı Volva Nehir'i üzerinde yolculuk yaptıkları bir istimbotda geçer.Sebagian besar aksi terjadi pada kapal uap perjalanan di Sungai Volga.
Bu yolculuk sırasında Gordon birçok engelle karşılaşır.Dalam perjalanannya, Kong banyak menghadapi tantangan.
O yolculuk 2001 yılında başladı.Tur dimulai pada tahun 2001.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Perjalanan dagang melalui laut menjadi aman.
Yolculuk süresini 72 saatten 10 saate düşürür.Ia dapat melaksanakan perjalanan ini dalam waktu 72 hari.
Ziem bu yolculukta devamlı çizim yaptı ve çizimlerini satarak masraflarını karşıladı.Gaudí sangat menyesalkan pembubaran proyek ini dan ia selalu menyimpan desainnya.
Bu yolculuk sırasında büyük İtalyan yağlı boya ustalarını keşfetti.Di Galeri Besar ada perapian bergaya Italia masa itu.
Aslında yolculuk ve aradıkları ev bir simgedir, asıl aradıkları sevgidir.Kekasih laki-laki dan kekasih perempuan yang sedang dilanda cinta, menjadi lakon utamanya.
Antofagasta, gemi yolculuklarının sevilen bir uğrak noktasıdır.Harald, seorang yang sangat gemar berlayar.
Şamanlara düşünsel yolculuklarında yardım eder.Membantu para bhikkhu ketika memberikan latihan meditasi.
Onların yolculukları 4 yıl sürdü.Perjalanan ini memakan waktu selama 4 bulan.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Ia ikut tewas dalam kecelakaan ini.
Yolculuk ve arayış bitmişti.Senda gurau dan olok-olokan sudah berakhir.
Senegal'e yolculuk etti.Nó cũng di cư đến Senegal.
Daha sonra ikisi yola devam ettiler ve yolculukları Osaka'da noktalandı.Cả hai sau đó tiếp tục cuộc hành trình, cuối cùng dừng chân tại Osaka.
Yolculuk başlamıştır.Và chuyến hành trình bắt đầu.
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.Suốt bốn năm kế tiếp, ông thường xuyên đến Port-Royal.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Quy trình mất khoảng hai tiếng rưỡi.
Yıldızlar arası yolculuk, yıldızlar arasında insanlı ya da insansız yapılan seyahat.Du hành không gian liên sao là du hành có người lái hoặc không người lái giữa các ngôi sao.
"Foton yolculuk zamanı" 10.000 ilâ 170.000 yıl kadar sürer.Những ước tính về "thời gian di chuyển của photon" trong khoảng từ 10.000 tới 170.000 năm.
O ve kardeşi Katara, Ateş Lordu'nu yenmek üzere çıktığı yolculukta Aang'e arkadaşlık ederler.Cùng với em gái Katara, anh đồng hành cùng với Aang trong sứ mệnh của cậu là đánh bại Hỏa vương.
Yolculuk sırasında Midilli birçok mayına çarparak battı, Yavuz da üç mayına çarpmıştı.Trên đường đi, Midilli trúng phải nhiều quả mìn và bị chìm; Yavuz cũng trúng ba quả mìn.
İşte bu ilginç yolculuk böyle başlar.Cuộc hành trình kì lạ của cậu bắt đầu từ đây.
Bu yolculuk sırasında Caracalla, Macrinus tarafından düzenlenen bir suikastla öldürüldü.Trong chuyến đi này, Caracalla đã bị ám sát và được Macrinus kế thừa ngôi vị.