‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››لانه كان يمكن ان يباع هذا الطيب بكثير ويعطى للفقراء.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››這 香 膏 可 以 賣 許 多 錢 、 賙 濟 窮 人
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››這 香膏 可以 賣許 多錢 、 賙濟窮人
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.A finales de este año habremos contribuido con más de 1 millón de dólares en la asistencia a los indigentes.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.A la fin de cette année nous aurions contribué plus qu'un million de dollars à la cause des soins indignés.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.Ende diesen Jahres werden wir über 1 Million Dollar zur Pflege Mittelloser beigetragen haben.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.올 연말까지 백만달러 이상의 가치를 빈곤자의 건강 증진에 공헌 했습니다.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.Pana la sfarsitul anului acesta vom fi contribuit cu peste un milion de dolari in asistenta pentru indigeni.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.Per la fine di quest'anno avremo contribuito con più di un milione di dollari per le cure agli indigenti.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.Z końcem tego roku, suma pieniędzy przeznaczonych na leczenie ubogich sięgnie miliona dolarów.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.До края на тази година ще имаме принос над 1 милиона долара в грижи за бедните.
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.עד סוף שנה זו, אנו צפויים לתרום יותר ממיליון דולר
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.بنهاية هذا العام، سنكون قد قدمنا ما يزيد عن المليون دولار
Bu yılın sonuna kadar yoksulların tedavisine 1 milyon dolardan fazla katkı sağlamış olacağız.最初の4 ヶ月で34万ドルの寄付金が集まりました
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."C'est pourquoi les pauvres gens peuvent se permettre d'avoir 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Dat is de reden waarom arme mensen kunnen veroorloven om 'em te hebben.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."De aceea populare săraci îşi pot permite să aibă 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Deshalb arme Leute leisten können 'em haben.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Det är därför fattigt folk har råd att ha dem.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Det er derfor fattige folk har råd til at have 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Dlatego biedni mogą sobie pozwolić na 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Đó là lý do tại sao dân gian người nghèo có thể đủ khả năng để có 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Ecco perché la povera gente può permettersi di avere 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."É por isso que gente pobre pode dar ao luxo de tê-los.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Es por eso que gente pobre puede darse el lujo de tener 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Ezért a szegény nép nem engedheti meg magának, hogy" em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Itu sebabnya rakyat miskin bisa mampu untuk memiliki 'mereka.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."그 불쌍한 민족이 그들을 감당할 수있는 이유입니다.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Siksi köyhät folk on varaa olla" EM.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."To je dôvod, prečo Chudobný ľud si môže dovoliť mať 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."To je důvod, proč Chudý lid si může dovolit mít 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Zato lahko slabo folk privoščiti, da imajo 'em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Γι 'αυτό φτωχή λαϊκή μπορεί να αντέξει οικονομικά να έχει' em.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Вот почему бедные люди могут позволить себе иметь их.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Ето защо бедните народни могат да си позволят да ги имат".
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."Ось чому бідні люди можуть дозволити собі мати їх.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."בגלל זה אנשים עניים יכולים להרשות לעצמנו אותם.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez.واضاف "هذا هو السبب في القوم الفقراء يستطيعون أن' م.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez.あなたが迷惑していない場合、'日を、ほとんどの"em'llは"寿命のために地下離れて働く
Bu yoksulluğu yok etmek mi?Ist das Beseitigung von Armut?
Bu yoksulluğu yok etmek mi?Lo chiedo a voi, è questo eliminare la povertà?
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Așa că nu are rost să înlocuim bolile unei țări sărace cu bolile din țările bogate.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Bezcelowa jest zamiana problemów zdrowotnych kraju ubogiego na problemy zdrowotne kraju zamożnego.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Cho nên không cách nào so sánh những căn bệnh ở quốc gia nghèo với những căn bệnh ở quốc gia giàu có.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Entonces no tiene sentido reemplazar las enfermedades de un país pobre por las enfermedades de un país rico.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Es macht keinen Sinn, armer Länder Krankheiten zu ersetzen, durch reicher Länder Krankheiten.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Het heeft geen zin om de ziektes van arme landen te vervangen door de ziektes van rijke landen.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Jadi tidak ada gunanya membedakan antara penyakit negara miskin dengan penyakit negara kaya.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.빈국에서 자주 발생하는 질환을 선진국 질환으로 바꿔봐야 의미가 없습니다
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Nemá tedy smysl vyměňovat soubor nemocí chudé země za soubor nemocí té bohaté.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Бессмысленно было бы пройти путь от набора болезней бедных стран к набору болезней богатых стран.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Така че няма смисъл да се замества набор от болести на бедна страна с набор от болести на богата страна.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.כך שאין טעם להחליף קבוצה של מחלות במדינה ענייה בקבוצת מחלות של מדינה עשירה
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.ولذلك لا فائدة من مقارنة أمراض بلدان فقيرة مع أمراض بلدان غنية
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.取り替える必要性なんてないのです つまり心機一転 健康という 概念を考え直す必要があります
Chris Anderson benden yoksulluğa karşı son 25 yıllık mücadelemi TED için 10 dakikaya sığdırmamı istedi.크리스 앤더슨이 제게 물었습니다. 지난 25년간 해 온 빈곤 퇴치 운동에 대해 TED에서 10분 동안 강연해 줄 수 있냐고요.
Chris Anderson benden yoksulluğa karşı son 25 yıllık mücadelemi TED için 10 dakikaya sığdırmamı istedi.Chris Anderson mě požádal, abych pro TED shrnul posledních 25 let boje proti chudobě do 10 minut.
Chris Anderson benden yoksulluğa karşı son 25 yıllık mücadelemi TED için 10 dakikaya sığdırmamı istedi.Chris Anderson vroeg me om 25 jaar strijd tegen armoede samen te vatten in 10 minuten.
Chris Anderson benden yoksulluğa karşı son 25 yıllık mücadelemi TED için 10 dakikaya sığdırmamı istedi.Крис Андерсон попросил меня вместить 25-летнюю кампанию по борьбе с бедностью в 10 минут выступления на TED.
Chris Anderson benden yoksulluğa karşı son 25 yıllık mücadelemi TED için 10 dakikaya sığdırmamı istedi.Крис Андерсън ме попита дали мога да включа последните 25 год. на кампании срещу бедността в 10 мин. за ТЕД.