Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksul ile cümle

yoksul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Ấy vì tôi giải_cứu kẻ khốn_cùng kêu_cầu , Và kẻ mồ_côi không ai giúp_đỡ .
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Căci scăpam pe săracul care cerea ajutor, şi pe orfanul lipsit de sprijin.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Car je sauvais le pauvre qui implorait du secours, Et l`orphelin qui manquait d`appui.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Denn ich errettete den Armen, der da schrie, und den Waisen, der keinen Helfer hatte.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.For jeg berget armingen som ropte om hjelp, og den farløse som ingen hjelper hadde.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.이는 내가 부르짖는 빈민과 도와줄 자 없는 고아를 건졌음이라
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Lebo som vytrhoval biedneho, volajúceho o pomoc, i sirotu i toho, kto nemal pomocníka.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Mert megmentém a kiáltozó szegényt, és az árvát, a kinek nem volt segítsége.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.minä näet pelastin kurjan, joka apua huusi, ja orvon, jolla ei auttajaa ollut.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.perché soccorrevo il povero che chiedeva aiuto, l'orfano che ne era privo
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.porque eu livrava o miserável que clamava, e o órfão que não tinha quem o socorresse.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Porque yo libraba al pobre que clamaba, y al huérfano que no tenía quien le ayudara
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Sebab, kutolong orang miskin yang minta bantuan; kusokong yatim piatu yang tak punya penunjang
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Thi jeg redded den arme, der skreg om Hjælp, den faderløse, der savned en Hjælper;
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.ty jag räddade den betryckte som ropade, och den faderlöse, den som ingen hjälpare hade.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Zakaj otel sem ubožca, ki je vpil za pomoč, in siroto, ki ji ni bilo pomočnika.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Żem wybawiał ubogiego wołającego, i sierotkę, i tego, który nie miał pomocnika.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Že vysvobozuji chudého volajícího, a sirotka, i toho, kterýž nemá spomocníka.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.διοτι ηλευθερουν τον πτωχον βοωντα και τον ορφανον τον μη εχοντα βοηθον.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.Защото освобождавах сиромаха, който викаше, И сирачето, и онзи, който нямаше помощник.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.потому что я спасал страдальца вопиющего и сироту беспомощного.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.כי אמלט עני משוע ויתום ולא עזר לו׃
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.لاني انقذت المسكين المستغيث واليتيم ولا معين له.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.因 我 拯 救 哀 求 的 困 苦 人 、 和 無 人 幫 助 的 孤 兒
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.因我 拯救 哀求 的 困苦人 、 和 無人 幫助 的 孤兒
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.căci a asuprit pe săraci, şi i -a lăsat să piară, a dărîmat case şi nu le -a zidit la loc.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Car il a opprimé, délaissé les pauvres, Il a ruiné des maisons et ne les a pas rétablies.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Denn er hat unterdrückt und verlassen den Armen; er hat Häuser an sich gerissen, die er nicht erbaut hat.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.For han knuste småfolk og lot dem ligge der; han rante hus til sig, men får ikke bygge dem om;
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Kajti potrl je in zapustil ubožce, hiše si je siloma vzel, a ne bo jih dozidal.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.이는 그가 가난한 자를 학대하고 버림이요 자기가 세우지 않은 집을 빼앗음이니라
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Lebo drvil, opúšťal chudobných; olúpil dom, a nevystavil ho.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Mert megrontotta és ott hagyta a szegényeket, házat rabolt, de nem építi meg azt.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Nebo utiskal a opouštěl nuzné, dům zloupil a nestavěl ho.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.perché ha oppresso e abbandonato i miseri, ha rubato case invece di costruirle
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Pois que oprimiu e desamparou os pobres, e roubou a casa que não edificou.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Porque oprimió y desamparó a los pobres, y despojó casas que no había edificado
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Sebab ia menindas dan menterlantarkan orang yang tak punya; ia merampas rumah-rumah yang tidak dibangunnya
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Thi han knuste de ringe og lod dem ligge, ranede Huse, han ej havde bygget.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Ty mot de arma övade han våld och lät dem ligga där; han rev till sig hus som han ej kan hålla vid makt.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Vì nó có hà hiếp, bỏ bê kẻ nghèo, Cướp lấy nhà cửa, mà nó không có xây cất.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Vì nó có hà_hiếp , bỏ_bê kẻ nghèo , Cướp lấy nhà_cửa , mà nó không có xây_cất .
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Want hij heeft de armen onderdrukt en hun huizen in beslag genomen, waarop hij geen recht had.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Διοτι κατεθλιψεν, εγκατελιπε τους πενητας ηρπασεν οικιαν, την οποιαν δεν ωκοδομησε.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Защото е угнетил сиромасите и ги е оставил; Заграбил е къща, която не бе построил.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Ибо он угнетал, отсылал бедных; захватывал домы, которых не строил;
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.כי רצץ עזב דלים בית גזל ולא יבנהו׃
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.لانه رضض المساكين وتركهم واغتصب بيتا ولم يبنه
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.他 欺 壓 窮 人 、 且 又 離 棄 . 強 取 非 自 己 所 蓋 的 房 屋 。 〔 或 作 強 取 房 屋 不 得 再 建 造
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.他 欺壓窮 人 、 且 又 離棄 . 強取 非 自己 所 蓋 的 房屋 。 〔 或 作強 取 房屋 不得再 建造
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Ale podstatnější byly jeho příběhy o chudých, které byly jiné než ty, co jsem slýchala dříve.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Ale przede wszystkim opowiadał historie o ubogich, które różniły się od tych, które do tej pory słyszałam.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.De ami még fontosabb, olyan történeteket mondott a szegényekről, amiket nem hallottam korábban.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Ja hän kertoi tarinoita köyhistä, jotka olivat erilaisia kuin tarinat, joita olin kuullut.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.하지만 더 중요한 것은, 그가 했던 가난한 사람에 대한 얘기는 내가 들었던 어떤 이야기들과도 달랐습니다.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Nhưng quan trọng hơn, ông kể về những người nghèo theo cách khác lạ hơn những gì tôi nghe trước đây.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.וחשוב מכך, הסיפורים שלו על העניים היו שונים מכל הסיפורים ששמעתי לפני כן.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.ولكن الامر الاهم .. هو انه كان يشاركنا قصص الفقراء وكانت تلك القصص مختلفة جداً عن القصص التي سمعتها من قبل
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.これまで聞いたこともないような話でした たまたま貧しいけれども
Daha iyi bir dünya görmek isteyenlerdensiniz. Savaşın, yoksulluğun bittiğini görmek isteyenlerdensiniz.Jullie willen een betere wereld zonder oorlog of armoede.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod