Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksun ile cümle

yoksun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç kimse bu hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.没有人能因为他令人厌恶的气味而靠近。
Fransa ve Hollanda'da, veba doktorları genellikle tıp eğitiminden yoksundu ve "gözlemci" olarak atanırdı.프랑스에 네덜란드의 흑사병 의사는 의학적 지식이 부족하여 종종 "경험주의 돌팔이"로 불렸다.
Neden orduda sen yoksun?왜 대한민국에 계시죠?'
Ayrıca, başarılarının kıymetli olduğu inancından da yoksun.자신이 중요한 실력을 가지고 있다는 믿음에 불구하고 성공하지 못하였다.
Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayım?"내가 어찌 이 심정으로 하루를 차마 살 것인가?"
Ayrıca, kaudal kemiklerden tamamen yoksundurlar, iskeletlerinin çoğu kıkırdaktan yapılmıştır.또한 이들은 완전히 꼬리뼈가 모두 없으며 골격의 대부분은 연골로 이루어져 있다.
Ülkenin diğer gençleri gibi tarih bilincinden yoksundur.다라국은 다른 소국에 비해 역사가 짧은 것으로 보인다.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.졸업사가 끝난 뒤 교장은 그에게 유능한 웅변가가 될 재능은 가지고 있지 않다고 말하였다고 한다.
Vicdan ve merhamet duygularından yoksundur.도덕심과 자제심이 강하다.
Ancak, Osmanlı İmparatorluğu artık bu taleplerin üstesinden gelecek bir iradeden yoksundu.그러나 오스만 제국은 제해권 우위를 바탕으로 조약을 수용하지 않기로 결정했다.
Ayrıca, başarılarının kıymetli olduğu inancından da yoksun.חסרה לה גם האמונה שההישגים שלה ראויים".
Stark’ın deneysel zırhı California’ya dönmek için gerekli güçten yoksundur ve dünya onun öldüğüne inanır.סטארק אינו יכול לחזור לקליפורניה משום שהכוח בחליפת השריון הניסיונית שלו אזל, והעולם מאמין שהוא מת.
Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayım?"מדוע יש פער בין השניים?
Şarkılar genelde geleneksel anlamdaki tempo veya ritimden yoksundur ve tipik olarak çok uzundur.השירים לעיתים קרובות ארוכים מאוד וחסרים פעמות או קצב במובן המסורתי.
Ayrıca Sovyet topçusu, çağdaş ateş kontrol tekniklerinden yoksundu.כמו כן, היו לבריטים יחידות ארטילריה מודרניות.
1675 yılında akademiye olan ilgi yoksunluğuna rağmen Fransa Bilim Akademisi’nden onursal üyelik verildi.ב-1675 מונה לחבר של כבוד מטעם האקדמיה הצרפתית למדעים.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.הוא טען שהאוניברסיטה לא ממצה את יכולותיה.
Dava hukuki temelden yoksundur 5 ıv.אמירת חצי אמת דינה כדין שקר.
Ancak Sadrazam olduğu zaman 70 yaşına gelmiş ve çok buhranlı bir zamanda idare gücünden yoksun görünmüştü.היא הייתה קרובה לגיל 70 וראייתה נחלשה מאד.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Преди атаката, градът е без електричество и газ от няколко месеца.
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Луната има подобна структура, но няма значително желязно ядро.
Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayım?"Защо са се разделили някога?
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Офицерите не са преминали обучение и нямат опит.
Ayırt etme gücünden yoksundur.Липса на собствено захранване.
Güney Afrika 1910'da birleştiğinde Kap Kolonisi dışında Afrikalılar oy hakkından yoksun bırakıldı.През 1910 г. с основаването на Южноафриканския съюз само бели мъже получават избирателно право.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Вътрешното приложение е много по-опасно от външното.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.В тундрата практически няма едра фауна.
1675 yılında akademiye olan ilgi yoksunluğuna rağmen Fransa Bilim Akademisi’nden onursal üyelik verildi.През 1675 г. е приет за чуждестранен почетен член на Френската академия на науките.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Kod ljudi, sposobnost korištenja magije ili njen nedostatak određen je rođenjem.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Nakon tri mjeseca gradske vlasti su isključili struju i vodu.
Şarkılar genelde geleneksel anlamdaki tempo veya ritimden yoksundur ve tipik olarak çok uzundur.Skladbám často chýba beat alebo rytmus v tradičnom ponímaní a sú väčšinou veľmi dlhé.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.Tvrdil, že fakulta nie je dostatočne kompetentná ho skúšať.
Hinokitiol yapısal olarak izopropil ornatıkından yoksun tropolon ile ilişkilidir.Hinokitiol je štruktúrou príbuzný tropolónu, u ktorého absentuje izopropylový substituent.
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Zemeljska Luna je podobna, vendar nima železnega jedra.
İsviçrelilerin temel sorunu tek bir komuta merkezinden yoksunluğu idi.Njihova edina večja slabost je pomanjkanje enotnega poveljstva.
Hiç kimse bu hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.Nihče nama ne bo več kalil te sreče...
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Kiralnost je bolj abstraktna kot vijačnost.
Normal uyku-uyanıklık döngüsünden yoksundur ve kendi isteği ile eylem başlatamaz.Bolnik nima normalnega cikla spanja in budnosti ter ni zmožen hotenih dejanj.
Estetik duygu yoksunluğu.Ryškus simbolizmo estetikos poveikis.
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Mėnulis taip pat panašus, tačiau neturi metalinio branduolio.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Krantai beveik ištisai apaugę medžiais.
Tom disiplinden yoksun.Tomui trūksta disciplinos.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Enne rünnakut oli linn olnud mitu kuud elektri ja gaasita.
Beni 26 ay hürriyetimden yoksun bıraktılar.Ta valitses kokku 26 kuud.
Başkanlık Koleji düzgün bir laboratuvardan yoksundu.Doktoritöö juhendaja oli Ülo Langel.
İtilaf Devletleri birleşik komutadan yoksundu.Etruskidel puudus ühtne riik.
Model, microSD kart okuyucudan yoksundur. ^ 8SLühikokkuvõte., Microsc Res Tech.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.20억은 위생 문제를 겪고 있습니다.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.2 milliards de personnes sans assainissement.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.2 мільярди людей живуть без каналізації.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Dois mil milhões sem condições sanitárias.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Două miliarde trăiesc în condiţii insalubre.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Dua milyar orang tanpa sanitasi.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Due miliardi senza servizi igienico-sanitari.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Dvě miliardy lidí nedostává žádnou zdravotní péči.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Dwa miliardy ludzi żyje bez kanalizacji i bieżącej wody.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Hai tỉ người không được sống trong môi trường hợp vệ sinh.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.Két milliárdan vannak közegészségügyi ellátás nélkül.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun. Milyonlarca insan HIV ve AIDS nedeniyle ölüyor.Dos mil millones de personas sin saneamiento. varios millones de personas muriendo de SIDA y VIH.
2 milyar insan hijyen koşullarından yoksun.To milliarder mennesker uden sanitet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod