Ana içeriğe geç
Sözlük

yol ile cümle

yol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Herkes yoluna devam etmeli.Everybody should move on.
Çocuklar bisikletleri ile yola çıktılar.The boys took off on their bicycles.
Biz tam doğru yoldayız.We're right on track.
Batan gemiden yolcuların çoğu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached the shore.
Batan geminin çoğu yolcusu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached shore.
Yolcular sakin kaldılar.The passengers remained calm.
Zaman yolculuğu mümkün mü?Is time travel possible?
Avustralya'ya yolculuğun nasıldı?How was your trip to Australia?
Bu mektubu yollamayı unutma.Don't forget to send this letter.
Yolda büyük bir kemer var.There is a huge arch over the road.
Tom yoldan geçen biri tarafından kurtarıldı.Tom was rescued by a passerby.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Biz yolculuğumuzun sonuna yaklaşıyoruz.We're approaching the end of our journey.
Şaşırtıcı bir yolculuktu.It's been an amazing journey.
Birkaç yolu su basmış.Several roads are flooded.
Yolculuk inanılmazdı.The trip was amazing.
Tom atağa yol gösterdi.Tom led the attack.
Bu adam Tom'un yolunu kesti ve Tom ona el hareketi çekti.This guy cut Tom off, and Tom gave him the finger.
Önümüzde çok uzun bir yolculuğumuz var.We've got a very long journey ahead of us.
Bunu yapmanın daha iyi bir yolu olmak zorunda.There's got to be a better way of doing this.
Uzun bir yolculuktan döndüm.I came back from a long trip.
Yüzmeyi öğrenmenin en iyi yolu yüzmektir.The best way to learn to swim is to swim.
İşler yoluna girecek bence.I think things will be OK.
Müzik dinlemek rahatlamak için harika bir yol.Listening to music is a great way to relax.
O, yaşlı adamın yolu geçmesine yardımcı oldu.She helped the elderly man cross the road.
Kişisel yayıncılık, halkla konuşmanın bir yoludur.Self-publishing is a way to talk to the public.
Fransızcada daha iyi olmanın en iyi yolu yerli konuşucularla Fransızca konuşmak.The best way to get better at French is to speak French with native speakers.
Bir dili öğrenmek için en iyi yol onun konuşulduğu bir ülkede yaşamaktır.The best way to learn a language is to live in a country where it's spoken.
Açıkçası, her iki sürücü de yola dikkat etmiyordu.Clearly, both drivers weren't paying attention to the road.
Sence Fransızca öğrenmek için en iyi yol nedir?What do you think is the best way to learn French?
Bunun bunu yapmak için doğru yol olduğunu sanmıyorum.I don't think this is the right way to do this.
Araba yolunda park etmiş bir konvertibl var.There's a convertible parked in the drive.
Yolcuların çoğu Kanadalıydılar.Most of the passengers were Canadians.
Tom'u yolcu etmek için havaalanına gittim.I went to the airport to see Tom off.
Başka bir yolculuğa gitmek istiyorum.I'd like to go on another cruise.
Yol yapım aşamasındaydı.The road was under construction.
Bunu yapmak için yalnızca tek yol biliyorum.I know only one way to do this.
Yola dikkat edin.Pay attention to the road.
Emin olmak için sadece bir yol var.There's only one way to be sure.
Tom yolumu tıkadı.Tom blocked my way.
Tom bana hangi yola gideceğini sordu.Tom asked me which way to go.
Hava yolculuğu tehlikeli oluyor mu?Is air travel becoming dangerous?
Tom bunu benim yapacağımdan daha iyi bir yolla yapabilir.Tom can do it way better than I can.
Bu yoldan hiç gitmedik, değil mi?We've never gone this way, have we?
Kibir bir kişinin çöküşüne yol açar.Arrogance leads to a person's downfall.
Eğer soramayacak kadar çok utangaçsanız, yolunuzu kaybedersiniz.If you are too shy to ask, you will lose your way.
Canım istasyona kadar tüm yolu koşmak istemiyor.I don't feel like running all the way to the station.
Hayat iki kez seyahat edilemeyen tek yoldur.Life is the only road that can't be traveled twice.
Merak etme. Her şey yolunda.Don't worry. Everything is going well.
Bu muhtemelen başlamak için kötü bir yol.That's probably a bad way to start.
Tom bir yolunu bulup nehrin karşısına yüzerek geçmeyi başarmış.Tom somehow managed to swim across the river.
İnşallah bir yolunu buluruz.I hope we can figure this out.
Hiçbir şey arabayla uzun mesafe yolculuktan daha sıkıcı değil.Nothing is more boring than traveling long distances by car.
Yol buzluydu.The road was icy.
Sanırım İngilizce öğrenmek için en iyi yol Amerika'da yaşamaktır.I think the best way to learn English is to live in America.
"Neden bunu o şekilde yapıyorsun?" "Bilmiyorum." "Her zaman yaptığımız yol budur.""Why do you do it that way?" "I don't know. That's the way we've always done it.
Şu anda hiçbir şey yolunda gitmiyor; ailenin dişileri bana karşı birleşmişler.At present, nothing goes smoothly; the Females of the Family are united against me.
İş gezin için bir yolcu rehberin var mı?Do you have an itinerary for your business trip?
Senin iş gezin için yolcu rehberi nerede bulabilirim?Where can I find the itinerary for your business trip?
"Havaalanına giden yolu kim biliyor?" "Ben biliyorum.""Who knows the way to the airport?" "I do."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod