Yolculuk ne kadar sürüyor?Wie lange muss die Pause sein?
Fakat şeytanın işi yoktur ve yolculuklarında başlarına bela olacak çoraplar örer.Er ist zwar keine Inkarnation des Teufels, trägt aber seine Züge.
Yolculuklardan sonra St. Petersburg Üniversitesinde matematik ve fizik üzerine çalıştı.Danach studierte er an der Universität St. Petersburg Physik und Mathematik.
Bu esnada yaşadığı maceralar onu daha uzaklara yolculuk etmeye sevk etti.Die Abenteuer, die sie dabei erlebt, stärken sie in ihrer Entwicklung.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Ein Seeräuber soll ihm dabei geholfen haben zu entkommen.
Mukim olmak, yolculukta olmamak.Reise ohne zu reisen.
İşkolik denecek kadar çalışıyor, yolculuktan nefret ediyor.Sie lernt sehr schnell, dass sie das Fliegen hasst.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.Gott neu vertrauen – eine Reise.
"Kentin Belleğine Yolculuk Sürüyor".In: Ein Spaziergang durch die Stadt.
Daha sonra ikisi yola devam ettiler ve yolculukları Osaka'da noktalandı.Im Morgengrauen flüchten die beiden in Richtung Osaka.
Bilinmeyen diyarlara yolculuklar yapmıştır.Reise durch ein unbekanntes Land.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Aber aus der Reise wurde zunächst nichts.
Sonra Doktor ile beraber TARDIS'le uzay ve zamanda yolculuk yapmıştır.Später entwendet er dort eine TARDIS und beginnt durch Raum und Zeit zu reisen.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Dies könnte auf die Lehren aus der ersten Begegnung mit James Cook zurückgehen.
Uçak yolculuklarında ise, bazı düşük-fiyatlı havayolu şirketleri yalnızca ekonomi sınıfı koltukar sağlarlar.In allen Flugzeugen der TUIfly wird lediglich die Economy Class angeboten.
Yolculuk süresi 1,5 saattir.Der Flug dauert etwa 1,5 Stunden.
İstanbul (Pendik)-Ankara arası yolculuk süresi ise 4 saat 5 dakikadır.Die Hochgeschwindigkeitsbahn nach Istanbul-Pendik benötigt viereinhalb Stunden.
Yolculuk boyunca geçmişini anımsar.Die Reise in die Vergangenheit.
Yolculuk ve arayış bitmişti.Wenn ja, Suche beendet.
Yolculuk boyunca hacılar çeşitli hayaletler, canavarlar ve benzeri mitik yaratıklar ve yerlerle karşılaşırlar.Auf dem Weg nach draußen begegnen sie verschiedenen Monster und Gespenstern.
Onların yolculukları 4 yıl sürdü.Die Reise dauerte vier Jahre.
Özellikle güçlü rüzgârların bulunduğu okyanus yolculukları için uygun değildi.Es war nicht speziell für Landungen mit starkem Seitenwind ausgelegt.
Yolculukları altı ay sürdü.Die Segeltour dauerte sechs Monate.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Er soll auf dem Weg dorthin verstorben sein.
Mavi Yolculuk çıkış ve bitiş noktası olarak yoğun yat trafiğine sahiptir.Der Luxuszug Blue Train hat hier einen seiner Endpunkte.
Yolculuklar daha hızlı gerçekleştirilmektedir.Die Prozessoren sind etwas schneller.
Yolculuk sırasında rastladığı 2 yeniçeri "Hanım nereye gidiyorsun?" diye sorar.Weiter auf ihrem Weg traf sie die zwei Stiere: "Schwester, Schwester, wohin gehst du", wollten sie wissen.
Mavi yolculuk üzerindeki uğrak yerlerindendir.Blaues Leben in der Überseestadt.
Bir yolculuk yapmak için ne param ne de zamanım var.Je n'ai pas le temps ni l'argent à consacrer à un voyage.
İnsanın Mars'a yolculuk edeceği günler yakında gelecek.Le jour arrivera bientôt où l'homme pourra voyager vers Mars.
Yolculuk en az beş gün sürecek.Le voyage prendra au moins cinq jours.
Bu harika yolculuk için çok teşekkür ederim.Merci beaucoup pour ce formidable voyage.
Adamım, yolculuktan hayal kırıklığına uğramayacaksın.Mon vieux, tu ne vas pas être déçu du voyage !
Uçakla yolculuk edemem.Je ne peux pas voyager en avion.
Hafif bir yağmurluk, yolculuk için idealdir.Un imperméable léger est idéal pour le voyage.
Diğer yolcularla tanışmak amacıyla yolculuk yapıyor.Il voyage dans le but de rencontrer d'autres voyageurs.
Yolculuk kısaydı.Le voyage était bref.
Aynı yıl Naniwa Japonyaya geri getirmek için Birleşik Krallık'a yolculuk yaptı.La même année, il se rend au Royaume-Uni pour ramener le Naniwa (en) au Japon.
İyi yolculuklar.Bon Voyage !
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.Pendant les quatre années suivantes, il fit régulièrement le voyage entre Paris et Port-Royal des Champs.
Bu mertebe seyr-ilallah, (Allah'a yolculuk) olarak isimlendirilir.Il se fait appeler Allah, ce qui déplait au juge.
Yolculuk başlamıştır.Le voyage commence.
Bilinmeyen diyarlara yolculuklar yapmıştır.Voyages en terres inconnues.
Daha fazla insan uluslararası yolculuk yapmaktadır.Les déplacements internationaux sont plus nombreux.
Fakat şeytanın işi yoktur ve yolculuklarında başlarına bela olacak çoraplar örer.Il n'est point d'année où elle ne promène, sur ses rives, ses ondes tumultueuses.
Yolculuklar daha hızlı gerçekleştirilmektedir.Les marchandises sont transportées plus rapidement.
"Kentin Belleğine Yolculuk Sürüyor".Ils marcheront en tête à la ville ».
Yakıt tasarrufu için uzun yolculuklarda bu hız kullanılmalıdır.C'est une vitesse utilisée pour les longs voyages, lorsque l'économie de carburant est souhaitée.
Abe no Nakamaro ve rahip Genbō ile Çin'e yapmış oldukları bu yolculukları ile ünlenmiştir.Il devient fameux pour ces voyages en Chine avec Abe no Nakamaro et le moine Genbō.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Mais celui-ci est tué durant son voyage...
Uzun bir yolculuk oldu.Le voyage était long.
Yolculuk devam etti.Le déplacement se poursuit.
Turne "rock odaklı danstastik bir yolculuk" olarak tanımlandı.Le spectacle est décrit comme un « voyage de rock dansant ».
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Chaque responsabilité peut être assumée à un niveau local, régional, national ou international.
On dördüncü Bölüm: Yolculuk adabı.14° - De partage d’Héritage.
Kaçak köleler geceleri yolculuk ederek, 10-20 mil (16-32 km) aralıkla yer alan istasyonlara gitmekteydiler.Les esclaves voyageaient de nuit, environ 15 à 30 km séparaient chaque station.
Yolculuk toplam 2 saat 40 dakika sürmüştür.Le parcours dure 2 heures et 40 minutes.
Laimingo kelio! : İyi yolculuklar!Titre : Bon Voyage !
Sıradışı bir hayvana binip yolculuk yaparak.Il est traversé par une étrange procession animale.
Deneme, yazarın 1862 yılında Avrupa'ya yaptığı yolculuk esnasında tuttuğu seyahat notlarına dayanır.Ce récit décrit les impressions de l'écrivain rapportées de son voyage de l'été 1862 en Europe occidentale.