Ana içeriğe geç
Sözlük

yolculuk ile cümle

yolculuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Geçen yıl uzun bir yolculuk yaptım.I made a long journey last year.
Yolculuk için hazırlan.Please prepare for the trip.
Yolculuk için hazır mısınız?Are you ready for the trip?
Yolculuk için hepiniz hazır mısınız?Are you all set for the trip?
Yolculuk için her şeyini hazırladın mı?Are you all set for the trip?
Yolculuk boyunca John ve ben arabayı sırayla sürdük.During the trip, John and I alternated driving the car.
Yolculuk sırasında üç kez yağmur yağdı.It rained three times during the trip.
Yolculuk sırasında kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I caught a bad cold during the trip.
Yolculuk boyunca iyi vakit geçirdim.I had a good time during the trip.
İyi yolculuklar.Have a nice trip!
İyi yolculuklar!Have a nice trip!
O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?Does she have enough energy to take a long trip?
Tekneyle bir yolculuk arabayla yolculuktan daha uzun sürer.A trip by boat takes longer than by car.
Umarım iyi bir yolculuk geçirirsin.I hope you have a good trip.
Bu harika yolculuk için çok teşekkür ederim.Many thanks for this wonderful trip.
Böyle yüksek bir hızda yolculuk etmek olanaklı mı?Is it possible to travel at such a high speed?
Hayat çoğu kez bir yolculukla karşılaştırılır.Life is often compared with a voyage.
New York'a bir yolculuk planlıyoruz.We are planning a trip to New York.
Yazın bir yere yolculuk ettin mi?Have you traveled somewhere during the summer?
Bin millik bir yolculuk bir tek adımla başlar.A journey of a thousand miles begins with a single step.
Bizim kız arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya yolculuk etti.Our girlfriend traveled to a small town last week.
Tehlikeli yolculukta hayatlarını riske attılar.They risked their lives on the dangerous trip.
Batıya yolculuk zordu.The trip west was hard.
Yolculuk 14 ay sürdü.The voyage lasted 14 months.
Yaptığın yolculuk hakkındaki her şeyi bana anlat.Tell me all about the trip you've made.
Her yolculuk tek bir adımla başlar.Every journey begins with a single step.
Yolculuk henüz başladı.The journey has just begun.
Tom Boston'a bir yolculuk için planlar yaptı.Tom has made plans for a trip to Boston.
O, uçakla uzun mesafelere yolculuk eder.He travels long distances by plane.
Yağmura rağmen bu yolculuk beni çok memnun etti, genel olarak.In spite of the rain, this trip very much pleased me, on the whole.
Ben yolculuk etmek istiyorum.I wanna travel.
O yolculuk etmekten hoşlanır. Ben de.He likes to travel. I do, too.
Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you finished your preparations for the trip?
Yolculuktan sonra, kendimizi çok yorgun hissettik.After the trip, we felt very tired.
O, asla metroyla yolculuk yapmadı.She had never traveled by subway.
En fazla, yolculuk 1,000 dolara mal olacak.At the most, the trip will cost $1,000.
Ona iyi bir yolculuk diledim.I wished him a good journey.
Bir denizaltı, su yüzünde ve su altında yolculuk edebilir.A submarine can travel over and under the water.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
Yolculuk edersen köpeğini bana bırakamazsın.You can leave your dog with me if you travel.
Kitap okumak yolculuk yapmaya benzer.Reading a book can be compared to a journey.
Sınırlı görüş nedeniyle yolculuk zor olabilir.Due to limited visibility navigation may be difficult.
Yalnız yolculuk ediyorum.I'm travelling alone.
Harika bir yolculuktu.It was a great trip.
Hiç uçakla yolculuk ettin mi?Have you ever travelled by plane?
Uçakla yolculuk edemem.I cannot travel by plane.
Paris'e ne zaman yolculuk edeceksiniz?When will you travel to Paris?
Sana iyi yolculuklar diliyorum!I wish you a good trip!
En son ne zaman trenle yolculuk ettin?When was the last time you travelled by train?
Neyin önemli olduğu hedef değil yolculuktur.What's important is not the goal, but the journey.
Keyifli bir yolculuk yaptın mı?Did you have a pleasant trip?
Yolculuk kısaydı.The journey was brief.
Tom'un Mary ile yolculuk etmesini istiyorum.I want Tom to ride with Mary.
Tom yalnız başına yolculuk etmek istemiyor.Tom doesn't want to travel alone.
Genellikle yalnız mı yolculuk edersin?Do you usually travel alone?
Bazı insanlar yalnız yolculuk etmeyi sever.Some people like to travel alone.
Benim yolculuk var.There's my ride.
Onlar başkente yolculuk yaptı.They took a trip to the capital.
Zamanda yolculuk mümkündür.Time travel is possible.
Araştırmacılar yolculuklarına devam ettiler.The explorers continued their journey.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod