O sırada, Maggie ve Sasha Bob'a ulaşır ve grup Son Durak'a yolculuklarına devam eder.Nel frattempo, Maggie e Sasha raggiungono Bob, e, di nuovo riuniti, s'incamminano insieme verso Terminus.
Yolculuk ne kadar sürüyor?Per quanto tempo dovrà lavorare?
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.Le canzoni fanno riferimento a una donna che viene impiccata assieme ai suoi due figli.
Yolculuk belgelerinin ve maddi kaynakların ayarlanması birkaç ay sürmüştür.Le ricerche dei tipi ed il lavoro di registrazione durano più mesi.
Yolculuk sırasında da gemide çıkan bir yangın görevlilerden altı kişinin ölümüne yol açmıştır.Nella realtà morì colpito dalla caduta di uno dei fumaioli della nave.
Bu sebebple iki şehir arasında çokça yolculuk yapmıştır.Trascorse tutta la sua vita fra queste 2 città.
Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.Ciò li ha portati a restare isolati sulla loro isola per un millennio.
Doktor, nadiren yalnız ve genelde bir veya daha fazla yol arkadaşıyla yolculuk yapmaktadır.Tradizionalmente, il Dottore viaggia e condivide le sue avventure con uno o più compagni di viaggio.
"Sonsuzluğa Yolculuk".Sopravviverò in eterno".
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Questo traffico era stato dimostrato possibile da James Cook.
Şarkısız yolculuk bitmez.La canzone non passa le finali.
Bu zamanda yolculuk versiyonunda, çok sayıda bir arada olan farklı tarihler vardır.Di questa versione esiste una versione demo che circola già da diverso tempo.
Su ararken 50 mil yolculuk yaptıkları bilinmektedir.Durante i periodi di siccità può vagare anche per 25 chilometri in cerca d'acqua.
"Zaman ve Mekânda Yolculuk".("Al di là del tempo e dello spazio").
Asteriks'in Asteriks Büyük Yolculuk macerası temel alınmıştır.Di grande interesse è la presenza dell'astore.
Switch sürümünde kariyer modu yer alırken, Yolculuk modu bulunmamaktadır.Di sicuro a Druskininkai non mancano i modi per passare le vacanze in modo attivo.
Bazıları ise mekandan mekana yolculuk eden insanların maceralarını konu alır.Sono considerate figure alle quali piace portare i viaggiatori fuori strada.
Yakaladığı ruhların öteki dünyaya olan yolculuklarında refakat eder.Tre fantasmi lo accompagneranno nel viaggio.
Darwin yolculuk boyunca pek çok önemli jeolojik keşif yapacaktı.Durante la missione effettua estese ricerche geomagnetiche.
Yolculuk için hazırlıkların tamamlandı mı?Твои приготовления к путешествию завершены?
Bir yolculuk gibidir hayat.Жизнь подобна путешествию.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.В прошлом люди ездили на телеге, запряжённой лошадьми.
Yolculuk ne kadar sürüyor?Сколько длится их странствие?
Tyrion Lannister, Varys ile birlikte Pentos'a ulaşır ve Meereen'e yolculukları başlar.Тирион Ланнистер и Варис прибывают в Пентос и начинают путешествие в Миэрин.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.Многие из них умирали в пути.
Senegal'e yolculuk etti.Побывал в Сенегале.
Bu yolculuk sırasında ikisi de hasta düşmüştür.В дороге оба они заболели.
Bill, Doktor ile yolculuk yapmayı kabul eder.Билл решает остаться с Доктором.
"Sonsuzluğa Yolculuk".Пробуждение к Вечному»
Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur.В данном случае речь идет о парадоксе путешествия во времени.
İyi yolculuklar.Ягодный проезд.
Bu yolculuk esnasında Mustaine, 1988 tarihli Megadeth albümü So Far, So Good...Песня была записана Megadeth для альбома 1988 года «So Far, So Good...
Doktor, tip 40 model bir TARDIS'le yolculuk yapmaktadır.Сейчас пилотирую ТАРДИС 40-го типа.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Создана и возвращена обратно путешествиями во времени.
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".Это то, как я хожу, как я веду себя в обычной жизни».
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Моряки уложили его на подвесную парусиновую койку.
Yolculuk başlamıştır.Поездка началась.
Sıradışı bir hayvana binip yolculuk yaparak.Словно бы я отправляюсь в необычное путешествие.
O 6. sınıfta iken seçmelerekatıldı ve 6 yıldır ABD'de yolculuk eğitimi vardı.В шестом классе она прошла прослушивание и улетела в США, где стажировалась на протяжении шести лет.
Laimingo kelio! : İyi yolculuklar!«Уходи свободным») — Счастливого пути.
Yolculuk boyunca rehberlik etmesi için kızlara, Mokona adlı tuhaf bir yaratık verilir.Вместе с рыцарями в качестве проводника отправляется странное существо по имени Мокона.
Bu yolculuk sayesinde, uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği ortaya çıktı.Установка часов была продиктована потребностью горожан разраставшейся столицы.
İşte bu ilginç yolculuk böyle başlar.Так начинается их долгое совместное путешествие.
Şimdi hepsini yeni bir yolculuk bekliyor.Их ожидает новое путешествие.
Bu yolculuk hemen hemen dört yıl kadar devam etmiştir.Это путешествие длилось почти четыре года.
Yolculuk toplam 2 saat 40 dakika sürmüştür.Общая задержка составила 2 часа 40 минут.
Ban Chao'nun Parthia'nın batı sınırına kadar yolculuk eden 70.000 kişilik sefer kuvvetinin bir parçasıydı.Гань Ин был одним из воинов 70 000-го войска, которое смогло продвинуться на запад до западной границы Парфии.
Ortalama yolculuk süresi 7 saat 50 dakikadır.Время в пути 7 часов 50 минут.
Ancak kimse zamanda yolculuk olacağına inanmamaktadır.Они не верят в путешествия во времени.
Yolculuk devam etti.Путешествие продолжается.
Özel uzay yolculukları şirketi Copenhagen Suborbitals'in merkezi Refshaleøen'de bulunmaktadır.Некоммерческая аэрокосмическая организация «Copenhagen Suborbitals» работает на Рефхалеёэне.
Ayrıca hattın ismi ve istasyonların isimleri yolculuk sırasında anons edilmektedir.Названия же самой станции при входах в неё также заменили.
1497 - Amerigo Vespucci, Yeni Dünya'ya doğru yapacağı ilk yolculuk için İspanya'nın Cádiz kentinden ayrıldı.1497 — Началось второе путешествие Америго Веспуччи в Новый Свет.
Sharpe uzun bir yolculuktan sonra Hindistan’a ulaşır.Через некоторое время Хренников собрался в длительную командировку.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.В итоге они вместе пускаются в путешествие.
Bu esnada yaşadığı maceralar onu daha uzaklara yolculuk etmeye sevk etti.Чуткость, с которой она к ним отнеслась, еще более расположила его к ней.
Genellikle sadece tek bir yolculuk için geçerlidir. ^Как правило, они имеют только один подъезд.
Bu mertebe seyr-ilallah, (Allah'a yolculuk) olarak isimlendirilir.Имена, которыми дозволено назвать только Аллаха.
"Zaman ve Mekânda Yolculuk".Виртуальное путешествие во времени и пространстве».
Yolculuk o zamanlar atlar ile yapılırmış.Вывозка в это время велась только на лошадях.