Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksulluk ile cümle

yoksulluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.Es ist ein kleines Land, das schon mit Dürre, hoher Arbeitslosigkeit und weitflächiger Armut zu kämpfen hat.
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.Es un país pequeño que ya enfrenta sequía, una alta tasa de desempleo y una gran pobreza.
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.Het is een klein landje dat ook al te kampen heeft met droogte, hoge werkloosheid en wijdverbreide armoede.
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.Jde o malou zemi, která již nyní čelí suchu, vysoké nezaměstnanosti a silné chudobě.
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.Эта маленькая страна уже сталкивалась с голодом, высоким уровнем безработицы и засухой.
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.فعلى هذا البلد الصغير أن يحل أصلاً مشكلة الجفاف، وارتفاع معدلات البطالة، ونسبة الفقر المرتفعة.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.가정들의 비율은 4%나 올랐습니다.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.שירדו מתחת לקו העוני עלה בארבעה אחוזים.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.التي تتناقص لأقل من خط الفقر أرتفعت بأربعة في المائة.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.医療保険未加入の勤労者世帯は4%増加です
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Înapoi aici în Statele Unite, am văzut disperarea economică, sărăcia.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.A tady, v Americe, jsme viděli jen bídu a ekonomické zoufalství.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.A tu, doma v Spojených štátoch, sme videli ekonomické zúfalstvo a depriváciu.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Dan di sini di Amerika Serikat, kita melihat keputusasaan ekonomi, kekurangan.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.E aqui nos EUA, veríamos desespero económico e privações.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Et qu'ici aux États-Unis, nous avions connu le marasme économique, la privation.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Hier in de Verenigde Staten zagen we economische wanhoop, ontberingen.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.그런데 이 곳 미국에서 우리는 경제적 절망과 궁핍을 목격합니다.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Közben mi itt az Egyesült Államokban, csak a nélkülözést láttuk.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Mentre qui negli Stati Uniti era rimasta solo rovina economica e povertà.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Och här hemma i USA var det ekonomisk utarmning, nedgång.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Und hier vor Ort in den Vereinigten Staaten erlebten wir wirtschaftliche Verzweiflung, Entbehrung.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Và trở lại đây, nước Mỹ, chúng ta thấy sự tước đoạt kinh tế lẫn nỗi tuyệt vọng.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.W tym samym czasie w Stanach Zjednoczonych, mieliśmy zapaść ekonomiczną i ubóstwo.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Y aquí en Estados Unidos, quedáramos en la penuria económica, con privaciones.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.Και εδώ πίσω, στις ΗΠΑ, βιώσαμε οικονομική απόγνωση, ένδεια.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.А здесь в Соединенных Штатах, царили бы экономическая депрессия и нужда.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.ובחזרה כאן בארה"ב, ראינו שפל כלכלי, מחסור.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.وهنا فى الولايات المتحدة نرى إقتصاد بائس ومُعدم .
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.人々は貧困にあえいでいます こういった状況です
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.만일 여러분이 하루에 1.25달러 보다 적은 돈으로 살아간다면 만일 여러분이 그런 가난 속에서 살고 있다면 이것이 그냥 데이터일 뿐이라고 할 수는 없겠죠.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Als je leeft op minder dan $1,25 per dag, als je in dat soort armoede leeft, zijn dit niet zomaar data.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.A pokud žijete s méně než 1,25 dolaru na den, pokud žijete v takové chudobě, nejsou to jen data.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Iar dacă trăiești cu mai puțin de $1,25 pe zi, dacă trăiești în așa o sărăcie, astea nu sunt doar numere.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Och om du lever på mindre än 10 kr per dag, Om du lever i den sortens fattigdom, då är det här inte bara data.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Se vivete con meno di 1,25 dollari al giorno, se vivete in quel tipo di povertà, questi non sono solo dati.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Y si vives con menos de USD 1.25 al día —si vives en este tipo de pobreza— estos no son solo números.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Και αν ζεις με λιγότερο από $1,25 την ημέρα, αν ζεις με τέτοια φτώχεια, αυτά δεν είναι απλά δεδομένα.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.Ако живеете с по-малко от $1.25 на ден, ако съществувате в такава нищета, това не са само данни.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.І для тих, хто живе менш, ніж на 1,25 доларів на день, у такій неймовірній бідності, - це не просто цифри.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.ולמי שחי על פחות מ-1.25 דולר ליום, למי שחי בסוג כזה של עוני, זה לא סתם מידע.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.وإذا كنت تعيش على أقل من ١.٢٥ دولار في اليوم، إذا كنت تعيش في هذا النوع من الفقر، هذا ليس مجرد بيانات.
Ve eğer günde 1,25 dolarla yaşıyorsanız, eğer böyle bir yoksulluk içindeyseniz, bunlar sadece veri değil.極貧の人にとって これはただのデータではなく いろんな意味を持っているんだ
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırA ony sa veľmi, veľmi dychtivo zaujímajú o akúkoľvek radu, a tak prežijú chudobu.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırA ony se velmi, velmi dychtivě zajímají o rady, aby přežily v chudobě.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırBardzo zależy im na wskazówkach i radach, by móc przetrwać biedę.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırDan mereka sangat, sangat tertarik untuk mendapatkan saran, agar bisa bertahan hidup dalam kemiskinan.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırElas estão muito interessadas em receber conselhos, e isso para sobreviver na pobreza.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırEn ze zijn bijzonder gretig en geïnteresseerd om advies te krijgen en dat is om te overleven in armoede.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırÉs a két lány nagyon nagy buzgalommal figyel a tanácsokra, mert azok a túlélést jelentik a nélkülözésben.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırE sono davvero interessate a ricevere un consiglio, che le aiuti a sopravvivere nella povertà.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırEt elles sont extrêmement avides d'avoir ces conseils, et ce, pour survivre dans la pauvreté.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırHọ rất, rất háo hức ghi nhận những lời khuyên, và đó là vì sự sống còn khi nghèo đói.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktır보시다싶이 농사꾼들은 간절이 그의 조언을 받길 원하죠. 가난 안에서 살아남아야 하니까요.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırOch de är väldigt, väldigt intresserade av att få råd, och det är så man överlever i fattigdom.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırSi sunt foarte, foarte interesate de a primi sfaturi, si asta inseamna a supravietui in saracie.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırUnd sie sind sehr, sehr begierig, Rat zu erhalten, und das bedeutet, Armut zu überleben.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırY están muy, muy interesadas en recibir consejos, porque son para sobrevivir en la pobreza.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırΚαι ενδιαφέρονται πολύ, πάρα πολύ να πάρουν συμβουλές και αυτό για να επιβιώσουν μέσα στη φτώχεια.
Ve onlar tavsiye almaya çok ama çok sabırsızlar, ve bu yoksullukta sağkalmaktırИ они с большим желанием слушают его рекомендации, так как для них это означает выжить в нищете.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod