Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksun ile cümle

yoksun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyayı ve insanları çeşitlilikten yoksun bırakmayacağız.Zemljo in vso raznolikost na njej kakor tudi predivalce zemlje in naso raznovrstnost bomo osvobodili.
Dünyayı ve insanları çeşitlilikten yoksun bırakmayacağız.Θα ελευθερώσουμε τη Γη στην πολυμορφία της και τους ανθρώπους με τη δική τους πολυμορφία.
Dünyayı ve insanları çeşitlilikten yoksun bırakmayacağız.حتى نمنح الأرض بما فيها من تنوع والناس على كافة أجناسهم الحرية
Dünyayı ve insanları çeşitlilikten yoksun bırakmayacağız.我々人間の多様性を解放し、 この独裁体制を終結すべきです。
Eğer kesmezse, duygudan yoksunsunuz demektir. Bence böyle.В противен случай, вие нямате емоции, ще ви упрекна в това !
Eğer kesmezse, duygudan yoksunsunuz demektir.Jeśli nie, to nie macie po prostu emocji.
Eğer kesmezse, duygudan yoksunsunuz demektir.Si ce n'est pas, vous n'en avez aucune émotion.
Eğer kesmezse, duygudan yoksunsunuz demektir.Si no es así, entonces usted no tiene ninguna emoción.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.A legelemibb kényelmet is nélkülözik.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Brakuje nawet najbardziej podstawowego wyposażenia.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar. Bu çoğu büyük şehrimizde de olan bir şey.Mancano persino le strutture di base, ed è qualcosa di comune a tutte le nostre città più grandi.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar. Bu çoğu büyük şehrimizde de olan bir şey.Mereka bahkan tidak memiliki kamar yang layak. dan ini adalah sesuatu yang wajar bagi kota-kota besar.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Es fehlt an der grundlegendsten Ausstattung.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Họ không có ngay cả những tiện nghi căn bản nhất.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.기본적인 편의시설 조차 이용하지 못하고 있습니다.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Le lipsesc și cele mai elementare condiții.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Ni siquiera tienen los servicios más básicos.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Ze missen zelfs de meest fundamentele voorzieningen.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Липсват им дори най-основни удобства.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Там нет даже самых элементарных удобств.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.חסרים להם השירותים הבסיסיים ביותר.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.حتى أنهم يفتقرون إلى أبسط وسائل الراحة.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.そしてこれはあらゆる大都市に共通しています
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:,Ascultaţi lucrul acesta, popor fără minte, şi fără inimă, care are ochi şi nu vede, urechi şi n'aude!
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Hỡi dân ngu muội và không hiểu biết, là dân có mắt mà không thấy, có tai mà không nghe kia, hãy nghe điều nầy.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Hør dette, du tåbelige Folk, som er uden Forstand, som har Øjne, men ikke ser, og Ører, men ikke hører:
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Hør dette, du uvettige og uforstandige folk, som har øine, men ikke ser, som har ører, men ikke hører!
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:우준하여 지각이 없으며 눈이 있어도 보지 못하며 귀가 있어도 듣지 못하는 백성이여 이를 들을지어다
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:"Luister, dom en ongevoelig volk: U hebt wel ogen, maar u ziet niet en oren, maar u hoort niet.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Nože počujte toto, bláznivý ľude, ktorý nemá srdca, aby rozumel! Majú oči, ale nevidia; majú uši, ale nečujú.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:'Oíd esto, pueblo insensato y sin entendimiento. Tienen ojos y no ven; tienen oídos y no oyen
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Poslušajte zdaj to, ljudstvo neumno in brez srca, ki imajo oči, in ne vidijo, ki imajo ušesa, in ne slišijo.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Slyštež nyní toto, lide bláznivý a nesmyslný, kteříž oči mají a nevidí, kteříž uši mají a neslyší:
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Ακουσατε τωρα τουτο, λαε μωρε και ασυνετε οιτινες οφθαλμους εχετε και δεν βλεπετε ωτα εχετε και δεν ακουετε
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:выслушай это, народ глупый и неразумный, у которого есть глаза, а не видит, у которого есть уши, а не слышит:
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Чуйте сега това, глупави и неразумни люде, Които имате очи, но не виждате, Които имате уши, но не чувате.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:שמעו נא זאת עם סכל ואין לב עינים להם ולא יראו אזנים להם ולא ישמעו׃
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:اسمع هذا ايها الشعب الجاهل والعديم الفهم الذين لهم اعين ولا يبصرون. لهم آذان ولا يسمعون.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:愚 昧 無 知 的 百 姓 阿 、 你 們 有 眼 不 看 、 有 耳 不 聽 、 現 在 當 聽 這 話
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:愚昧 無知 的 百姓 阿 、 你 們 有 眼 不 看 、 有 耳 不 聽 、 現 在 當聽 這話
Gerçekten de, bundan etkilenmiyorsanız, duygudan yoksunsunuz demektir. -Identidade de Euler! Eu sempre tive problemas pronunciando Euler.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.Dél-Afrikában a legbizalommentesebb kapcsolat a fehér rendőr és a fekete közösség között van.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.남아프리카 공화국에서 가장 신뢰가 없는 관계는 바로 백인 경찰과 흑인 주민들 사이의 관계입니다
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.là mối quan hệ giữa những cảnh sát da trắng và cộng đồng da đen.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.V Jižní Africe chybí nejvíce důvěry právě ve vztahu mezi bělošským policistou a černošským obyvatelstvem.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.W RPA najbardziej pozbawiony zaufania związek to ten pomiędzy białym policjantem a czarną społecznością.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.В Южна Африка, връзката най-лишена от доверие е тази между бял полицай и чернокожата общност.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.בדרום אפריקה, מערכת היחסים חסרת האמון ביותר הנה בין השוטר הלבן והקהילה השחורה.
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.في جنوب أفريقيا, ان اكثر العلاقات المتزعزعة هي الثقة بين شرطي ابيض و المجتمع الاسود
Güney Afrika'da güvenin en yoksun olduğu ilişki beyaz bir polis ile siyah toplum arasındadır.白人警官と 黒人コミュニティの間です どうやってそこから立ち直ったと思いますか?
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.받지 못하고 있는 아이들을 보호하는 것입니다.
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.Tarjota hoitoa lapsille, joilta juuri nyt evättiin kaikki hoito.
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.Να προσφέρω φροντίδα σε παιδιά που αυτή τη στιγμή στερούνται φροντίδας.
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.לילדים שכרגע נמנע מהם טיפול.
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.للأطفال المحرومين حاليا من العلاج.
Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.治療を施すことです これは人道的な使命です
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.내 백성의 부녀들을 너희가 그 즐거운 집에서 쫓아내고 그 어린 자녀에게서 나의 영광을 영영히 빼앗는도다
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Manželky lidu mého vyháníte z domu rozkoší jejich, od dítek jejich odjímáte slávu mou na věky.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Mit Folks Kvinder driver l ud af det Hjem, de holdt af, I tager for evigt min Ære fra deres Børn:
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Népem asszonyait kiûzitek boldogságuk házából; kisdedeiktõl örökre elveszitek az én dicsõségemet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod