Ana içeriğe geç
Sözlük

yol açmak ile cümle

yol açmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Savaş zamanında, ordunun önünde giderek yol açmak ve köprü yapmakla görevli askerlerdir.Jag går till det land där ovan Soldater, modigt framåt gå
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.På så vis försvåras fusk och spekulation.
Bu şöyle bir çelişkiye yol açmaktadır; R=R0 ve R<R0.Це призоводить до суперечності: R=R0 та R<R0.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Через грозу помирає близько 60 людей на рік.
Eylül - Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır.З серпня по жовтень вирують урагани, часто виробляють сильні спустошення.
Bu iklim özeliği İlçede aynı anda farklı iklimlerin oluşmasına yol açmaktadır.Гармонія душі веде, в той же час, до щастя.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.V důsledku zasažení bleskem umírá každý rok kolem 60 lidí.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Dohady se vedou i kolem jeho smrti.
Riskler insanların gelecekteki hayatlarına negatif etkisi olacağı şeklinde endişeye yol açmaktadır.Další oběti na životech by byly škodlivé pro budoucnost naší věci.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Fulgerul ucide circa 60 de oameni pe an.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Acest lucru a fost subiectul unor controverse și speculații.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Aceasta duce la circa 12.500 de decese pe an conform datelor din 2006.
II. Bayezid'in doğum tarihi tarihçiler arasında tartışmaya yol açmaktadır.Data controversată a nașterii lui Baiazid al II-lea este argumentată de istorici.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Villámcsapás körülbelül 60 ember halálát okozza évente.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.2006-os adatok szerint a kór évente körülbelül 12.500 halálos áldozatot követel.
Bir teoriye göre ksenonun, yerkabuğunda bulunan mineraller tarafından hapsedilmesi bu duruma yol açmaktadır.Egy elmélet szerint a hiányzó xenon a földkéreg belsejében lévő ásványokba lehet zárva.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Οι κεραυνοί οδηγούν στον θάνατο περίπου 60 ατόμων τον χρόνο.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Καταλήγει σε περίπου 12.500 θανάτους ετησίως από το 2006.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Αυτό δημιουργεί εντάσεις στη σχέση τους.
Ayrıca, kullanıcının ekranında yer alan bir zaman sayacı da kullanıcıların kaygılanmasına yol açmaktadır.Επίσης, μια αντίστροφη μέτρηση πάνω στην οθόνη προσθέτει άγχος στους χρήστες.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Sygdommen resulterer i ca. 12.500 dødsfald om året pr. 2006.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Denne kamp ledte også til hans død.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Den rejses kun i tilfælde af ophidselse og stridigheder.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Dette har imidlertid vært gjenstand for kontroverser og spekulasjoner.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Dette ble også hans død.
Bu durum yetkinin kötüye kullanılmasına yol açmaktaydı.Disse tiltakene førte til at rettssytemet fungerte mer effektivt.
Doğru orantılı, sıkı ve güçlü yapısı, büyük güç, çeviklik ve dayanıklılığa yol açmaktadır.Dens velbalanserte, tette og kraftige skikkelse vitner om stor kraft, smidighet og utholdenhet.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Petir menyebabkan kematian sekitar 60 orang per tahun.
ABD'de hastalık çoğunluğu atak dönemlerinde olmak üzere 50 milyar dolarlık zarara yol açmaktadır.Di Amerika Serikat, biaya penyakit diperkirakan $50 milyar, sebagian besar disebabkan oleh eksaserbasi.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Keterbukaan ini dilakukan guna membantah berbagai pergunjingan dan spekulasi tersebut .
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Bỏng do sét lấy đi sinh mạng của 60 người mỗi năm.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Cuối cùng, việc này cũng đã dẫn đến cái chết của ông.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Tính đến 2006, bệnh gây 12.500 ca tử vong.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Điều này khiến mối quan hệ của họ gặp khó khăn.
İzlanda isim sistemi bazen yurtdışına seyahat eden ailelerde sorunlara yol açmaktadır.アイスランドの命名制度は特に若い子供を伴った家族海外旅行の際に問題を引き起こすことがある。
Bu da kuramda büyük bir soruna yol açmaktadır.ここで大きな疑問が生じる。
Bunun bozukluğu özellikle servikal disk hastalığına (boyun fıtığı) yol açmaktadır.これは特にセリアック病に言える。
Birçok kişiye göre elmas çatışmasındakine benzer etik sorunlara yol açmaktadır.对于很多人,这导致了和冲突钻石类似的伦理问题。
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.2006年,此病共造成約12,500人死亡。
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.电灼伤每年造成约1000人死亡,而闪电每年造成的死亡约有60人。
Bu durum zaman zaman karışıklıklara yol açmaktadır.這現象偶而會造成一些困擾。
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.砂眼是導致兩百二十萬人視力衰退的原因,當中有120萬人甚至已全盲。
Bu da bu bebeklerin mezotelyoma ve solunum rahatsızlıklarına yakalanmalarına yol açmaktadır.이러한 심계항진은 현기증이나 호흡 곤란을 동반하기도 한다.
İzlanda isim sistemi bazen yurtdışına seyahat eden ailelerde sorunlara yol açmaktadır.שיטת השמות האיסלנדית גורמת לעיתים לאזרחי המדינה בעיות כאשר הם נוסעים לארצות אחרות.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.דבר שעורר חילוקי דעות וציפייה לסרטו.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Осветлението причинява смърт на около 60 души годишно.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Депресията води до голяма безработица и бедност и до нарастващи обществени вълнения.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Заболяването е причината за слабото зрение при 2.2 милиона хора, от които 1.2 милиона са напълно слепи.
Bu da yıldızın nispeten sönük görünmesine yol açmaktadır.И точно тогава неговата звезда започва да блести.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Opekline od električne struje su uzrok oko 1000 smrti godišnje, dok munje usmrte oko 60 ljudi godišnje.
Bu durum genç nüfusun dışarıya gitmesine yol açmaktadır.Najviše je do toga dovelo izrazito iseljavanje mladog stanovništva.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Nezaposlenost je česti uzrok kriminala i društvenih nemira.
Hastalık köpeklerde ölüme kadar giden ciddi problemlere yol açmaktadır.Hromadná nákaza môže spôsobiť vážne zdravotné problémy až smrť.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Jeho proroctvá aj naďalej vyvolávali špekulácie a spory.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Bolezen je vzrok za slabovidnost 2,2 milijona ljudi, od njih je 1,2 milijona popolnoma slepih.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Ta spor je najbrž tudi pospešil njegovo smrt.
Bu da kuramda büyük bir soruna yol açmaktadır.Vse skupaj mi predstavlja velik izziv.
Vitamin ve minerallerin eksikliği hastalıklara yol açmaktadır.Pomankanje nekaterih vitaminov in mineralov.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Dėl ligos 2,2 milijonų žmonių prastai mato, o 1,2 milijonų visiškai apako.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Visame pasaulyje per metus žaibas užmuša kelis šimtus žmonių.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod