Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksun ile cümle

yoksun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Alla hava ju syndat och äro i saknad av härligheten från Gud;
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.alle har syndet og fattes Guds ære,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Alle have jo syndet, og dem fattes Æren fra Gud,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Alle mensen hebben gezondigd en missen daardoor Gods nabijheid.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Căci toţi au păcătuit, şi sînt lipsiţi de slava lui Dumnezeu.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Car tous ont péché et sont privés de la gloire de Dieu;
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.모든 사람이 죄를 범하였으매 하나님의 영광에 이르지 못하더니
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Lebo nieto rozdielu, lebo všetci zhrešili a postrádajú slávy Božej
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Mert mindnyájan vétkeztek, és szûkölködnek az Isten dicsõsége nélkül.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Neboť není rozdílu. Všickniť zajisté zhřešili, a nemají slávy Boží.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Porque todos pecaram e destituídos estão da glória de Deus;
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.porque todos pecaron y no alcanzan la gloria de Dios
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Semua orang sudah berdosa dan jauh dari Allah yang hendak menyelamatkan mereka
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Sillä kaikki ovat syntiä tehneet ja ovat Jumalan kirkkautta vailla
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.tutti hanno peccato e sono privi della gloria di Dio
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.vì mọi người đều đã phạm tội, thiếu mất sự vinh hiển của Ðức Chúa Trời,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.vì mọi người đều đã phạm_tội , thiếu mất sự vinh_hiển của Ðức_Chúa_Trời ,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.zakaj vsi so se pregrešili ter nimajo slave Božje
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.επειδη παντες ημαρτον και υστερουνται της δοξης του Θεου,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.всі бо згрішили, і лишені слави Божої,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.потому что все согрешили и лишены славы Божией,
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.כי כלם חטאו וחסרי כבוד אלהים המה׃
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.اذ الجميع اخطأوا واعوزهم مجد الله.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.因 為 世 人 都 犯 了 罪 、 虧 缺 了 神 的 榮 耀
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.因 為 世人 都 犯了罪 、 虧缺 了 神 的 榮耀
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen자외선 B 복사 부족으로 나타나는
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Bo niedobór witaminy D, spowodowany brakiem promieniowania UVB to duży problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Denn Vitamin-D-Mangel durch fehlende UVB-Strahlung ist ein großes Problem.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Devido à deficiência da vitamina D, pela falta de radiação ultravioleta B, torna-se num problema maior.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Dit komt omdat vitamine D-gebrek ontstaan door te weinig UVB-straling een groot probleem is.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Karena kekurangan vitamin D karena kekurangan radiasi sinar UVB adalah masalah yang utama.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.La carenza di vitamina D dovuta a scarsità di radiazione UVB, è un problema enorme.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Parce que les carences en vitamine D dues au manque de rayonnement ultraviolet B, sont un problème majeur.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Pentru că deficiența vitaminei D, din cauza lipsei razelor ultraviolete de tip B este o problemă majoră.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Porque la deficiencia de Vitamina D, debido a la falta de radiación ultravioleta B, es un gran problema.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Ведь недостаток витамина D из-за нехватки ультрафиолетового излучения типа В -- это огромная проблема.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelen D vitamini eksikliği çok büyük bir problem.Защото недостигът на витамин D поради недостиг на утравиолетова В радиация, е огромен проблем.
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenMert a D-vitamin hiánya
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenמכיוון שחוסר בויטאמין D
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenبسبب نقص فيتامين D ،
Çünkü ultraviyolet B radyasyonunu yoksunluğundan gelenビタミンDの欠乏が
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilMenej bežné sú vnútroštátne usmernenia pre psychosociálnu liečbu a sociálnu reintegráciu.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilNacionalne smernice za psihosocialno zdravljenje in socialno reintegracijo so manj pogoste.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilNationella riktlinjer för psykosocial behandling och återintegrering i samhället är mindre vanliga.
Detoksifikasyon, uzun vadeli, yoksunluk temelli yatılı tedaviye başlamak için genellikle bir önkoşul teşkilPortal do OEDT sobre as melhores práticas: http://www.emcdda.europa.eu/best-practice/treatment
Doğru hedeften yoksundum.Ik had geen goed doelwit.
Doğru hedeften yoksundum.Kellett egy célpont. Magát vártam.
Doğru hedeften yoksundum.Mi-a lipsit ţinta perfectă.
Doğru hedeften yoksundum.No tenía diana, la estaba esperando. - ¿Pero qué le he hecho?
Doğru hedeften yoksundum. Senden.Ich hab' auf Sie gewartet.
Doğru hedeften yoksundum. Senden.Neměl jsem správnou motivaci.
Doğru hedeften yoksundum.Δεν είχα τον σωστό στόχο.
Doğru hedeften yoksundum.Липсваше ми мишена.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Az igaznak ajkai sokakat legeltetnek; a bolondok pedig esztelenségökben halnak meg.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Buzele celui neprihănit înviorează pe mulţi oameni, dar nebunii mor fiindcă n'au judecată. -
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Den rättfärdiges läppar vederkvicka många, men de oförnuftiga dö genom brist på förstånd.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Den retfærdiges Læber nærer mange, Dårerne dør af Mangel på Vid.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Den rettferdiges leber nærer mange, men dårer dør, fordi de er uten forstand.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Des Gerechten Lippen weiden viele; aber die Narren werden an ihrer Torheit sterben.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.의인의 입술은 여러 사람을 교육하나 미련한 자는 지식이 없으므로 죽느니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod