Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksun ile cümle

yoksun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük yaratıcılık. Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,יצירתיות גדולה. בזמנים של צורך, אנחנו צריכים יצירתיות גדולה.
Büyük yaratıcılık. Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,الإبداع الجيد، في بعض الأوقات، نحتاج إليه
Büyük yaratıcılık. Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,いざという時、私たちには大きな創造力が必要とされます
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Be', la mezzaluna fertile, per quanto fertile, non ha praticamente nient'altro.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Bueno, el Creciente Fértil, aunque es fértil,
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Jo, den frugtbare halvmåne, selvom den er frugtbar, mangler stort set alt andet.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.No, vaikka Hedelmällinen puolikuu on hedelmällinen, sieltä puuttuu melkein kaikki muu.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu."Плодородный полумесяц" назван так неслучайно.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.ובכן, הסהר הפורה, למרות שהיה פורה, הוא נטול כמעט כל דבר אחר.
Bu yüzden terim nesnel anlamından yoksun bırakılmıştır.È facile comprendere come, in tali condizioni, l'espressione perda di significato.
Bu yüzden terim nesnel anlamından yoksun bırakılmıştır.Então o termo se esvazia de sentido prático.
Bu yüzden terim nesnel anlamından yoksun bırakılmıştır.Por tanto, el término está vacío de significado práctico.
Bu yüzden terim nesnel anlamından yoksun bırakılmıştır.Поэтому термин лишается практического смысла.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.Chińczycy byli odcięci od tego postępu.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.Číňané byli od tohoto pokroku odříznuti.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.Cina terputus dari perkembangan-perkembangan itu.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.Entwicklung, als auch im Sinne neuer Regeln, waren die Chinesen von diesen Vorteilen abgeschnitten.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.새로운 규칙을 개발해낸 나라들처럼, 중국도 그 장점에서 점점 멀어졌습니다.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.les Chinois étaient privés de ces avancées.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.los chinos no recibieron estos nuevos avances.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.Китай залишався осторонь від поступу.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.אבל גם פיתחו כללים חדשים, הסינים היו מנותקים מההתקדמויות הללו.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.ولكن أيضا طورت قوانين جديدة ، الصين عزلت عن هذه التطورات.
Çinliler bu yeni gelişmelerden yoksun kaldı.中国の人々はこうした進歩から隔絶されました 中国の所得水準は停滞が続きました
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Car contrairement à ce que vous pensez, il y a de la vie.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Choć trudno uwierzyć, życie tu istnieje.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Contrar la ce ați putea crede, nu este lipsită de viață.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Denn anders als Sie vielleicht denken, gibt es dort dennoch Leben.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.우리가 생각 하는 것과 다르게 이곳은 생명이 결여 되어 있지 않아요
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Navzdory tomu, čo by ste si mohli myslieť, nie je bez života.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Perchè contariamente a quello che uno possa pensare, questa non è priva di vita.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Porque, contrariamente a lo que puedan pensar, no está desprovista de vida.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Want in tegenstelling tot wat je denkt, is dit niet verstoken van leven.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Вопреки вашим ожиданиям, эти места не лишены жизни.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.Защото, противно на това, което може да мислите, там не е лишено от живот.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.כי בניגוד למה שניתן לחשוב, המערה הזו לא נטולת חיים
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.لأنه وعكساً لما قد تتوقعونه ، فهذه البيئة ليست مجردةُ من الحياة.
Çünkü düşündüğünüzün aksine, burası hayattan yoksun değil.ここは私たちが発見した中で最も
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.A přece je chudoba natolik všestranná, že se na příjem musí dívat jenom jako na jednu z proměnných.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Bởi vì thực sự mà nói, nó là một mệnh đề của lựa chọn và sự thiếu tự do.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.För det är så, att det handlar om valmöjligheter, och brist på frihet.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.For i virkeligheden er det en tilstand om valg og manglen på frihed.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Karena benar-benar, ini adalah sebuah kondisi mengenai pilihan, dan kurangnya kebebasan.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.왜냐하면, 빈곤은 선택의 문제도 아니고 빈곤을 벗어나기도 쉽지 않기 때문입니다.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Mivel dolog lényege a választás körülményeiben, valamint a szabadság hiányában rejlik.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Pentru că, în esență, este o problemă de alegere, și de lipsă de libertate.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Perché la povertà é questione di scelta. E di mancanza di libertà. Perché la povertà é questione di scelta.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Porque é uma condição acerca de escolha, e da falta de liberdade.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Pretože, skutočne sa jedná o podmienku výberu a nedostatok slobody.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Tak na prawdę bowiem chodzi o możliwość wyboru i brak wolności.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Want in feite gaat het om keuzes, en een gebrek aan vrijheid.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Y no obstante, la complejidad de la pobreza, realmente tiene que ver con los ingresos sólo como una variable.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Διότι στην πραγματικότητα, αποτελεί την προϋπόθεση της επιλογής, και την έλλειψη της ελευθερίας.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Бо, справді, вона є перешкодою для здійснення вибору та браком свободи.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Защото той наистина е условие за избор, и липсата на свобода.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.Так как это условие иметь выбор и отсутствие свободы.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.בגלל שבעצם, זהו מצב שנוגע לבחירה, והיעדר חופש.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.لأنه في الواقع، أنه شرط حول الإختيار، ونقصان الحرية.
Çünkü gerçekte, bu seçimle ilgili bir durum, ve özgürlükten yoksunluktur.欠如した状態を指すからです そして私はケニアで、ある経験をしました
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.Albowiem wszyscy zgrzeszyli i nie dostaje im chwały Bożej.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod